Sun Savunma Net olarak bağımsız içeriklerimizi ücretsiz sunabilmek için reklam gelirlerine ihtiyaç duyuyoruz. Lütfen sitemizi desteklemek için reklam engelleyicinizi devre dışı bırakın ya da sitemizi beyaz listeye (whitelist) ekleyin.
Bu makalede, 29 Aralık 2025 tarihli Yalova IŞİD operasyonu bağlamında Türkiye’deki IŞİD tehdidinin güncel görünümü ile örgütün tarihsel ve yapısal özellikleri bilimsel bir çerçevede irdelenmektedir. Olaylar, örgütün Türkiye içindeki hücre yapılanması ve devletin yürüttüğü mücadele bağlamında analiz edilecektir.
29 Aralık 2025’te Yalova ilinde, İçişleri Bakanlığı koordinesinde IŞİD şüphelilerine yönelik bir operasyon icra edilmiştir. Operasyon sırasında şüpheliler güvenlik güçlerine ateş açmış, çatışma sonucu üç polis memuru şehit olmuş, sekiz polis ve bir bekçi yaralanmıştır. Güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucunda altı IŞİD mensubu öldürülmüştür. Operasyon esnasında evde bulunan kadın ve çocuklar güvenli şekilde tahliye edilmiştir. Bu olay, Yalova’daki IŞİD hücresi ile bağlantılı geniş çaplı operasyonların parçası olarak değerlendirilmiştir.
Yalova operasyonunun hemen ardından Türk güvenlik güçleri, ülke genelinde eş zamanlı operasyonlar düzenlemiş ve 21 ilde yüzlerce şüpheliyi gözaltına almıştır. Bu operasyonlarda, IŞİD bağlantısı olduğu değerlendirilen kişiler ile propaganda faaliyetlerinde bulunanlara yönelik soruşturmalar yapılmıştır.
Operasyonun ardından, dezenformasyon ve manipülatif içeriklerin yayılmasını önlemek amacıyla sosyal medya paylaşımlarına yönelik hukuki süreçler başlatılmıştır. Bu durum, teknik bilgi savaşının da devlet güvenlik stratejisinde yer aldığını göstermektedir.
IŞİD (Islamic State of Iraq and al-Sham / ISIS / DAİŞ), 2013–2014 yıllarında Suriye ve Irak’taki iç savaş ortamında örgütsel bir yapı olarak öne çıkmış ve sınırlı süre içinde “hilafet” iddiasıyla geniş alanlar kontrol etmiştir. Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle hem transit hem de örgütsel ağların oluştuğu bir alan olmuştur. IŞİD’in Türkiye’deki görünürlüğü, özellikle 2014–2017 dönemindeki yabancı savaşçı akını, sınır ötesi çatışmalar ve radikal ağlarla irtibat üzerinden analiz edilmiştir.
IŞİD’in Türkiye’deki yapılanması, hiyerarşik merkezi örgüt yapısından ziyade küçük ve yerel hücre ağları üzerinden faaliyet göstermiştir. Bu tarz hücreler, gizlenmiş adresler, örgütsel haberleşme uygulamaları ve yerel ağlarla iletişim kurma yöntemleri kullanarak gizli kalmaya çalışmıştır. Uluslararası literatürde, örgütün böyle decentralize hücresel yapılarının, yabancı savaşçılar ve yerel sempatizanlar arasında beceri ve ideoloji aktarımını kolaylaştırdığı belirtilmektedir.
Türkiye, özellikle Suriye iç savaşının ilk yıllarında IŞİD’e katılmak isteyen yabancı savaşçılar için bir transit bölge olarak tanımlanmıştır. IŞİD’e katılan yabancı savaşçı sayısının yüksek olması, örgütün Türkiye ve çevresinde lojistik ve finansal ağlar oluşturmasına zemin hazırlamıştır. Bu durum, yabancı savaşçıların Türkiye üzerinden Suriye ve Irak’a geçişiyle ilgili veriler incelendiğinde daha belirgin hale gelmektedir.
IŞİD’in Türkiye’deki yapılanmasında dijital propaganda faaliyetleri önemli bir rol oynamıştır. Çevrimiçi platformlar üzerinden ideolojik içerik üretimi, sempatizan kazanma ve radikalleşme süreçlerinde etkili olmuştur. Akademik çalışmalar, dijital propaganda ve sosyal medya kullanımının modern terör örgütlerinin stratejik iletişim modelleri içinde kritik bir bileşen olduğunu göstermektedir.
Türkiye, IŞİD ile mücadelede hem operasyonel hem de hukuki önlemleri kullanmaktadır. Operasyonlar sadece silahlı unsurlara yönelik değil, aynı zamanda propaganda yapan, finansman sağlayan veya örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen unsurlara karşı da yürütülmektedir. Bu anlayışla, son operasyonlarda sosyal medya propagandası yapan birçok kişi hakkında adli süreçler başlatılmıştır.
IŞİD tehdidine karşı Türkiye’nin uyguladığı stratejiler, uluslararası istihbarat paylaşımı, sınır güvenliği tedbirleri ve koordineli polis operasyonlarını kapsamaktadır. 2017’den itibaren örgütün kontrol ettiği bölgenin çöküşü sonrası, devletler arası işbirliği de artmıştır.
Yalova’daki operasyon, Türkiye’de IŞİD’e karşı yürütülen mücadelenin halen dinamik ve güncel bir sorun olduğunu göstermektedir. Örgütün saldırı kapasitesi ve hücresel ağları tamamen yok edilmiş görünmemekle birlikte, devletin operasyonel kapasitesi ve istihbarat ağı, tehditlerin erken tespiti ve engellenmesinde belirleyici olmaktadır. Türkiye’nin IŞİD tehdidine yönelik yaklaşımı, yalnızca silahlı unsurlarla değil, aynı zamanda propaganda, finans ve dijital ağlarla mücadeleyi de içine alan çok boyutlu bir stratejiyi içermektedir.
Kaynakça:
1. Türkiye–Islamic State conflict, Wikipedia. Vikipedi
2. Ahmet S. Yayla, Turkish ISIS and AQ Foreign Fighters: Reconciling the Numbers and Perception of the Terrorism Threat, Studies in Conflict & Terrorism (2019). researchgate.net
3. Özgür dijital propaganda analizi, ISIS Terrorist Organization Digital Propaganda in Turkey (2023). researchgate.net
4. N. Rosenblatt, Localism as Secrecy: Efficiency-Secrecy Tradeoffs in the Recruitment of ISIS Foreign Fighters (2020).