savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,3565
EURO
34,4292
ALTIN
2.435,74
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
22°C
Ankara
22°C
Açık
Pazartesi Açık
25°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
20°C

YILLARA HAYAT KATMAK

YILLARA HAYAT KATMAK
A+
A-

BM Sağlıklı Yaşlanma On Yılı

YILLARA HAYAT KATMAK

Daha uzun yaşam süresi insanlığın en büyük başarılarından biridir. Ancak sadece hayata yıllar katmak yeterli değildir, insanların hayatlarının son dönemlerinde sağlık ve esenliğin tadını da çıkarmaları gerekir.

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 13 Ocak 2024

 

Fotoğraf: THRIVE GLOBAL

Yaşlanmak kaçınılmaz olarak hepimizin başına gelecek bir olgudur. Herkes yaşlandıkça da sağlık durumunu ve görünümünü ve zindeliğini muhafaza etmek ister. Akıllıca yaşlanmanın ve hayatın kalanını dolu dolu yaşamanın ilk kuralı eğitim ve sağlıklı yaşlanma stratejilerini öğrenmektir.

Günümüzde birçok insan, hayatının son yıllarını, en güzel şekilde geçirmelerini engelleyen ortamlar nedeniyle, olması gerekenden çok daha kötü bir sağlık durumu ile karşı karşıyadır. Birleşmiş Milletler Sağlıklı Yaşlanma On Yılı, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın herkese yıllara hayat katmak fırsatı sağlamayı hedeflemektedir.

Sağlıklı yaşlanma; ancak sağlığımız için tehdit oluşturan örneğin hava kirliliği ve düşme gibi sağlığımıza yönelik riskleri azaltan, fiziksel aktivitelere katılmamızı sağlayan ve insanların kapasiteleri azaldığında ulaşım, yardımcı teknolojiler veya uzun süreli bakım desteği gibi fiziksel, sosyal ve ekonomik ortamlarda mümkün olabilir.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre genel olarak; ‘‘hayata yıllar katmak’’ konusunda başarılı olunmasına rağmen,  ‘‘yıllara hayat katmak’’ konusunda daha az başarılı olunmuştur. Dünya Sağlık Örgütü’nün son 20 yıldaki (2000-2019) küresel tahminlerine göre, sağlıklı yaşam beklentisi olarak tanımlanan 60 yaşından sonra sağlıklı yaşanan yılların sayısı azalmıştır.

Kaynak: McKinsey & Company

Son 60 yılda (1960-2019), yukarıdaki grafikte de görüldüğü gibi, dünya genelinde ortalama yaşam beklentisinde büyük bir artış görülmüş, ancak sağlıksız veya orta sağlıklı geçirilen yaşam oranı, aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi aynı kalmıştır.

Kaynak: McKinsey & Company

Birleşmiş Milletler 2021-2030 yıllarını ‘‘Decade of Healthy  Ageing – Sağlıklı Yaşlanma On Yılı’’ olarak ilan etmiştir. Bu on yılda, şimdiki ve gelecek nesillerin daha uzun ve sağlıklı yaşamlara sahip olmasını sağlayacak müşterek adımlar atılması planlanmıştır. BM’e göre yıllara hayat eklemek mümkündür. Japonya, Norveç, Singapur ve İsveç gibi ülkelerin verilerine bakıldığında, bu ülkelerdeki yaşlı nüfusların diğer ülkelerin vatandaşlarına oranla daha uzun süreler sağlıklı olarak kaldıkları görülmektedir.

Asgari Ücret & Yeterli  Beslenme

Sağlıklı yaşlanmanın en önemli gereklerinden bir tanesi de yeterli beslenmedir. Sağlıklı yaşlanabilmek için vücudun ihtiyaç duyduğu bütün mineraller ve vitaminleri almak gerekmektedir, bu  da ancak yeterlibeslenme sayesinde gerçekleşebilir.

Ne yazık ki dünya genelinde yaşlı nüfus giderek daha fazla yetersiz beslenmeden olumsuz etkilenmektedir.

Özellikle yetersiz beslenen yaşlı insanların hareketleri ağır ve isteksizdir, devamlı halsizlik hissettiklerinden ve çabuk yorulduklarından fırsat buldukça oturmaya eğilimlidirler. Bu belirtileri gösteren yaşlı insanlar süt ve süt ürünleri tüketmeli, günde üç porsiyon et, tavuk, yumurta, kuru baklagil ve yağlı tohum tüketmelidir. Enerji ihtiyacını gidermek için tam buğday, çavdar ve yulaf ekmeği yemesi gereken yaşlı insanlar günde en az 3-4 porsiyon da sebze-meyve tüketmelidir.

Yeterli beslenme insanın fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı olmasını sağlar. Soldaki yiyecekler düzenli olarak tüketilmelidir. Arasıra, çay ve simit, hele de yanında ‘‘La vache qui rit – Gülen İnek’’peyniri varsa iyi olur. Ancak devamlı çay-simit tüketmek bir yetersiz beslenme yaklaşımıdır, sakıncalıdır ve sağlığa çok zararlıdır.

Yeterli beslenmenin ilk koşulu yukarıda sıralanan gıdaları tedarik edebilecek bir gelire sahip olmaktır. Örneğin aşağıda görülen yemek kombini, devamlı yememek şartıyla yaşlılar için uygun bir kombindir.

Dana Kavurma Pilavlı (42,00), Fıstıklı Tel Kadayıf (32,00), Kuver (10,00), Ton Balıklı Salata (45,00) ve Zeytinyağlı Humus (12,00) olmak üzere toplam 141,00 TRY tutarında sağlıklı, dengeli, yeterli ve maliyet-etkin ve de bütçeye uygun bir yemek kombini görülmektedir.

Asgari Ücret Nedir?

 ‘‘Çalışan herkesin, kendisine ve ailesine insanlık onuruna yaraşır bir yaşam sağlayan ve gerektiğinde her türlü sosyal koruma yolları ile desteklenen adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır. Herkesin gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dâhil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.’’ BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi

DİSK-AR’ın Asgari Ücret Gerçeği 2023 Araştırması başlıklı raporunda; Merkez Bankası ve DİSK-AR verilerinin asgari ücret civarında bir ücretle çalışanların oranının yüzde 50’lerde olduğunu gösterdiği, milyonlarca işçi asgari geçim için yetersiz olan asgari ücretle geçinmeye çalışırken, işçilerin bir bölümünün de yasal asgari ücrete dahi erişemediğinin altı çizilmektedir.

Emekli Maaşları

Emekli maaşı, kişinin yaşamını sürdürebilmesi için önemli bir gelir kaynağıdır. Emekli ikramiye ve maaşı, bir kişinin uzun yıllar çalışarak elde ettiği kazançların, emeklilik dönemindeki yaşamını sürdürebilmesi için kendisine ödenen düzenli bir ödemedir. Emekli maaşı, kişinin çalıştığı süre, aldığı maaş ve primler gibi faktörlere göre belirlenir. Emekli maaşları, her yıl enflasyon oranında artırılır. Bu sayede, emeklilerin gelirleri enflasyon karşısında korunur.

Enflasyon Nedir ve Nasıl Hesaplanır?

Enflasyon veya parasal şişkinlik, fiyatlar genel düzeyinin sürekli ve hissedilir artışını ifade eden bir durumdur. Diğer bir tanımı nominal millî gelirin, bu gelirle satın alınan mal miktarına nazaran artması yani şişmesi demektir. Vikipedi

Türkiye’de enflasyon oranı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından belirlenmekte ve çalışan ve emeklilerin maaş artışları da bu enflasyon oranına göre artırılarak gelirleri enflasyon karşısında korunmaktadır. Enflasyon belirlenirken, Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) kullanılır. TÜFE, tüketici sepetinde yer alan mal ve hizmetlerin fiyat değişimlerini ölçerken, ÜFE ise üretim aşamasındaki mal ve hizmetlerin fiyat değişimlerini izler. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), enflasyon oranlarını aylık olarak açıklar.

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ve TÜİK Enflasyon Hesabı Arasındaki Uçurum – ENAG başkanı Prof. Dr. Veysel Ulusoy’a göre aradaki uçurumun nedeni; ENAG’ın enflasyonu dinamik bir şekilde hesaplamasıdır. Kaynak: Karadeniz

TÜFE, belirli bir dönemdeki tüketici sepeti içinde yer alan temel mal ve hizmetlerin fiyatlarını ölçer. TÜFE belirlenirken aşağıdaki adımlar izlenir:

  • Tüketici sepeti tipik bir tüketici ailesinin harcamalarını temsil eden ürün ve hizmetlerden oluşur. Sepette yer alan ürün ve hizmetler temel gıda maddeleri, giyim, konut kirası, eğitim, sağlık hizmetleri gibi geniş bir yelpazeyi kapsar.
  • Sepette bulunan her ürün için ağırlıklandırma faktörleri belirlenir. Bu faktörler tüketici harcamalarına göre ürünlerin önemini yansıtır.
  • Belirlenen ürünlerin fiyatları, aylık olarak çeşitli mağaza ve bölgelerden toplanır ve periyodik olarak güncellenen ağırlıklandırma faktörleriyle birleştirilir.
  • Elde edilen fiyat verileri ve ağırlıklandırma faktörleri kullanılarak TÜFE hesaplanır. Temel olarak baz dönemdeki fiyatlar 100 olarak kabul edilir ve sonraki dönemlerdeki fiyatlar buna göre orantılı olarak hesaplanır.
  • Aylık ve yıllık enflasyon oranları TÜFE’nin belirli dönemlerdeki endeks değerleri kullanılarak hesaplanır. Enflasyon oranı, iki dönem arasındaki TÜFE endeks değerlerinin farkı olarak ifade edilir.

Tüketici fiyat endeksi ana grup ağırlıklarında; gıda ve alkolsüz içecekler (%25,43), alkollü içecekler ve tütün (%3,57), giyim ve ayakkabı (%6,41), konut (%16,61), ev eşyası (%8,66), sağlık giderleri (%3,53), ulaştırma giderleri (%15,08), haberleşme (%3,3), eğlence ve kültür harcamaları (%3,25), eğitim masrafları (%1,67), lokanta ve otel fiyatları (7,82) ve çeşitli mal ve hizmetler (%4,63) oranları esas alınır.

Çoğumuz, yaşlı insanların özellikleri ve yetenekleri hakkındaki önyargılarımızın kesinlikle doğru olmadığının farkında değiliz. Her gün 60 yaş ve üzeri insanlar toplumlarımıza vazgeçilmez katkılarda bulunmaktadır. Onlar dünya çapındaki en deneyimli işçiler, bakıcılar, gönüllüler ve kültür koruyucularıdır. Ancak bu katkıların çoğu göz ardı edilmekte ve yeterince takdir edilmemektedir.

Birleşmiş Milletler Sağlıklı Yaşlanma On Yılı Eylem Planı’na göre; 2030 yılında, 60 yaş üzeri nüfus %34 oranına erişecek, 2050 yılına kadar da yaşlı insanların sayısı iki kattan daha fazla artarak 2,1 milyar olacaktır.

Yaşlı insanlar genellikle olumsuz önyargılar nedeniyle toplumdan izole edilmekte ve yetersiz politikalar onları sosyal, ekonomik, sivil ve politik yaşamdan uzak tutmaktadır. Aslında yaş ayrımcılığı, dünya genelinde artık cinsiyetçilik veya ırkçılıktan daha yaygın hale gelmiş olabilir.

Bu durum sadece ahlaki açıdan sakıncalı olmakla kalmamakta, aynı zamanda toplumlar için de büyük bir kayıp anlamına gelmektedir. Yaşlıları dışlamak, onların zengin deneyim, bilgi, yetenek ve fedakâr tutumlarından yoksun kalmak anlamına gelir. Yaşlı insanlarımıza saygı göstermeli, yeterli beslenmelerini sağlamalı ve millet olarak geçmişte muktedirken bütün güçleriyle çalışan bu insanlara minnet duymalı, kısaca hayatlarının son dönemlerinde ‘‘yıllarına hayat katmaları’’ için hakları olan asgari geçim standartlarını sağlamalıyız.

BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.