13° Az bulutlu

Kan Banyosunun Ardından İsrail ve Hamas Ateşkeste Anlaştı

ANALİZ - 23 Mayıs 2021 10:48 A A

Kan Banyosunun Ardından İsrail ve Hamas Ateşkeste Anlaştı

 

Neredeyse iki hafta süren şiddet, imha ve akla gelmeyecek kayıpların ardından Hamas ve İsrail nihayet ateşkes konusunda anlaştılar. Ancak bu trajedinin altında yatan meseleler hâlâ çözülebilmiş değil.

 

Yazar: Noor Ibrahim, DAILY BEAST, 20 Mayıs 2021

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 23 Mayıs 2021

 

 

11 gün süren ve 200’ün üzerinden Filistinli ve 12 İsrailliyi öldüren yıkıcı acımasız hava saldırıları ve roket atışlarının ardından Hamas ve İsrail nihayet ateşkes konusunda anlaştılar.

 

Perşembe günü İsrailli yetkililer ile Gazze’yi yöneten Hamas grubu, gece 02.00’den başlamak üzere bir ateşkes anlaşması imzaladılar. Ateşkes, olayları insani felaket olarak nitelendirerek taraflara gerginliği azaltma çağrısı yapan Biden yönetimi dâhil uluslararası toplumdan gelen yoğun baskılar üzerine gerçekleşmiştir.

Taraflar arasında meydana gelen çatışmalar, çocuklar ve kadınlar dâhil birçok sivilin hayatlarını kaybetmesine neden olmuştur. Ateşkes ile ilgili bir demeç veren Birleşik Devletler Başkanı Joe Biden açıklamasında; ‘‘Bu düşmanlıklar, çocuklar dâhil birçok sivilin trajik ölümleriyle sonuçlandı, İsrail ile Filistinli, her iki taraftan da sevdiklerini kaybedenlere içten baş sağlıklı dileklerimi iletiyorum ve ümit ediyorum ki yaralılar da tamamen iyileşirler. Filistinliler ve İsraillilerin eşit olarak emniyet ve güven içinde yaşamayı hak ettiklerine ve eşit olarak özgürlük, refah ve demokrasiden faydalanmaları gerektiğine inanıyorum’’ ifadelerini kullanmıştır.

Başkan Biden ayrıca; İsrail’in roket atışlarına karşı kendini savunma hakkının altını çizerek, yönetiminin Demir Kubbe hava savunma sisteminin yenilenme ve geliştirilmesine yardım edeceğini ve Gazze’nin yeniden inşasında uluslararası paydaşlarla birlikte ve Hamas ile değil de Filistin Ulusal Yönetimi ile birlikte çalışacağını açıklamıştır.

 

 Ateşkesi destekleyen uluslararası topluma örnek iki ülke; solda Avusturya, sağda ise Slovenya hükümet binalarında İsrail’i desteklemek için asılan İsrail bayrakları görülmektedir. Kaynaklar: POLİTICO ve Total Slovenia News

 

Kutsal Topraklarda şok dalgaları yaratan ve bütün dünyada yankılanan İsrail ile Hamas arasındaki savaş benzeri çatışmalar, 2014 yılından bu yana bölgede yaşanan en kanlı ve ölümcül çatışmalar olmuştur.

 Solda İsrail hava saldırısında dört çocuğunu kaybeden babanın geride kalan tek yavrusuna kavuşma anı, sağda ise yaşama veda eden 5 yaşındaki Ido Avigal. Kaynaklar: ABC7 ve algemeiner

 

İsrail hava saldırıları ile harabeye dönen Gazze’de bazı aileler evlerinin yıkıntıları arasında kalmıştır. Kayıplar arasında düzinelerce çocuk ve kadınların yanı sıra görevlerini yapmaya çalışan fedakâr gazeteciler ile küresel COVID-19 salgınından en çok etkilenen yerlerden bir tanesi olan abluka altındaki Filistin topraklarında işlerini çok zor şartlar altında sürdürmeye çalışan tıp personeli de bulunmaktadır.

Gazze topraklarına yağmur gibi yağan mermiler; evler, mağazalar ve aralarında Associated Press ofislerinin de bulunduğu birçok yüksek binayı yerle bir etmiştir. Gazzeli bir baba evi vurulduktan sonra saniyeler içinde dört çocuğunu birden kaybetmiştir. Zavallı babanın henüz altı aylık olan ve saldırıdan kurtulan tek çocuğuna kavuşma anını gösteren video görüntülerinde; ‘‘Yavrum, canım, Allah’a şükürler olsun’’ ifadeleri duyulmaktadır.

 

Birleşik Devletler Başkanı Joe Biden’in geliştirilmesi için İsrail’e yardım sözü verdiği Demir Kubbe hava savunma sisteminin çalışma esasları. Kaynak: Rafael Advanced Defense Systems ve BBC

 

Önceki Makale  Gelibolu’dan Onurlu Bir Kaçış mı?

İsrail tarafında en genç kayıp ise atılan yüzlerce Hamas roketinden bir tanesi nedeniyle hayatını kaybeden 5 yaşındaki Ido Avigal olmuştur. Hamas tarafından fırlatılan roket Demir Kubbe hava savunma sisteminden kurtulmuş ve Sderot kasabasına isabet etmiştir. Çocuğun cenaze töreninde annesinin ‘‘Sadece yaşamak istiyoruz, evlerimize gitmek, çocuklarla oynamak, basit bir yaşam istiyoruz.  Keşke o şarapnel parçası bana isabet etseydi’’ dediği ifade edilmiştir.

Filistinlilerin Doğu Kudüs’teki evlerinden zorla tahliye edilmesi ve ibadet eden Müslümanların İsrail güçleri tarafından şiddetli bir baskınla Al-Aqsa’dan çıkarılmasının ardından başlayan olaylar, kısa bir süre içinde bölgede yarım asırdan fazladır süren gerginliklerin bir anda yeniden patlamasına neden olmuştur.

 

Solda; 07 Mayıs 2021 tarihinde Al-Aqsa camisinde toplanan Müslümanlara gözyaşı bombaları ile saldıran İsrail polisi, sağda ise; ‘‘Onları kafalarından vurun’’ diyen aşırı sağcı bir Yahudi genç. Kaynaklar: Mostafa Alkharouf/Anadolu Agency ve MIDDLE EAST EYE

 

Dünyanın her yerinde düzenlenen protesto gösterilerine binlerce kişi katılmış ve İsrail’den; sürekli genişleyen yerleşim yerleri politikası, Gazze ve Batı Şeria işgalleri ve ırkçılık olarak nitelendirilen Araplara karşı yapısal ayrımcılığa son vermesini talep etmiştir. Ülke içinde meydana gelen ayaklanmalar da Araplar ve İsraillilerin bir arada yaşadıkları kentleri yerle bir etmiş, komşular birbirlerine düşman olmuş ve linç saldırılarında her iki taraftan da insanlar acımasızca hedef alınmıştır.

Son şiddet dalgası; İsrailli politikacıların ‘‘Gazze yanacak’’ ve aşırı sağcıların ‘‘Araplara ölüm’’ naraları atarak gösteriler düzenledikleri bir ortamda, İsrail siyasetinde aşırı sağın yükselişi konusunu yeniden gündeme getirmiştir.

Son çatışmalar bunun yanı sıra; İsrail’e dış yardım olarak milyarlarca dolar ve silah sağlayan Amerika Birleşik Devletlerinin, yaşanan şiddet ve ölümlerdeki rolüne de dikkatleri çekmiş ve medya önyargıları, kışkırtıcı mesajları ve çatışmalarla ilgili dezenformasyon kampanyalarını ortaya çıkararak her iki taraftaki gerilimi daha da alevlendirmiştir.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu Gazze’deki saldırıların vahşiliğini,  Hamas’ın İsrail vatandaşlarının güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle ödemesi gereken ‘‘ağır bedel’’ olarak savunurken, sözcüsü de sürmekte olan çatışmalarla ilgili, yalan oldukları hızla ortaya çıkan yanıltıcı sosyal medya paylaşımları yapmıştır.

İsrail ve Hamas güçleri arasında varılan ateşkes anlaşmasıyla çatışmalar sona ermiş olsa da bu savaşı tetikleyen temel sorunlar hâlâ yerinde durmaktadır.

 

İsrail’in Yahudi yerleşim yerlerini genişletme kampanyası kapsamında evlerinden zorla çıkarılmak istenen işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Sheikh Jarrah bölgesi sakinlerinin düzenlediği protesto gösterisi. Fotoğraf: Ahmad Gharabli/AFP

 

Kudüs kentinin Sheikh Jarrah bölgesinin sakinleri, hâlâ İsrail yüksek mahkemesinin evlerini boşaltmaya zorlanıp zorlanmayacakları konusundaki kararını beklemektedirler. Yahudi yerleşim yerleri genişlemeye devam etmektedir. Filistinliler açısından çok zor ve yıpratıcı olan Gazze ablukası halen sürmektedir. Ve dünyanın her yerinde ve Kutsal Topraklarda şiddetle protesto edilen İsrail işgali de halen devam etmektedir…

 

Çevirenin Notları: Yazı aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. Orijinal metne aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

 

İsrail’e verdiği silahlar ve milyarlarca dolar destek nedeniyle, İsrail ile Hamas arasında yaşanan son çatışmalardaki şiddet ve ölümlerdeki rolü sorgulanan stratejik ortağımız ve NATO müttefikimiz Birleşik Devletler; İsrail Rafael Advanced Defense Systems firması tarafından tasarlanan ve imal edilen Demir Kubbe hava savunma sisteminin geliştirilmesi için İsrail’e yardım edileceğini açıklamıştır.

 Resmi açıklamalara göre son çatışmalarda İsrail tarafından 12, Filistin tarafından ise 221 kişi hayatlarını kaybetmiştir. Bu rakamlara bakıldığında; desteklenmeye ve korunmaya çok daha fazla ihtiyacı olan tarafın Filistin olduğu net bir şekilde görülmektedir.

Solda ABD yönetiminin geliştirilmesi için yardım sözü verdiği; roket, havan, füze ve top mermilerine karşı kullanılan Demir Kubbe hava savunma sistemi, sağda ise Rus yapımı dünyanın en gelişmiş hava savunma sistemlerinden S-400 hava savunma sistemi. Kaynaklar: Moti Mllrod/AP ve BBC NEWS

 

İsrail Hava Kuvvetleri tarafından hedef gözetmeksizin yapılan hava saldırılarının hedefi olan Filistin halkına yardım maksadıyla; gerçekleşmesi neredeyse imkânsız olan barış gücü oluşturmak ve/veya asker göndermek yerine, onları Rus yapımı gelişmiş S-400 hava savunma sistemleriyle donatmak çok daha akıllıca olmaz mı?

 

Solda, İsrail hava kuvvetlerinin 15 Mayıs 2021 günü nokta atışıyla vurulan, evlerin ve Associated Press ve Al-Jazeera dahil birkaç medya kuruluşunun ofislerinin bulunduğu Al-Jalaa Kulesi (EPA Photo), sağda ise Filistin S-400 konulu bir karikatür görülmektedir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun binanın vurulmasıyla ilgili olarak; ‘‘İşgalci İsrail, basın özgürlüğüne de darbe vuruyor’’ açıklamasını yapmıştır.

 

İsrail F-16’ları ve ilk kez muharebe deneyimi yaşayan F-35 savaş uçaklarına karşı en etkili savunma sistemi kesinlikle Rus yapımı S-400 hava savunma sistemidir.

 Kimse Filistin’e S-400 hava savunma sistemleri satmaz ve vermez mi diyorsunuz? Peki, Türkiye ne güne duruyor? Zaten kullan(a)madığımız S-400’ler, İsrail Hava Kuvvetleri tarafından nokta atışlarıyla acımasızca katledilen kardeş Filistinlilerin işine daha çok yaramaz mı?

https://www.thedailybeast.com/israel-hamas-agree-to-ceasefire-after-11-day-bloodbath?via=newsletter&source=DDAfternoon

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.
ANALİZ - 10:48 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
%d blogcu bunu beğendi: