Site Rengi

Savunma | Havacılık | Teknoloji | Analiz | Politika

Avrupa Birliği’nden İnsanlık Suçu

 

Avrupa Birliği’nden İnsanlık Suçu

 

Uluslararası Ceza Mahkemesi kararına göre Avrupa Birliği, Libya’dan kaçarken boğularak hayatlarını kaybeden binlerce göçmenin ölümünden sorumludur.

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 04 Haziran 2019

Kaynak: Antanina Ricceri

İnsan hakları savunucuları, Uluslararası Ceza Mahkemesine (ICC-International Criminal Court) çağrıda bulunarak, Libya’dan kaçışları sonrasında Akdeniz’in sularında boğularak hayatlarını kaybeden binlerce göçmen için Avrupa Birliğine karşı dava açmasını talep etmiştir.

Guardian gazetesinde yayımlanan bir habere göre Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar, mülteci krizindeki belirgin rolleri nedeniyle üye ülkeler ile Avrupa Birliğini ve özellikle İtalya, Almanya ve Fransa’yı suçlamaktadır.

Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan iddianamede Avrupa Birliği tarafından 2014 yılı sonrası uygulamaya koyulan göçü caydırma temelli yaklaşıma karşı harekete geçilmesi talep edilmektedir. Avrupa Birliği üyeleri, Avrupa’ya sığınmak için ülkelerinden kaçan insanlara yardım etmemekte ve onların Akdeniz’in derin sularında ölmelerinin diğerlerine örnek olmasını ve caydırmasını beklemektedir.

Alman Deutsche Welle gazetesine göre; Uluslararası Ceza Mahkemesi savcıları Libyalı mültecilere karşı işlenen insanlık suçları için delil aramayı sürdürürken, yayımlanan belge bir adım daha ileri giderek Avrupa Birliği ve üye ülkeleri deniz ve karadaki mülteci ölümleri için direkt olarak suçlamaktadır.

Suçlamanın İçeriği Nedir?

Guardian gazetesine göre yetkililer ve politikacılar bilerek dünyanın en tehlikeli göç yolunu oluşturmuş ve en az 12.000 insanın hayatlarını kaybetmesine neden olmuşlardır.

Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yayımlanan yasal görüşün iki yazarından bir tanesi daha önce bu mahkeme ve Fransa Dışişleri bakanlığında çalışan Juan Branco, diğeri de Paris merkezli Sciences Po Üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalışan İsrailli avukat Omer Shatz’dır.

Kıyıya Vuran İnsanlık. Aylan Kurdi’nin Minik Bedeni.

Hazırlanan yasal dokümanda, Avrupa Birliği belgelerinin yanı sıra Fransa başbakanı, Almanya şansölyesi ve diğer üst düzey Avrupalı yetkililer tarafından yapılan açıklamalar da yer almaktadır.

İnsanlığa karşı işlenen suçlar iddiası özellikle Avrupa Birliği’nin sınırlarını korumakla görevli Frontex AB organizasyonunun dâhili yazışmalarına dayanmaktadır. Frontex, İtalya tarafından uygulanmakta olan ve başarısı kanıtlanan Mare Nostrum politikasından vaz geçmenin ölü sayısını artıracağı uyarısında bulunmuştur. (ÇN: Mare Nostrum, Bizim Deniz anlamına gelen ve Romalıların Akdeniz için kullandıkları bir terimdir)

Mare Nostrum kurtarma operasyonunu sonlandırma ve yerine Triton adlı operasyonu uygulamaya sokma yönünde 2014 yılında alınan karar o zamanlar ağır şekilde eleştirilmiştir.

Önceki Makale  Milli Eğitimde Neler Oluyor?

Associated Press gazetesine göre; Mare Nostrum kurtarma operasyonunda kullanılan gemiler, yüzbinlerce insan Akdeniz’i geçerken sadece bir yıl içinde 150,810 göçmenin hayatını kurtarmıştır. Triton operasyonunda kullanılan gemiler ise aksine, en fazla sayıda derme çatma botun Avrupa’ya doğru denize açıldığı Libya sahillerinde direkt deniz devriye yapmamaktadır.

Raporda ileri sürülen iddialara göre; Avrupa Birliği tarafından uygulamaya koyulan bu yeni politikanın hedefi diğer insanların davranışlarını etkilemek maksadıyla birçok insanı kurban etmektir. Fakat ne yazık ki bu yaklaşım da başarısız olmuş ve Akdeniz’i geçerek Avrupa’ya ulaşmak isteyen insanların sayısı azalacağına artmıştır. Bunun nedeni ise; kaybedecek çok az şeyi olan insanlar için ölüm riskinin çok az caydırıcı etkisi olmasıdır.

Ve reaksiyon?

Uluslararası Ceza Mahkemesi, ülkeler isteksiz olduklarında veya dava açamadıklarında; savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar ve soykırım gibi suçlarda başvurulacak son yerdir. Hazırlanan yasal dokümana göre dava açıp açmama yetkisi şimdi Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılarının yetkisindedir.

US haber ajansına göre Uluslararası Ceza Mahkemesine, savaş suçlarından insanlığa karşı işlenen suçlara kadar geniş bir yelpazede her yıl birçok benzer yasal soruşturma başvurusu yapılmaktadır.

Yasal soruşturma talebiyle bir bağlantısı olmayan ve Uluslararası Ceza Mahkemesinde savunma avukatı olarak görev yapan Dov Jacobs’a göre mahkemeye yapılan soruşturma başlatılması yönündeki taleplerin ayrıntıları içermesi savcının dava talebini ciddiye alma ve harekete geçme olasılığını artırmaktadır.

Soruşturma talebinde bulunan gurup üyeleri hazırladıkları rapordaki ayrıntıların Uluslararası Ceza Mahkemesini harekete geçmeye zorlayacağına inanmaktadır.

Soruşturma talebinde bulunan Branco, savcının yeterli cesareti göstermesi durumunda, Avrupa Birliğinin 14.000’den fazla insanın ölümüne neden olan bu göçmen politikasına önayak olan toplantı ve görüşmelerde neler konuşulduğunu ortaya çıkarmak maksadıyla Brüksel, Paris, Berlin ve Roma’daki güç odaklarının merkezine girmeyi savcının yetkisine bıraktıklarını ifade etmiştir.

Önceki Makale  Utanıyoruz çocuk, çok yorulduk...

Kaynak: Desperate Journeys. UNHCR

Branco sözlerini; Avrupalı yetkililer her ne kadar bu trajedinin kaçınılmaz olduğunu, hiçbir şey yapılamayacağını ve bu insanlık dramında hiçbir rolleri olmadıklarını iddia etseler de yaptığımız titiz ve ayrıntılı incelemede bunun böyle olmadığını, aksine bu insanlık dramını onların tetiklediğini ayrıntıları ile ortaya koyduklarını dile getirerek sürdürmüştür.

Avrupa Komisyonu göçmen sözcüsü Natasha Bertaud ise yaptığı açıklamada Uluslararası Ceza Mahkemesine verilen dava dilekçesi hakkında direkt yorum yapmaktan kaçınmış ve denizdeki ölümler için insan kaçakçılarını suçlamıştır.

Bertaud yaptığı açıklamada; Akdeniz’de kurtarılan insan sayısına bakmanın yeterli olduğunu, insanların hayatlarını kurtarmanın Avrupa Komisyonu’nun birinci önceliği olduğunu ve bu hedefe ulaşmak maksadıyla bıkıp usanmadan çalışmayı sürdürdüklerini dile getirmiştir.

https://www.theweek.co.uk/101540/why-the-eu-is-accused-of-crimes-against-humanity

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi:
Devamını oku:
Yemen, ABD’nin neden silah satış politikasını değiştirmesi gerektiğinin en iyi göstergesidir!

Yemen, ABD’nin neden silah satış politikasını değiştirmesi gerektiğinin en iyi...

Başkan Donald J. Trump’ın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Görüşme Metni

Beyaz Ev / Basın Sekreterlik Ofisi Derhal Yayımlanmak Üzere     ...

Türk Hava Kurumu Basın Açıklaması

Türk Hava Kurumu Basın Açıklaması THK Genel Merkezi, 28 Temmuz...

Rus Denizaltıları Ölümcül Süperkavitasyonlu Torpidolar ile Donatıldı

Rus Denizaltıları Ölümcül Süperkavitasyonlu Torpidolar ile Donatıldı   Shkval, 1960’lı...

Türkiye Neden Suriye’de?

  Türkiye Neden Suriye’de? Kaybedenler mi? Kaybedenler kulübünde ise savaşta...

Kapat