savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,5694
EURO
18,0166
ALTIN
967,36
BIST
2.498,88
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
28°C
Ankara
28°C
Açık
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Açık
28°C
Cuma Açık
29°C
Cumartesi Açık
28°C

Modern Para Teorisi

Modern Para Teorisi


Modern Para Teorisi

 

Yazar: DEBORAH D’SOUZA, Investpodia, 10 Ekim 2020

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 14 Aralık 2020

 

Kaynak: econlib.org

 

Modern Para Teorisi, kendi bağımsız para birimleri üzerinde tam kontrole sahip ülkeler için, hükümet harcamalarının bir aile ekonomisi bütçesi gibi değerlendirilemeyeceğini ileri süren aykırı bir makroekonomi teorisidir. Gelir-gider tablosunda; vergileri gelir ve hükümet harcamalarını da gider olarak değerlendirmek yerine, Modern Para Teorisini savunanlar, mali politikanın sadece bir hükümetin ekonomiye ne kadar para koyduğu veya çektiğinin bir göstergesi olduğunu söylemektedirler.

Bunun anlamı ise; vergilerin enflasyonu sınırlandırması maksadıyla para arzının kontrol altında tutularak, bütün hükümet harcamalarının para basılarak ödenebilmesidir. Diğer bir ifadeyle; hükümet harcamaları bütçe açık seviyelerinden ziyade, harcamanın ekonomiyi tam istihdam ve makul bir enflasyon seviyesinde tutup tutmadığına bakılarak belirlenmelidir.

 

Temel İlkeler

Modern Para Teorisinin ana fikri; kendi bağımsız para birimleri üzerinde tam kontrole sahip hükümetlerin, iflas etme lüksleri olmadığından veya iflas yönünde siyasi bir karar alınmadığı sürece, harcama ihtiyacı ortaya çıktığında istedikleri kadar para basabilmeleri ve basmaları gerektiğidir.

Geleneksel ekonomi yaklaşımları; borcun aşırı şişmesine ve enflasyonun hızla yükselmesine neden olacağından, bu türden harcamaları mali açıdan sorumsuzluk olarak nitelendirmektedir. Fakat Modern Para Teorisine göre; büyük miktardaki devlet borcu, bugüne kadar inanmaya yönlendirildiğimiz gibi kesinlikle bir ekonomik çöküşün habercisi değildir. ABD gibi ülkeler, endişe duymaksızın çok daha büyük bütçe açıklarına katlanabilir ve aslında küçük bir bütçe açık veya fazlası, bütçe açığı harcamaları insanların birikimlerinden oluştuğundan, aşırı ölçüde zararlı olabilir ve ekonomik durgunluğa neden olabilir.

 

Kaynak: Don’t Mess With Taxes

 

Modern Para Teorisi teorisyenleri kamu borcunu, basit bir şekilde hükümetin ekonomiye aktardığı ve geri vergilendirme yapmadığı para olarak açıklamaktadır. Teorisyenler ayrıca bir hükümetin bütçesini hane halkı bütçesiyle karşılaştırmanın da bir hata olduğunu ileri sürmektedirler.

Modern Para Teorisini savunanlar, olası bir enflasyonun bu tür harcamaların sonucu olabileceğini kabul etseler de bunun gerçekleşme olasılığının oldukça düşük olduğunu ve gelecekte gerekmesi durumunda da alınacak siyasi kararlarla enflasyon ile mücadele edilebileceğini ifade etmektedirler. Genellikle de ABD’ye oranla borç—GSYİH oranı daha yüksek olan Japonya örneğini vermektedirler. Modern Para Teorisine göre bir hükümetin harcama konusunda uyması gereken tek limiti; çalışanlar, inşaat malzemeleri vb. gibi gerçek kaynakların varlığıdır. Ekonomiye aktarılan para miktarı anlamına gelen hükümet harcamaları, mevcut kaynaklarla karşılanamayacak kadar büyük olduğunda, karar vericiler dikkatli olmaz ise enflasyon fırlayabilir.

Modern Para Teorisi vergilerin, sürekli bir likidite talebi oluşturduğunu ve aşırı ısınan bir ekonomide piyasadan para çekme aracı olduğunu söylemektedir. Bu yaklaşım; vergilerin esas olarak hükümetlere altyapı inşası ve sosyal yardım programlarını fonlamada para sağladığı yönündeki konvansiyonel düşünceye aykırıdır.

‘‘The 7 Deadly Innocent Frauds of Economic Policy – Ekonomi Politikasının 7 Ölümcül Masum Hilesi’’ adlı kitabında Warren Mosler; ‘‘Birleşik Devletler’de mahalli bir vergi idaresi ofisine (IRS-Internal Revenue Service) verginizi nakit ödemek maksadıyla gidecek olursanız neler olurdu?’’ diye sormaktadır.  İlk olarak bir tomar parayı görevli memura öderdiniz. Sonra, görevli memur onu sayar, size bir makbuz verir ve belki de sosyal güvenlik sistemi, ulusal borç faiz yükünün bir kısmını ve Irak savaş masraflarını ödemeye yardım ettiğiniz için size teşekkür dahi edebilirdi. Sonra, vergisini ödeyen siz ofisten ayrıldığınızda, hemen arkanızdan o çok zor kazandığınız ve söküldüğünüz parayı alır ve bir kâğıt kıyma makinesine atardı.[i]

Modern Para Teorisi, kendi kendine para basabildiğinden, hükümetin borç para almak için tahvil satmasına ihtiyacı olmadığını ileri sürmektedir. Hükümet, aşırı rezervleri boşaltmak ve gecelik faiz oranı hedeflerine ulaşmak için tahvil satmaktadır. Bu nedenle; Mosler’in ABD Merkez Bankaları Sistemindeki (FED – Federal Reserve) ‘‘tasarruf hesapları’’ olarak adlandırdığı hesaplar, hükümet için sadece bir politika seçeneğidir ve zorunlu değildir.

Modern Para Teorisine göre işsizlik; vergi toplamayı sürdüren bir hükümetin harcamalarının gereğinden fazla düşük olmasının bir sonucudur. Özel sektörde iş arayan ve bulamayanlara asgari oranda bir ücret verilmesini, hükümet tarafından fonlanan ve mahalli toplum tarafından yönetilen geçici işler sağlanmasını savunur. Bu işgücü, hükümetin ekonomideki enflasyonu kontrol edebilmesine yardımcı olmak için bir tampon stok görevi görmektedir.

 

Modern Para Teorisinin Ortaya Çıkışı

Modern Para Teorisi Amerikalı ekonomist Warren Mosler tarafından geliştirilmiştir ve Fonksiyonel Finans ve Chartalism gibi daha eski düşünce ekolleriyle benzerlikler göstermektedir. Mosler, teoriyi oluşturan bazı konseptleri ilk kez 1970’li yılların başlarında Wall Street borsa simsarı olarak çalışırken düşünmeye başlamıştır. Mosler sonunda düşüncelerini kendi kurduğu serbest yatırım fonunda bazı akıllı bahisler yaparak hayata geçirmeyi başarmıştır.

İllüstrasyon: CIO East Africa

 

1990’lı yılların başlarında, yatırımcıların İtalya’nın borçlarını ödeyemeyeceği ve temerrüde düşeceği korkusunu yaşadığı bir ortamda Mosler, böyle bir şeyin olasılık dâhilinde olmadığını çoktan anlamıştır. Kendisine ait firma ve müşterileri, İtalya dışındaki en büyük İtalyan lirası tahvillerinin alıcısı olurlar. İtalya batmaz ve 100 milyon ABF doları kâr elde ederler.

Connecticut Üniversitesi ekonomi mezunu Mosler, kendi teorilerini iletmeye çalıştığında akademi dünyası tarafından büyük ölçüde dikkate alınmaz. 1993 yılında; ‘‘Soft Currency Economics’’ başlıklı yeni ufuklar açan bir makale yayınlar ve bunu kendisiyle aynı düşüncede olan Avustralyalı ekonomist Bill Mitchel gibi başka ekonomi uzmanlarının da bulduğu Post-Keynesyen[ii] bir yazışma ortamında paylaşır.

 

Modern Para Teorisine olan destek; ekonomistlerin teoriyi popüler kişisel blog ve gruplarında açıkladıkları büyük ölçüde İnternet sayesinde hızla yükselir, trilyon dolar tutarında para basma düşüncesi geniş olarak müzakere edilir ve Modern Para Teorisini destekleyenler, eski FED Başkanı Alan Greenspan’ın, federal bir hükümetin birisine ödemek maksadıyla istediği kadar para basmasını engelleyebilecek hiçbir şey olmadığından,  sosyal güvenlik ödemelerinin güvende olduğunu ifade ettiği bir video görüntüsünü paylaşırlar.

Sosyal Güvenlik sisteminin görüşüldüğü bir oturumda; kongre üyesi Paul Ryan’ın; ‘‘Kişisel emeklilik hesaplarının sistem için ödeme gücü sağlamamıza ve gelecekteki emekli alacaklarını çok daha güvenli hale getirmemize yardımcı olabileceğine inanıyor musunuz?’’ sorusunu yanıtlayan Greenspan, sosyal güvenlik sisteminin batma veya çökme gibi bir tehlikesi olmadığını, bunun nedeninin de ABD Maliye Bakanlığı ve Federal Rezerv Bankasının ulusun parasını basan kurumlar olduğunu ve bu iki kurumun sosyal güvenlik sistem ödemelerini yapabilmek için istedikleri kadar para basabileceklerini ifade etmektedir. Sistemin çökmesi gibi bir şey asla söz konusu değildir.

 

Alexandria Ocasio-Cortez ve Bernie Sanders gibi siyasi liderler Modern Para Teorisini hararetle desteklemektedir ve Mosler’in fikirleriyle ilk kez bir yazışma ortamında karşılaşan ve şimdi muhtemelen teorinin önde gelen siması olan Stephanie Kelton, 2016 yılı başkanlık seçim kampanyası esnasında Sanders’e baş ekonomik danışman olarak hizmet etmiştir.

BORSADA ÇILGINLIK: KRUGMAN

 

Modern Para Teorisi ifadesine Google arama motorunda gösterilen ilgi Nisan 2019’da zirve yapmıştır ve içinde bulunduğumuz korona virüs salgın döneminde bu ilgi yeniden artmaktadır.

 

Modern Para Teorisine Yönelik Eleştiriler

Modern Para Teorisi eleştirmenler tarafından henüz yeteri kadar gelişmemiş ve sorumsuz olarak nitelendirilmektedir. Amerikalı ekonomist Thomas Palley; teorinin çekiciliğinin arkasındaki nedenin ‘‘sıkıntılı zamanlar için bir politika polemiği’’ olmasına bağlamaktadır.[iii] Palley; merkez bankası faiz oranlarının sıfır seviyesinde muhafaza edilmesi gibi teorinin çeşitli unsurlarını eleştirmiş ve Meksika ile Brezilya gibi ülkeler açısından yol gösterici olmadığını ve çıkar çevrelerinden yükselen siyasi sorunları dikkate almadığını ifade etmiştir.

Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman’ın Birleşik Devletler’in borcuyla ilgili görüşleri birçok Modern Para Teorisi teorisyenleriyle benzerdir, fakat Krugman öteden beri bu teoriye şiddetle karşı çıkmaktadır. New York Times gazetesinde 2011 yılında yayınlanan bir makalesinde; teorinin uygulanması ve yatırımcıların ABD tahvilleri almaya yanaşmamaları durumunda Birleşik Devletlerin hiper enflasyona maruz kalabileceği uyarısında bulunmuştur.

Krugman makalesinde; ‘‘hesaplama yapıldığında, devletin para basarak enflasyon vergisi üzerinden çok fazla reel gelir elde etmeye yönelik, muhtemelen GSYH’nin yüzde birkaçından fazlası kadar bir girişimin, enflasyonda yukarı doğru sonsuz bir sarmala yol açacağı görülecektir’’ ifadelerine yer vermiştir. Krugman’a göre aslında olan para biriminin tahrip olmasıdır. Ve aynı borç yüküyle, hükümetin hâlâ tahvil satabilmesi durumunda bunun gerçekleşmeyeceğini ileri sürmüştür.

American Enterprise Institute kurumundan bilim insanı Michael R. Strain; modern para teorisinin vergilerin enflasyonun azaltılmasında kullanılabileceği önerisinin de hatalı olduğunu savunmaktadır. Bloomberg’de yer alan bir makalesinde vergileri yükseltmenin sadece aşağı doru gidişi kötüleştireceğini, işsizliği artıracağını ve ekonomiyi daha da yavaşlatacağını ileri sürmüştür.

 

Çevirenin Notları: Yazı aslına sadık kalınarak çevrilmiştir, orijinal metne aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

 

Ekonomiyi canlandırmak, borçları ödemek ve artan bütçe açığını kapatmak için vergileri artırmaya ve devlet tahvili çıkarmaya gerek yoktur. Siyasi bir karar olmadığı sürece devletlerin iflas etme gibi bir lüksleri yoktur ve olamaz da. Kredi talep edenlere ‘‘para yok’’ demek kadar büyük bir saçmalık olamaz.

 Kısa, orta ve uzun vadeli devlet tahvillerine de gerek yoktur, paraya ihtiyaç mı var? İstediğin kadar basabilirsin. Enflasyon mu? Vergileri bir araç olarak kullanarak istediğin kadar parayı emisyondan çekebilirsin.

 TÜİK verilerine göre yıllık bazda enflasyon oranı %14,03, işsiz sayısı yaklaşık dört milyon, on iki aylık cari işlemler açığı 33,795 milyon ABD doları, yaklaşık 440 milyar ABD doları ile 120 ülke arasında en çok dış borcu olan altıncı (Çin, Brezilya, Hindistan, Rusya, Meksika) ülkeyiz ve borcun milli gelire oranında Arjantin’in (%69) ardından, %59 oranıyla ikinci sıradayız, bir de merkez bankası döviz ve altın rezervlerinin eksi 41 milyar dolar seviyesinde olduğunu unutmayalım. Dış borcu borç ile kapattığımız da cabası.

 Ne dersiniz? Bütün bunlara rağmen modern para teorisi Türkiye’nin dertlerine çözüm olabilir mi?

 

 

 

 

https://www.investopedia.com/modern-monetary-theory-mmt-4588060?utm_source=term-of-the-day&utm_campaign=bouncex&utm_term=22316419&utm_medium=email

 

[i] Mosler W. 7 Deadly Innocent Frauds of Economic Policy – Ekonomi Politikasının 7 Ölümcül Hilesi. St. Croix, USVI: Valance Company; 2013.

 

[ii] Post Keynesyen iktisatçılara göre bitmeyen Keynesyen devrimini tamamlamayı amaçlayan Post Keynesyen ekonomi, mikro ekonomik konulardan ziyade, daha çok makroekonomik konular üzerinde yoğunlaşmıştır. Dolayısıyla, Post Keynesyen ekonominin bir firma teorisi olmasına rağmen, Post Keynesyenler tarafından özellikle tüketici tercihi teorisi konusunda literatüre çok az katkı yapılmıştır. Post Keynesyenler tüketici tercihi teorisi ile ilgili literatürdeki gelişimi, tüketicilerin ihtiyaçları ve seçimleri doğrultusunda gerçek dünyadaki tüketici davranışlarını dikkate alarak sürdürmektedirler. Ethem Esen, S.  Fatih Kostakoğlu, Post Keynesyen Tüketici Tercihi Teorisi, Aksaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. 8 (2).102-110.

 

[iii] Palley TI. The Critics of Modern Money Theory (MMT) are Right – Modern Para Teorisi Eleştirileri Haklıdır. Review of Political Economy. 2014;27(1):45-61. doi:10.1080/09538259.2014.957473.

 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.