savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,3259
EURO
18,1953
ALTIN
1.024,88
BIST
2.533,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
23°C
Ankara
23°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Az Bulutlu
23°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
27°C

İslam’ın Ruhu İçin Savaş

İslam’ın Ruhu İçin Savaş

İslam’ın Ruhu İçin Savaş

‘‘Kutsal ve İlâhî olan inanç ve vicdanımızı, karışık ve dönek olan her türlü çıkar ve ihtirasların göründüğü sahne olan siyasetten ve siyasetin bütün organlarından bir an önce ve kesinlikle kurtarmak, ulusun dünya ve ahiret mutluluğunun emrettiği bir zorunluluktur’’ Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk.

Yazar: James Dorsey, BESA, Ocak 2021

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 30 Ocak 2021

 

 

Suudi Arabistan, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Türkiye ve Endonezya’yı birbirleriyle karşı karşıya getiren Müslüman dinsel yumuşak güç için yapılan büyük mücadele; geniş ölçüde ülkelerin küresel ve bölgesel nüfuzlarını artırmakla ilgilidir. Bu savaşın, çoğunluğu; insan ve azınlık hakları veya temel özgürlüklere çok az saygı gösteren otoriter devletler olan çeşitli rakiplerin iddialarına rağmen, teoride veya pratikte ılımlı İslam kavramlarını uygulamakla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.

Dünyanın üçüncü büyük demokrasisi Müslümanların çoğunlukta olduğu Endonezya, dinsel yumuşak güç savaşında dışlanan konumundadır. Gelenekçi ve birçok yönden muhafazakâr bir örgüt olan, dünyanın en büyük Müslüman hareketi Nahdlatul Ulama, Birleşmiş Milletler Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi ve içindeki prensipleri tanıyan insani İslam’ı benimseyerek, uluslararası bir saygınlık ve ün kazanmış ve çağdışı olarak gördüğü İslami kavramlardan kurtulmak için somut adımlar atmıştır. Nahdlatul Ulama bu şekilde hareket ederek; İslam’ın ruhu için savaşan devletlerin karşısına güçlü bir rakip olarak ortaya çıkmayı başarmıştır. Ancak, Nahdlatul Ulama, hâlâ, halifeliğin sona ermesinden sonra Ürdün Kralı Abdullah tarafından ifade edilen, Müslüman dünyasının liderliğinin Araplara geri dönmesi gerektiği şeklindeki Arap görüşünü aşmanın zorluğu ile karşı karşıyadır.

James Dorsey tarafından kaleme alınan ve Ercan Caner tarafından çevrilen yazının tamamını PDF formatında okuyabilirsiniz.

 

Yorumlar

  1. ramazan dedi ki:

    Hilafet,meclisin uhdesinde.RTE ye hilafeti devrederek tarihi görevini yerine getirecek.RTE nin birde eksikliği türkiyeye atom bombası kazandırması.Onun için kaç milyar dolar olması önemli değil.Yeterki olsun.Başka bir problem yok türkiyenin.Enflasyon ve dış borçlar vız gelir tırıs gider onun için