Açık

Devlet Övünç Madalyası Verelim Bari!..

GÜNCEL HABER - 24 Eylül 2021 17:07 A A

Devlet Övünç Madalyası Verelim Bari!..

 

 

Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Zirvesi sebebiyle ABD’ye yaptığı ziyaretin ana teması, New York’taki Türkevi’nin açılışı oldu. İktidar medyası Erdoğan’ın örneğin Biden ve Yunan Başbakanı Miçotakis’le yapamadığı görüşmelerden çok bu açılışa odaklandı.

Açılış bir de krize yol açtı. ABD’deki Rum Ordokos Kilisesi’nin Başpiskoposu Elpidophoros Lambriniadis’in açılışa katılıp Erdoğan’ı tebrik etmesi, Rum-Yunan tarafını kızdırdı. Önce Rum Lider Anastasiadis ardından da Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Lambriniadis’le yapacağı görüşmeyi iptal etti. Yunan medyası da Başpiskoposa özür dileme çağrısında bulundu.

İktidar medyası işte bu olay üzerine Başpiskoposu adeta kahraman ilân etti. Sabah ve Yeni Şafak gazeteleri Rum-Yunan hazımsızlığına dikkat çekerken, Hürriyet, “Her zaman bekleriz başpiskopos” şeklinde çarpıcı bir başlık kullandı.

Tüm gazetelerde Başpiskoposun Bakırköy doğumlu ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu, askerliğini İskenderun’da yaptığı, İstanbul’u ne kadar sevdiği vurgulandı.

Başpiskopos’un Diğer Özellikleri

Lozan’a göre bir Türk kurumu olan ve Fatih Kaymakamlığı’na bağlı bulunan Fener Rum Patrikhanesi tarafından 2019’da ABD Rum Ortodoks Kilisesi’ne atanan Lambriniadis’in diğer özelliklerini de biz hatırlatalım.

ABD’ye gitmeden önce Lozan’a aykırı bir şekilde kurulan Rum cemaatin bulunmadığı Bursa’nın metropoliti ve kapalı olan Ruhban Okulu’nun müdürüydü. Bursa’da ilk iş olarak Bizans dönemi haritasını yayımladı.

Bugün Moskova ile aramızda ciddi bir sorun haline gelen Ukrayna Kilisesi’nin Rusya’dan ayrılıp Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlanmasında önemli rol oynadı.

Türkiye’den ayrılmadan evvel Hürriyet’e verdiği röportajda, Ruhban Okulu’nun açılması başta olmak üzere Türk-Yunan ve Türkiye-ABD ilişkilerine yapacağı katkıdan söz etti.

ABD’de görkemli bir törenle görevine başladıktan kısa bir süre sonra Beyaz Saray’da görüştüğü Trump’a, “Ekümenik Patrikliğe verdiği destek ve dünyadaki Hristiyanların korunmasında gösterdiği hassasiyet” için teşekkür etti.

Yeni görevindeki ilk işi, Kıbrıs Barış Harekâtı’mızın yıldönümünde yayımladığı mesajda, Türkiye’yi “işgâlci” ilân etmek oldu.

Önceki Makale  Lübbey Köyü terk edilmişlikten kurtuluyor

Bu olaydan sadece 2 ay sonra ise yine BM Zirvesi için New York’a giden Erdoğan’la “daha önce programında olmayan bir toplantı” yapıp, “Samimi görüşmede, Yunanistan ve Türkiye’deki azınlık sorunları, Büyükada’daki Yetimhanenin restorasyon ihtiyacı ile Ruhban Okulu’nun yeniden açılması beklentisini” dile getirdi.

2020’de aynen Yunanistan gibi, 19 Mayıs için “Pontus soykırımını anma günü” ifadesini kullandı.

İstanbul’un fethi yıldönümünde de “Konstantinopol’ün düşüşünü” andı.

Ve Ayasofya Faaliyetleri

Bitmedi; bir de geçen yıl 24 Temmuz’da Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılması üzerine yaptıkları var.

Türkiye karşıtı faaliyetlerde bulunulması için tüm Ortodokslara çağrıda bulundu. Dönemin ABD Başkanı Trump ve Yardımcısı Pence ile görüşüp eyleme geçmelerini istedi.

Kararın “içler acısı” olduğunu belirtip, “Umuyorum ki, Ayasofya’nın statüsü bir şekilde akıl sağlığı, karşılıklı saygı ve diyalog yoluyla geri dönüş yolunu bulacaktır.” dedi.

24 Temmuz günü ABD’deki tüm Ortodoks kiliselerinde bayrakların yarıya indirilmesini sağladı ve “ulusal yas” ilân etti.

2 ay sonra dönemin ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ile yaptığı görüşmede de Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesinden duydukları endişeyi anlatmakla kalmayıp, “Türkiye’nin Yunanistan ve Kıbrıs’a karşı gittikçe artan saldırgan tavrından” şikâyet edip, “Ekümenik Patrikhane” ile Türkiye’deki Rum cemaati ve tüm dini azınlıklar için destek istedi.

Son olarak Ayasofya’nın ibadete açılmasının birinci yıldönümünde, yani Türkevi’nin açılışına katılmadan sadece 2 ay önce “Ayasofya’nın dönüştürülmesine ağıt” yakarken, “Şu anda İstanbul olan Konstantinopolis… Ulusumuzun başkentindeki Ayasofya… Konstantinopolis’in Patriklik Tahtı” ifadelerini kullandı.

Bunları Görmezden Gelip Kutsamak

İktidar medyasının, tüm bunları görmezden/bilmezden gelip, sırf Türkevi’nin açılışına katıldığı için adeta kutsayıp kahraman ilân ettiği “Türk Başpiskopos” işte bu!..

Bilmezler ki; Rum-Yunan tarafıyla “iyi polis-kötü polisi” oynayıp, “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” anlayışıyla hareket ediyorlar!..

Önceki Makale  Hulusi Akar 6 Yıl Önceki Çok Özel 28 Şubat Randevusunda Neler Söyledi?

Aslında Başpiskopos, Erdoğan’a teşekkür ederken oraya niye gittiğini de açıkladı; “Ekümenik Patrikhane’nin öneminde, Heybeliada Ruhban Okulu’nun tekrar faaliyet göstermesinde ve Türkiye’deki dini azınlıkların haklarının desteklenmesinde, her zaman olduğu gibi ısrarlıyım.” dedi.

Dahası Rum-Yunan tarafının tepkileri üzerine dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda; “Kıbrıslı ve Rum asıllı Amerikalı kardeşlerine verdiği acıdan” duyduğu üzüntüyü ifade ederken, Türkevi’ne gidişinin asla “işgâlin tanınması” anlamına gelmediğini belirtip, “Amerikan Rum Ortodoks Başpiskoposluğu’nun bir asırdır her yerde Helenizmin yanında ve beklentilerinin savunucusu” olduğunu vurguladı.

Yerlilik ve millilik” konusunda mangalda kül bırakmayanlar, bari Başpiskopos’un bu son “özür” beyanını görse?!..

Değilse; oldu olacak “Devlet övünç madalyası” verelim, gitsin!..

Müyesser YILDIZ, 24 Eylül 2021

 

Kaynak: https://muyesseryildiz.com/2021/09/24/devlet-ovunc-madalyasi-verelim-bari/

GÜNCEL HABER - 17:07 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
%d blogcu bunu beğendi: