Site Rengi

Savunma | Havacılık | Teknoloji | Analiz | Politika

Çin’de Kaybedilen Uygurlar

Ercan Caner

Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir. Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri (2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO deneyimlerine sahiptir.

İşkence Sürüyor!

Çin’de Kaybedilen Uygurlar

 

Çin Komünist Partisi yetkilileri bu arada kendi halklarına; Uygurları ‘‘habis tümörler’’ olarak tasvir eden, dini inançlarını ‘‘bulaşıcı bir veba’’ ile karşılaştıran ve Partinin sadık köpeklerine; ‘‘tarladaki ürünlerin arasına gizlenmiş yabani otları tek tek toplayamazsınız, onların hepsini öldürebilmeniz için kimyasal ilaç kullanmanız gerek’’ diye seslenerek ezici bir darbeye teşvik eden çok daha karanlık mesajlar vermeyi sürdürmektedir. Eski Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Mike Pompeo.

 

Yazar: Doug Irving, RAND, 29 Nisan 2021

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 14 Mayıs 2021

 

“Çin’in Sincan bölgesindeki insanların Çin’in gelişimi ve refahı içinde, mutlu bir yaşam sürdüğü bir gerçektir. Türkiye, Türk-Çin ilişkilerindeki uyumu kimsenin bozmasına izin vermez. Türkiye aşırılığa kesin bir şekilde karşıdır ve Çin ile karşılıklı siyasi güveni ve güvenlik iş birliğini güçlendirmeyi arzu etmektedir.” Recep Tayyip Erdoğan – Çin Basını. Fotoğraf: WORLD UYGHUR CONGRESS

 

Bir milyon Uygur ve diğer etnik azınlıklar, Çin’in batısında mantar gibi biten toplama kampları ve hapishanelere tıkılarak kayıplara karışmış durumdadır. Çinli yetkililer başlangıçta kampların varlıklarını dahi inkâr etmiştir. Sonra bu kampların çalışanların eğitimi ya da potansiyel radikalleri terbiye etmek maksatlı inşa edildiklerini iddia etmiştir. En sonunda da kim olursa olsunlar bu kamplarda eğitimlerini tamamlayanların gitmekte özgür olduğunu açıklamışlardır.

RAND tarafından uydu görüntüleri üzerinden yapılan inceleme ise tamamen farklı bir hikâyeyi gözler önüne sermektedir. Uydu görüntülerinde; sonsuz karanlığın içinde parlak ışıklı, sıra sıra dikenli tellerle çevrilmiş, sanki ani bir telaşla inşa edilmiş kale gibi toplama kampları açık ve net bir şekilde görülmektedir.

Görüntülerin incelenmesine yardım eden RAND sayısal inceleme uzmanı Katherine Pfrommer; uydu görüntülerinin Çin’de neler olduğuna yönelik net kanıtlar sağladığını ve neler olup bittiğini öğrenmenin çok zor olduğu bu tür erişilmesi zor olan alanlarda, uydu görüntülerinin istenen bilgilere ulaşmayı sağladığını ifade etmektedir.

 

 Amsterdam Dam Square meydanında kaybolan akrabaları ve diğer Uygur Müslümanlarının fotoğraflarıyla eylem yapan Abdurehim Gheni, Temmuz 2020. Fotoğraf: Abdurehim Gheni.

 

Birleşik Devletler; Çin Komünist partisi yetkilileri tarafından özellikle Müslüman Uygurlara yapılanları soykırım olarak nitelendirmektedir. Çin, 2016 yılından itibaren Müslüman isimlerinin kullanılmasını ve sakal bırakmayı yasakladığı ağır bir baskı kampanyası başlatmıştır. Çin, Uygurların anavatanı olan geniş Sincan eyaletini polis kontrol noktaları ve yüz tanıma sistemleriyle dolu dünyanın en gelişmiş cihazlarıyla gözetilen bir yere dönüştürmüştür. Ardından da insanlar ortadan kaybolmaya başlamıştır.

The New York Times gazetesi tarafından elde edilen dokümanlara göre; okuldan evlerine dönen öğrenciler boş olduklarını görmüş ve Çinli yetkililer onlara, ebeveynlerinin, İslami radikalizm virüsü bulaştığından karantinaya alınmaları ve tedavi edilmeleri gerektiğini söylemişlerdir. Çok geçmeden de toplama kamplarında: ağır baskıların uygulandığı beyin yıkama eğitimleri, zorla çalıştırma, fiziksel ve cinsel istismar ile Uygur dili, kültürü ve kimliğinin yok edilmeye çalışıldığına yönelik haberler ortalıkta dolaşmaya başlamıştır.

 

Gece alınan bu uydu fotoğrafı, Çin’in Sincan eyaletindeki Urumçi’de bulunan toplama kamplarını göstermektedir. Ocak 2021 Görüntüsü. İmaj: NOAA VIIRS ve OpenStreetMap

 

RAND araştırmacıları İslami Devlet terör örgütünün nasıl geliştiğini ve kontrol altına aldığı kentlerde neler olup bittiğini görmek için geçmişte uydu görüntülerinden faydalanmıştır. RAND araştırmacıları şimdi bütün dikkatlerini Çin’in Sincan eyaleti üzerinde yoğunlaştırmış durumdadırlar. Merkezi ABD’nin Virginia eyaletinde bulunan NGA (National Geospatial-Intelligence Agency Ulusal Jeouzamsal İstihbarat Ajansı) ile birlikte çalışan RAND araştırmacıları, Çinli yetkililerin boş oldukları konusunda ısrar ettikleri toplama kamplarını takip etmeye başlamıştır.

Halen RAND’da üst düzey uluslararası savunma araştırmacısı olarak çalışan NGA eski Çin sorumlusu Edmund Burke kamuya açık bu kadar çok uydu görüntüsü olmasının gerçekten nefes kesici olduğunu ifade etmektedir. Burke açıklamasında; Sincan’dan kaçmayı başarabilenler veya belirli bir toplama kampı hakkındaki hikâyelerin, uydu görüntüleri sayesinde ayrıntılı olarak incelenebildiğini ve oralarda neler olup bittiğini kapsamlı bir şekilde ortaya koyabileceklerini fark ettiklerini ifade etmektedir.

Avusturalyalı araştırmacılar bugüne kadar; medyada yer alan haberler, hükümet belgeleri ve kendi uydu veri incelemelerine dayanarak, Sincan eyaletinin çeşitli bölgelerine dağılmış 380 şüpheli toplama kampının haritasını çıkarmıştır. RAND ekibi de araştırmasına bu noktadan başlamış ve gece alınan uydu görüntülerinde ışık yoğunluğunu zamanla nasıl değiştiği üzerine odaklanmıştır. RAND araştırmacıları da 2016 yılından itibaren önce inşaat faaliyetleriyle başlayan, ardından da yeni toplama kampları ve hapishanelerin sürekli artışını gösteren trendi tespit etmişlerdir.

Çin Komünist Parti yöneticilerinin 2019 ve 2020 yıllarında Müslüman Uygurlara yönelik yaklaşımı, kısa süreli tutuklama ve yeniden eğitim faaliyetlerinden, uzun süreli hapis cezasına doğru kaymış olabilir.

 

Önceki Makale  Libya Hükümeti Rusya’nın Uyarılarını Geri Çevirdi

Sincan eyaletinde Kashgar yakınlarında bir toplama kampının uydu görüntüsü. İmaj: Australian Strategic Policy Institute/Storyful

 

Uydu görüntüleri üzerinden yapılan incelemeler, 2020 yılı ortalarına kadar tesislerin yaklaşık yarısında aydınlatmanın sürekli olarak arttığını ortaya çıkarmıştır, bu durum tesislerin kullanıldığını göstermesinin yanı sıra büyümeye devam ettiğinin de bir kanıtıdır. Diğer tesislerin çoğunda aydınlatma seviyeleri sabit kalmış, bazılarında da azalmıştır, ancak aydınlatma seviyeleri hiçbir zaman ilk durumlarından daha aşağı seviyelere düşmemiştir. Araştırmacılara göre bu durum; muhtemelen azaltılmış kapasiteyle o tesislerin kullanılmaya devam edildiğini göstermektedir.

Faaliyetlerin yavaşladığı tespit edilen tesisler, en az güvenlik tedbirlerinin uygulandığı eğitim alanlarıdır. Giderek büyüyen ve yoğun faaliyetlerin gözlemlendiği tesisler ise etrafı dikenli tellerle çevrili hapishanelerdir. Bu durum Çin Komünist Partisi yetkililerinin 2019 ve 2020 yıllarından itibaren Müslüman Uygurlara yönelik kısa süreli tutuklama ve yeniden eğitim yaklaşımının, uzun süreli hapishanede tutmaya dönüştüğünün göstergesi olabilir.

Tesislerin sadece %51’nde kapandıklarının göstergesi olan aydınlatma seviyesinde azalma tespit görülmüştür. Fakat araştırmacılar bu tesislerin uydu görüntülerini incelediklerinde çoğunun hâlâ faaliyette olduklarına dair kanıtlar bulmuştur. Kanıtlar arasında park yerlerindeki araçlar, dışarıda duran insanlar ve karlardan temizlenmiş kaldırımlar bulunmaktadır. Çin Komünist Partisi yetkililerinin toplama kamplarının kapandıkları yönünde verdikleri teminatlara rağmen, araştırmacılar ayrıntılı olarak inceledikleri kamplardan sadece %3’e karşılık gelen 11 kampın, 2020 yılı ortalarından itibaren tamamen kapandıklarını tespit etmişlerdir.

 

Sincan eyaleti Artux kentinde Kunshan Endüstriyel parkı etrafında dikenli tel çiti ve gardiyan kulesi, 03 Aralık 2018. Fotoğraf: Ng Han Guan/AP

 

RAND politika analizcilerinden veri bilimi alanında uzmanlaşmış Sean Mann, uydu görüntülerinden elde edilen verilerin çok ayrıntılı olduklarını ve kentlerde mahallelere kadar ışıkların parlaklık seviyesi ve her ay nasıl değiştiğinin görülebildiğini ifade etmektedir. Mann ayrıca, aydınlatma seviyelerini takip ederek kentsel alanlarda dahi toplama kamplarının yerlerini, yapılan genişletme çalışmalarını ve toplama kamplarının kullanılıp kullanılmadıklarını tespit edebildiklerini söylemektedir.

Gazeteciler, Sincan eyaletindeki yatılı okulların aileleri zorla toplama kamplarına götürülen çocuklara ev sahipliği yaptığını gördüklerini bildirmektedirler. Araştırmacılar bu tesisleri bulmak maksadıyla uydu görüntülerine bakmaya başlamış ve sadece üç kasabada yaklaşık olarak 100 tane olduğunu tespit etmişlerdir. Binalar genellikle iki veya üç katlı, etrafı yüksek duvarlarla çevrili ve kontrollü tek bir giriş-çıkış yeri olan binalardır. Bazılarında dekoratif kuleler, bazılarının bahçesinde renkli çemberler olan bu okulların çoğu, toplama kamplarındaki aydınlatma seviyesinin artmasının ardından birkaç ay içinde ortaya çıkmışlardır.

Araştırmacılar, imha edilen Uygur mezarlıkları da tespit etmişlerdir. Çin Komünist partisi yetkilileri; yollar, parklar ve yüksek katlı binalara yer açmak için bazı mezarlıkları ortadan kaldırdığını kabul etmiştir. Oysa araştırmacılar yaptıkları incelemelerde eski mezarlıkların; fabrikalar, çiftlikler, binalara ve yeşil alanlara yer açmak maksadıyla ortadan kaldırıldıklarını tespit etmişlerdir. Ve eski Uygur mezarlıklarının yaklaşık üçte birinin de ortada hiçbir makul neden olmadan yok edildiklerini tespit etmişlerdir.

 

Birleşik Krallık Parlamentosu Tarihi Oylamada Sincan Eyaletindeki İhlallerin Soykırım Olduğu Kararını Verdi’’ başlıklı haberden alıntıdır. Kaynak: Radio Free Asia.

 

RAND uydu görüntülerini inceleyerek elde ettiği bulguları NGA’nın çevrimiçi Tearline gazetesinde bir seri haber halinde yayımlamıştır. Bir bütün olarak ele alındığında RAND tarafından elde edilen bulgular Çin Komünist Parti yetkililerinin Sincan’daki Müslüman Uygur Türklerine ve diğer azınlık gruplarına karşı yürüttüğü sistematik gözaltı kampanyasının büyüklüğü ve şiddeti hakkında yeni ve görsel kanıtlar sağlamaktadır. RAND araştırma programcısı ve analizcisi Eric Robinson, elde edilen uydu verilerinin, çok büyük bir tutuklama kampanyasının kısa sürede nasıl geliştiğini ve Çin’de neler olup bittiğini çok daha iyi anlamalarını sağladığını ifade etmektedir.

Araştırmacılar Çin’in Sincan eyaletinde olup bitenlerin kuşbakışı görüntülerini bir araya getirmeye devam etmeyi ummaktadırlar. Bazı küresel markalara işgücü sağlayan zorla çalıştırılma iddialarının olduğu yerel fabrikalara ise özellikle daha da yakından bakmak istiyorlar. Yerel fabrikalara ait ışıklandırma verileri, özellikle devlet tarafından işletilen Sincan Üretim ve İnşaat birliği tarafından yönetilen toplama kamplarının son zamanlarda büyük bir hızla büyüdüğünü ortaya koymaktadır.

 

Önceki Makale  Türkiye Venezuela Gibi mi Olacak?

Çin’in Devlet Başkanı Xi Jinping ile görülen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkesinin hassas ekonomisinin hayatta kalabilmesi için Çin kaynaklarına ve sermayesine güvenmektedir. Kaynak: Anadolu Agency

 

Araştırmacıların çalışmaları,  RAND tarafından geçmişte yapılan bazı araştırmaların devamı niteliğindedir. RAND, Soğuk Savaş esnasında Birleşik Devletler Demir Perde’nin gerisinde neler olup bittiğini görebilmek için yarışırken, uydu teknolojisinin kullanılmasında öncülük yapmıştır. Yayımladığı ilk rapor ise Sputnik uzay aracının fırlatılmasından on yıl önce, dünyanın etrafında dönen deneysel bir uzay aracına ait görüntüleri kapsamaktaydı. Araştırmacıların 1946 yılında yazdıkları gibi; böyle bir ‘‘gözlem hava aracı’’ dünyanın tüm sathı boyunca sınırsız bir görüş imkânı sağlayacaktı.

 

Çevirenin Notları: Yazı aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. Çin Komünist Partisinin yönlendirme ve kontrolü altında olan Çin Halk Cumhuriyeti, Sincan Özerk Bölgesinde, başta Müslüman Uygurlar olmak üzere diğer etnik ve dini azınlık gruplara soykırım uygulamaktadır. Çin devlet mekanizmasının işlediği suçlar halen devam etmektedir ve bir milyondan fazla sivilin keyfi tutuklanma ve ağır bir şekilde fiziksel özgürlüklerinden yoksun bırakılması, zorla kısırlaştırma, çok sayıda keyfi tutuklananlara işkence uygulanması, zorla çalıştırma ve din veya inanç, ifade ve dolaşım özgürlüklerine kısıtlamaların tamamı insan hakları ihlalidir.

 

 

Türkiye’nin Çin politikası belirsizliklerle doludur. Çin basınının iddialarına göre Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çin ziyareti esnasında; ‘‘Çin’in Sincan bölgesindeki insanların Çin’in gelişimi ve refahı içinde, mutlu bir yaşam sürdüğü bir gerçektir. Türkiye, Türk-Çin ilişkilerindeki uyumu kimsenin bozmasına izin vermez. Türkiye aşırılığa kesin bir şekilde karşıdır ve Çin ile karşılıklı siyasi güveni ve güvenlik iş birliğini güçlendirmeyi arzu etmektedir” ifadelerini kullanmıştır.

 

Türk tarafı ise Çin basınında yer alan iddiaları yalanlamış, bir çeviri hatası olduğunu ve Erdoğan’ın konuşması esnasında; ‘‘Türkiye, Sincan’daki halkların barış ve refah içinde mutlu bir şekilde yaşamasını ümit ediyor’’ ifadelerini kullandığını ifade etmiştir.

 

Dünya Uygur Kongresi Başkanı Dolkun Isa, Çin tarafından terörist olarak nitelendirilmektedir ve Komünist Parti Yetkilileri onu tutuklayabilmek için yıllardır çaba harcamaktadır. Kaynak: albawaba NEWS

 

 Almanya merkezli Dünya Uygur Kongresi (WUC – World Uyghur Congress) Başkanı Dolkun Isa, Çin ve Türk liderlerin yaptığı görüşme sonrasında yaptığı açıklamasında; ‘‘Bu görüşme Çin tarafından Uygurlara uygulanan baskı politikalarını gündeme getirme açısından çok mükemmel bir fırsattı. WUC ve Uygur diasporası,  her zaman dünyanın her yerinde Müslüman dünyasının lideri olduğunu iddia eden Erdoğan’ın davranışı nedeniyle üzülmüş ve büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır. Fakat Erdoğan, Doğu Türkistan’daki Uygur Müslümanları için konuşamaz’’ ifadelerini kullanmıştır.

 

Yazının orijinal metnine aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

 

https://www.rand.org/blog/rand-review/2021/04/chinas-disappeared-uyghurs-what-satellite-images-reveal.html

 

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi:
Devamını oku:
Orta Doğu Kremlin’in ‘Nükleer’, Beyaz Saray’ın ‘Siber’ Savaş Tehdidi Altında

Orta Doğu Kremlin’in ‘Nükleer’, Beyaz Saray’ın ‘Siber’ Savaş Tehdidi Altında...

Yunanistan’la Görüşmeler Öncesi Wikileaks Belgelerini Hatırlayalım mı?

  Yunanistan’la Görüşmeler Öncesi Wikileaks Belgelerini Hatırlayalım mı?   Müyesser...

Uber ile Rekabet Edemeyen Taksi Sürücüsünün İntiharı

Uber ile Rekabet Edemeyen Taksi Sürücüsünün İntiharı New York kentinde...

Konuşmadan İnsanlara Verdiğiniz Yedi Mesaj

Konuşmadan İnsanlara Verdiğiniz Yedi Mesaj Bazen konuşmamak dünyadaki bütün kelimelerden...

Alman Irkını Yok Etme Planları mı?

 Alman Irkını Yok Etme Planları mı?   “İşgaller sonrası Yeni...

Kapat