Site Rengi

Savunma | Havacılık | Teknoloji | Analiz | Politika

Mısırlı Babadan Kızlarına Tuzak

Korona Virüs Hilesi

Mısırlı Babadan Kızlarına Tuzak

Kadın sünneti veya kadın genital mutilasyonu,  bazı Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi inançlarına göre uygulanan ve tıbbi olmayan nedenlerle kadınların dış genital organlarının tamamen veya kısmen kesilmesidir. Bazı akademisyenler, uygulamanın Antik Mısır’da (günümüz Mısır ve Sudan toprakları) başladığını ileri sürmektedir.

BBC NEWS, 05 Haziran 2020

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 07 Haziran 2020


Baba! Beni neden buraya getirdin?

Mısır’da üç kızına korona virüs aşısı yaptıracağını söyleyerek kandıran ve onları sünnet ettiren adam, operasyonu gerçekleştiren doktor ile birlikte tutuklandı.

Mısırlı başsavcının ifadesine göre sünnetçi doktor, babaları, onlara korona virüs aşısı yaptıracağını söyledikten sonra kızların evine gitmiştir. Yaşları 18’den küçük olan kızların genital organları uyuşturulduktan sonra doktor tarafından kesilmiştir. Kadın sünneti, Mısır’da 2008 yılında yasaklanmasına rağmen halen yaygın bir şekilde uygulanmasına devam edilmektedir.

Bilindiği gibi bütün dünyayı etkisi altına alan korona virüs için henüz bir aşı geliştirilmemiştir ve bu alanda çalışmalar halen sürdürülmektedir. Kızlar, babalarından boşanmış olan annelerine sünnet vahşet ve rezaletini anlatmış, anne de yetkililere olayı ihbar etmiştir.

Savcı yaptığı açıklamada; bilinçlerini kaybeden kızların kendilerine geldiklerinde, büyük bir şokla, bacaklarının birbirine bağlı olduğunu gördüklerini ve genital organlarında büyük bir acı hissettiklerini ifade etmiştir.

 

Sudan, 2020 yılında kadın ve kız çocuk genital organ mutilasyonu suç teşkil eden fiiller kapsamına dâhil etmiştir. Kaynak: GETTY IMAGES

 

Mısır’da kadınların ve kız çocukların genital organlarını kesmek 2016 yılında suç teşkil eden fiil kapsamına alınmış ve bu vahşeti uygulayan doktorlara yedi yıla kadar hapis cezası getirilmiştir. Kadın genital organlarının kesilmesini teklif edenler ise üç yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmaktadır.

Kadın genital organlarının kesilmesi; 2008 yılında yasaklanmasına ve 2016 yılında suç teşkil eden fiil kapsamına alınmasına rağmen, teröristlerle baş edemeyip, ülkesindeki dansözleri hedef alan diktatör bozuntusu Abdel Fattah el-Sisi’nin ülkesinde bugüne kadar bu suçtan hiç kimse ceza almamıştır. Kadın haklarını savunan gruplar, hâkimler ve polisin yasaları yeterince ciddiye almadıklarını ifade etmektedirler.

Kahire merkezli Kadınlara Rehberlik ve Yasal Farkındalık Merkezi direktörü Reda el-Danbouki, AFP haber ajansına yaptığı açıklamada; hâkimler ve polisler gibi Mısırlı yetkililerin, kadın ve küçük kız çocuklarının genital organlarının kesilmesi vakalarına aşırı hoşgörüyle yaklaşmaya devam etmelerinin gerçekten şok edici bir durum olduğunu ifade etmektedir.

Kadın haklarıyla ilgili düzenlemeler yapmak yerine, Mısırlı dansözlere kafayı takan diktatör bozuntusu Abdel Fattah el-Sisi’nin ülkesi Mısır’da 14 Ocak 2020 tarihinde, 14 yaşındaki Abdel Maqsood zorla sünnet ettirildikten sonra kan kaybından ölmüş ve bu olay ülke çapında tepkilere neden olmuştur. Kızın ailesi ve operasyonu gerçekleştiren doktor müsveddesinin mahkemeye sevk edildiğini ifade eden Bay Danbouki yargılama yapılıp yapılmayacağının henüz belli olmadığının altını çizmiştir.

Kadın Genital Mutilasyonu Nedir?

Kadın sünneti veya kadın genital mutilasyonu,  bazı Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi inançlarına göre uygulanan ve tıbbi olmayan nedenlerle kadınların dış genital organlarının tamamen veya kısmen kesilmesidir.

Dünyanın birçok yerinde yasaklanmasına rağmen hâlâ küresel olarak uygulanmaya devam edilen bu vahşette; tıbbi olmayan nedenlerle kadınların ve küçük kız çocukların genital organlarına zarar verilmekte ve farklı yöntemlerle kesilmektedir.

Birleşmiş Milletlerin tahminine göre günümüzde halen yaşamlarını sürdüren 200 milyon kadın bir şekilde genital organlarının kesilmesine maruz kalmıştır. Bu vahşi uygulama; kadın haklarıyla ilgili düzenlemeler yapmak yerine, Mısırlı dansözlere kafayı takan diktatör bozuntusu Abdel Fattah el-Sisi’nin ülkesi Mısır’da, hem Hıristiyan hem de Müslüman toplumları arasında oldukça yaygındır. Kadınlara uygulanan bu vahşet, kültürel ve dini nedenlere dayandırılarak haklı gösterilmeye çalışılsa da kökleri erkeklerin bilinçaltındaki kadın cinselliğini kontrol arzusuna dayanmaktadır.

Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu tarafından 2016 yılında yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre; 15-49 yaşları arasındaki Mısırlı kadın ve kızların %87’si kadın sünnetine maruz kalmaktadır. Kadın ve kızlara yönelik bu vahşi uygulama; kronik enfeksiyon, adet problemleri, idrar torbası ve yolu enfeksiyonları,  kısırlık ve doğum esnasında komplikasyonlar dâhil kalıcı fiziksel ve zihinsel travmalara neden olmaktadır.

Kadın ve kızların genital organlarının görünürde kültürel ve dini nedenlere dayandırılarak vahşice kesilmesi, yukarıdaki haritada görülen 29 ülkede yoğunlaşmış durumdadır. 2009 yılından beri Şeriat yasalarının uygulandığı Somali, %98 oranıyla kadın ve kızların genital organlarının kesildiği ülkelerin en üst sırasında yer almaktadır.

Bu vahşi uygulamaya sadece Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde rastlanmamaktadır. Birleşik Devletlerde dahi yaklaşık 507,000 kadın ve kız çocuğunun genital organlarının kesildiği veya kesilme riski altında olduğu tahmin edilmektedir. Avrupa’da ise bu rakam 680,000 civarındadır.

Yapılan araştırmalarda kadın ve kız çocukların genital organlarının kesilmesi vakalarının, toplumların daha çok fakir ve cahil kesimlerinde uygulandığı ortaya çıkmıştır.

Vahşi uygulamanın görüldüğü 29 ülkenin yarısında, kız çocuklarının genital organları beş yaşına kadar kesilirken, Moritanya’da bebekler bir aylık olana kadar bu rezil vahşete maruz kalmaktadırlar.

Birleşmiş Milletler her yıl 06 Şubat gününü; International Day of Zero Tolerance for Female Genital Mutilation (Uluslararası Kadın Genital Mutilasyonu Sıfır Tolerans Günü) günü olarak kutlamaktadır.

 

Önceki Makale  KARDAN ADAM YAPAN SUUDİ ÖLÜM CEZASINA ÇARPTIRILDI

Birleşmiş Milletler, 2030 yılına kadar; sadece Orta Doğu ve Afrika ile sınırlı olmayan, Latin Amerika ve Asya ülkelerinde de rastlanan ve Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda’daki göçmenlerde görülen bu vahşi uygulamayı sonlandırmayı hedeflemektedir.

Yazı kaleme alınırken, BBC NEWS haber sitesinde yayımlanan bir makaleden faydalanılmıştır. Bu makalenin orijinal metnine aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

https://www.bbc.com/news/world-middle-east-52922079?utm_term=RWRpdG9yaWFsX1RoZVdlZWtJblBhdHJpYXJjaHktMjAwNjA2&utm_source=esp&utm_medium=Email&utm_campaign=TheWeekInPatriarchy&CMP=weekinpatriarchy_email

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi:
Devamını oku:
RUSYA-TÜRKİYE YAKINLAŞMASI

RUSYA-TÜRKİYE YAKINLAŞMASI Yazar: F. Stephen Larrabee, 21 Kasım 2016 Çeviren:...

Erkekler Neden Sarışın Sever?

Erkekler Neden Sarışın Sever? Amerika’da yapılan ve sonuçları bilimsel Psychology...

Sizin Demokrasinizi Sevsinler

Atinalılar: Pedofili ve Zihin Kontrolünün Beşiği Sizin Demokrasinizi Sevsinler Ercan...

Danimarka Burkayı Yasakladı

Fransa, Belçika, Hollanda, Bulgaristan ve Avusturya Danimarka Burkayı Yasakladı  ...

İsveç Neden Güzel Bir Örnek Değil?

  Korona Virüsle Mücadele İsveç Neden Güzel Bir Örnek Değil?...

Kapat