Site Rengi

Savunma | Havacılık | Teknoloji | Analiz | Politika

28 ŞUBAT NE KADAR SÜRER?

Naci Beştepe

1972 yılında Kara Harp Okulu’ndan topçu subayı, 1981 yılında Kara Harp Akademisi’nden kurmay subay olarak mezun olmuştur. Kara Harp Okulu ve KKTC Güvenlik Kuvvetleri’nde karargah subaylığı, SOFYA’da kara ataşeliği, Sarıkamış’ta tabur komutanlığı, KKK Genel sekreterliği ve Maltepe Askeri Lisesi K.lığı görevlerini takiben 1998’de tuğgeneralliğe yükseltilmiştir. Tuğgenerallikte; 34.İç Güvenlik Tugay(Patnos) K.lığı, KK Eğitim Okullar Daire Başkanlığı, KK Loj.K.lığı Kurmay Başkanlığı yapmıştır. 2003’te yükseltildiği tümgenerallikte; Kara Harp Akademisi ve Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi (Samsun) K.lıkları yapmış, 2007 yılında kadrosuzluktan emekli edilmiştir.

28 ŞUBAT NE KADAR SÜRER?

Yazan: Naci Beştepe, Sun Savunma Net, 9 Aralık 2017

Genelkurmay Eski Bşk. E. Org. HÜSEYİN Kıvrıkoğlu’nun, “28 Şubat 10 yıl, 100 yıl, 500 yıl sürer” ifadesi gündem oluşturmuştu.

 Laik sistem oturana kadar gayretlerin sürdürülmesi gereğini vurgulamıştı.

28 Şubat davası altı yıldır sürüyor.

2012 Nisanında tutuklamalar başlamış, tutukluluklar Aralık 2014’te bitmişti.

Eylül 2013’teki ilk duruşmadan bu yana hala mağdur-müşteki olarak davaya müdahil olma talepleri sürüyor. Her duruşmada birkaç kişi dilekçe veriyor. Bazıları reddedildiği halde yeniden başvuruyor. “Ya tutarsa” diyorlar herhalde.

Her seferinde mahkeme bazılarını kabul ederek kapıyı açık tutuyor.

NEDEN MÜŞTEKİLER?

8 Aralık 2017’deki duruşmada da aynı durum yinelendi.

Müşteki talepleri üzerine söz alan E. Org. Çetin Doğan ve bazı avukatlar özetle dediler ki;

  • Davada iki grup müşteki var. TSK’dan çıkarılanlar ve kıyafetleri nedeniyle sorun yaşayanlar.
  • Davanın iddianamesi zor kullanarak hükümeti devirmeye dayanmıştır. Mağdur-müşteki olan varsa hükümet üyeleri olmalıdır. Onların çoğu da darbe olmadığını mahkemede beyan etmişlerdir.
  • Batı Çalışma Grubu (BÇG), adı üzerinde bir çalışma grubudur. İcra yetkisi yoktur. Hiçbir yaptırım emri-yazısı yoktur. Tüm belgeleri görülmüştür. Tesettürle, TSK’dan çıkarılmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
  • Müşteki olmak için doğrudan zarar görmek gerekir.
  • Ceza davalarında kurumlar değil şahıslar muhatap alınır. BÇG şikâyet edilemez. Yer, zaman, kanıt gösterilerek kimin hangi eyleminden zarar görüldüğü belirtilmelidir.

Bu nedenlerle müşteki taleplerinin reddi gerekir.

Mahkeme uygulamadan sapmadı. Bazı talepleri yine kabul etti.

Merak ediyorum, yasal haklılıkları bir yana dava başlayalı dört yıl geçmiş, bu zamana kadar akılları neredeydi bunların?

Mahkeme neden hala kabul eder talepleri?

Kısmet olursa Aralık 2018’de ben de müşteki olarak talepte bulunacağım Sanıklara açık açık söyledim. Davayı takip etmekten maddi manevi zararım var.

DAVA NEDEN UZUYOR?

FETÖ davalarına bakın. Patır patır kararlar alınıyor. Daha bir yıl dolmadan birçok dava bitirildi.

Ama Ergenekon, Balyoz ve 28 Şubat davaları bir türlü bitiril/e/miyor.

FETÖ davasından daha mı karmaşık? Kesinlikle hayır. Çok daha kolay. Suçlama belli, yapıl/an/mayanlar belli, yap/an/mayanlar belli.

Davayı açan savcı ve tutuklamalara karar veren yargıcın biri FETÖ’den tutuklu. Diğer hâkim de tutuklu olan gibi meslekten çıkarılmış.

İddianameye esas olan CD’nin sahteliği kanıtlanmış. Sahte CD’yi veren şahıs firari. Genelkurmay’dan yanlış bilgi ve belge veren yetkili FETÖ’den tutuklu.

 Savcı sahte belgeleri suç unsuru olsun diye değiştirmiş, işlemiş. Başbakan Çiller dâhil pek çok kişiyi şikâyetçi olmaya ikna etmiş/kandırmış.

Her şey apaçık ortada.

Peki, dava niye uzuyor?

Neden mahkeme heyeti ikide bir değiştiriliyor?

Neden hala müşteki kabul ediliyor?

Savcı neden durmadan ek süre istiyor ve mütalaasını sunmuyor?

Tek olasılık geliyor akla. Bir irade davanın bitmesini istemiyor.

İktidardakilerin mağduru oynayarak oya çevirme oyunu bitsin istenmiyor. 2019 seçimlerine kadar bu davaların sürmesi seçmenlerin etkilenmesinde bir araç olarak kullanılabilir.

Ancak gözden kaçmaması gereken çok önemli bir husus var;

9 ölçek deprem şiddetinde sarsıntı geçiren yargıya güven bir türlü dengelenmiyor.

“Geciken adalet, adalet değildir” deyişi dillerden düşmüyor.

Naci BEŞTEPE



Yazar Profili

Naci Beştepe
Naci Beştepe
1972 yılında Kara Harp Okulu’ndan topçu subayı, 1981 yılında Kara Harp Akademisi’nden kurmay subay olarak mezun olmuştur. Kara Harp Okulu ve KKTC Güvenlik Kuvvetleri’nde karargah subaylığı, SOFYA’da kara ataşeliği, Sarıkamış’ta tabur komutanlığı, KKK Genel sekreterliği ve Maltepe Askeri Lisesi K.lığı görevlerini takiben 1998’de tuğgeneralliğe yükseltilmiştir.

Tuğgenerallikte; 34.İç Güvenlik Tugay(Patnos) K.lığı, KK Eğitim Okullar Daire Başkanlığı, KK Loj.K.lığı Kurmay Başkanlığı yapmıştır. 2003’te yükseltildiği tümgenerallikte; Kara Harp Akademisi ve Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi (Samsun) K.lıkları yapmış, 2007 yılında kadrosuzluktan emekli edilmiştir.
YAZARIN SON YAZILARI
ÇARŞAMBA İĞNELERİ - 24 Eylül 2020
ÇARŞAMBA İĞNELERİ - 10 Eylül 2020
ÇARŞAMBA İĞNELERİ - 5 Eylül 2020
ÇARŞAMBA İĞNELERİ - 27 Ağustos 2020
Çarşamba İğneleri - 24 Temmuz 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi:
Devamını oku:
ICAO – Havacılık Güvenliği ve Küresel İşbirliğinin Önemi

ICAO - Havacılık Güvenliği ve Küresel İşbirliğinin Önemi Juliet Van...

Uzayda İlk Kadın

Uzayda İlk Kadın Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye...

Orman Yangınları ile Mücadele

Ateşe Karşı Ateşle Savaş Orman Yangınları ile Mücadele   Ateş...

27 MAYIS 1960’A NASIL GELİNDİ? OLAYLAR, ETKENLER, NEDENLER…

27 MAYIS 1960’A NASIL GELİNDİ? OLAYLAR, ETKENLER, NEDENLER… YAZI DİZİSİ...

Belçika mahkemesi eski İsrail Dışişleri Bakanının savaş suçları nedeniyle tutuklanmasını talep etti

Belçika mahkemesi eski İsrail Dışişleri Bakanının savaş suçları nedeniyle tutuklanmasını...

Kapat