savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,2347
EURO
34,8443
ALTIN
2.422,24
BIST
10.792,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
20°C
Ankara
20°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
21°C
Pazar Az Bulutlu
19°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
22°C

KOLTUK & SANDALYE HİKÂYELERİ

KOLTUK & SANDALYE HİKÂYELERİ

KOLTUK & SANDALYE HİKÂYELERİ

Sana söylediğim sözlere kızma. Sitem ediyorsam ettiren sensin. Senden çektiklerim yetti canıma. Zalimsin diyorsam söyleten sensin.

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 05 Mayıs 2024

Boş Koltuk

2024 mahalli seçimlerinden büyük bir yenilgiyle çıkan Cumhurbaşkanı ve AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, yıllar sonra CHP genel başkanını AKP genel merkezinde ağırlar ve görüşme öncesi çekilen yukarıdaki fotoğraf basın organlarına servis edilir.

İki lider arasındaki görüşmede yukarıdaki fotoğrafta görülen boş koltuk çeşitli tartışmalar yaşanmasına neden olur. Bazıları boş koltuğun aslında Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli’yi sembolize ettiğini dahi ileri sürer.

Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi kesin olmayan sonuçlara göre %35.48 oranında oy alan AKP artık ikinci parti konumundadır. Üstüne üstlük, Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ı, kabinesinin bakanlarını (17 bakan) ve rakibi Murat Kurum’u ezici bir üstünlükle yenerek üçüncü zaferini kazanmıştır.

31 Mart 2024 tarihinde yapılan seçimlerde belediye başkanlığını ezici bir üstünlükle kazanan CHP adayı Ekrem İmamoğlu yaptığı bir konuşmada, 17 bakan ve rakip adaya ilave olarak, Recep Tayyip Erdoğan ile de mücadele ettiğini ima ederek, İstanbul halkının misafir ağırlamayı sevdiğini ve 2019 seçimlerinde 806.000 kere nasıl misafir ettiyse şimdi daha büyük rakamla misafir edeceğini söylemiştir.

Siyaset & Semboller

Siyasette semboller çok önemlidir; örtülü ve açık mesajların iletilmesinde etkin bir şekilde kullanılırlar. Yukarıdaki fotoğraflarda soldan sağa;  pilot olmamasına rağmen, savunma sanayine verdiği önemi vurgulamak maksadıyla pilot tulumu giyen ve şapkasıyla tulumu üzerinde cumhurbaşkanlığı forsu görülen Recep Tayyip Erdoğan, ortadaki fotoğrafta Devlet Bahçeli’nin 17-25 Aralık yolsuzluk olaylarına dikkat çekmek maksadıyla odasına koyduğu saat (hâlâ yerinde durup durmadığı bilinmemektedir), en sağda ise sağlıklıyım zindeyim, yürüyebilirim mesajına ilave olarak, fonda Ferdi Tayfur’un ‘‘Söyleten Sensin’’ şarkısını bizlere dinleten MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli görülmektedir.

Erdoğan’ın Koltuklarla İmtihanıErdoğan ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenlerine ve resepsiyonuna sağlık sorunları gerekçesiyle katılamayan MHP lideri Devlet Bahçeli, ‘‘doktor tavsiyesi’’ ile sevdiğinden bir yürüyüş yapmış ve Ferdi Tayfur’un ‘‘SÖYLETEN SENSİN’’ adlı şarkısıyla hedefin kim olduğu belli olmayan bazı mesajlar vermiştir. Ferdi Tayfur bu duygu dolu sitemkâr şarkısında; Sana söylediğim sözlere kızma. Sitem ediyorsam ettiren sensin. Senden çektiklerim yetti canıma. Zalimsin diyorsam söyleten sensin’’ demektedir.

Boş Koltuk Neyi Sembolize Eder?

Boş koltuk yukarıdaki fotoğrafta solda görüldüğü gibi acı ve kederi, bazen de sağda görüldüğü gibi protestoyu sembolize eder. İnsan hakları için yaptığı mücadele nedeniyle Nobel Barış Ödülüne layık görülen ve Nobel ödülleri 2010 yılı dağıtım törenine hapiste olduğu için katılamayan Liu Xiaobo’nun (1955-2017) koltuğu boş bırakılarak Çin protesto edilmiştir.

Boş koltuk genellikle, yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi yakınlarını savaşta kaybeden insanların acılarını da sembolize eder. Baba, oğul veya erkek kardeşi kaybeden insanlar; boşluk, keder ve yaşadıkları travmayı sembolize etmek üzere fiziksel olarak görebildikleri ve dokunabildikleri boş bir sandalye kullanırlar.

Şeytanın Koltuğu

Aşağıdaki fotoğrafta Florida mezarlığından bir mezarın fotoğrafı görülmektedir. Volusia County Lake Helen mezarlığında bulunan bu tuğla koltuk yerel insanlar tarafından ‘‘Şeytanın Koltuğu’’ olarak adlandırılmaktadır.

Şeytanla iletişim kurmak ve ona soğuk bir bira ısmarlamak isterseniz Florida Eyaleti, Volusia County Lake Helen mezarlığına bir ziyaret gerçekleştirebilirsiniz…

Anlatılan hikâyelere göre; gece yarısı bu büyük tuğla koltuğa oturulduğunda şeytan sizinle iletişime geçmektedir. Karanlıklar prensi arada bir soğuk bira içmeyi de sevmektedir, çünkü koltuğa açılmamış bir şişe bira koyulduğunda ertesi gün boş olarak bulunacağı anlatılmaktadır.

Bira hikâyesi yerel insanlar arasında o kadar yaygındır ki, Red Cypress Brewery bira imalathanesi 2019 yılında yukarıda görülen Şeytan Sandalyesi birasını dahi çıkarmıştır.

Sanatta Boş Koltuk

Sanatta boş koltuk ve sandalye varlık ve yokluğu sembolize eder. Bir sanatçı fotoğraf çalışmalarında insanın geçmiş veya şimdiki alan işgalini ima etmek veya insanların artık olmadığını göstermek için boş sandalye kullandığını anlatmaktadır.

Sandalye bir kaybı veya geri dönüş umudunu sembolize edebilir. Sandalye, uzun bir gün sonra oturmak veya vahşi doğaya yürüyüş yapmak için yalnızlık veya dinlendirici bir yer anlamına gelebilir. Uzaktan beklenmedik bir yerdeki bir sandalye, yakındaki insan arkadaşlığının kanıtını sağlayabilir veya terk edilmiş bir alanda uzun süresiz sakinlerin kanıtlarını temsil edebilir.

Bir ve Üç Sandalye Joseph Kosuth

Sayın Büşra İncirkuş’un makalesinden okuyalım…

Çağdaş Sanat Yapıtının Göstergebilimsel İncelenmesi: Joseph Kosuth’un “Bir ve Üç Sandalye” Adlı Çalışması* Semiological Analysis of Contemporary Art Works: Joseph Kosuth’s Work “One and Three Chairs”

Joseph Kosuth tarafından yapılan “Bir ve Üç Sandalye” adlı yerleştirme çalışması, 1965 tarihinde yapılmıştır. Eser, New York’ta 393.1970.a-c envanter numarasıyla Modern Sanatlar Müzesi’nde (MoMA) bulunmaktadır.

Ana eksende 82 x 37.8 x 53 cm ebatlarında açık duran ahşap sandalye yer almaktadır. Ana eksenin sol tarafında sandalyenin 91.5 x 61.1 cm fotoğrafı, ana eksenin sağ tarafında ise sandalyenin sözlükten alınmış anlamı 61 x 61.3 cm ölçülerinde bir panoda yer almaktadır.

Ortada duran sandalye, ahşap renginde ve açılıp kapanabilen bir sandalyedir. Sergilenen sandalye sergi mekânında bir duvarın yanında; fotoğrafı ve anlamı ise duvara asılı bir şekilde sergilenmektedir. Eser sergi mekânında yan yana uygun olarak yerleştirilmiş ve eşit boyutlarda yapılarak anlam güçlendirilmiştir. Eserde hareket genellikle yatay çizgilerle verildiğinden dolayı sakin bir etki yaratmaktadır. Kompozisyonun ilgi odağında sandalye formu yer almaktadır.

Dil kavramıyla yakından ilgilenen sanatçı bunu verebilmek için son derece basit bir objeyi (sandalye) imgeleştirerek eseri dilsel bir biçimde vermektedir.

Eserin konusu, fotoğrafı, tanımı ve kendisi de yer alan sandalyedir. Kosuth’un kavramlara gönderme yapan “Bir ve Üç Sandalye” adlı çalışması Göstergebilime yaklaşımı bakımından önemli eserlerden biridir. Burada eser dilsel özellikleriyle birlikte kendi varlığı içinde betimlenmektedir. Birlikte kullanılan üç göstergenin yapısına bağlı olarak eserin bitmemişlik ve açık bir yapıt olması söz konusu değildir, eser bütün özellikleriyle bitmiş ve sergi salonunda durmaktadır.

Sanatçının Frankfurt’taki sergisinde, sadece siyah bir duvarın üzerine değişik büyüklükte ve farklı karakterle düzenli olarak yazılmış cümleler yer almış ve bu mekâna son derece sakin görünüm kazandırmıştır. Kunsthalle’nin epeyce büyük bir salonunu bir baştan ötekine dek kaplayan bu cümlelerin tamamını okuyabilmek için en azından beş altı kere mekânın tamamını gezmek gerekmektedir (Sönmez, 2006, s. 105). Kuspit’e göre (2010, s. 119) bilinçdışı içerikten yoksun olan Kavramsal Sanat’ta Kosuth, Freud’un bir metninde ye alan rüyaların bilgeliğini göz ardı ederek yerine göstergelerle yapılan sanat eserleri yaratmıştır.

Kosuth’un “Bir ve Üç Sandalye” adlı çalışması diğer çalışmalarından üstün tutulmaktadır. Çünkü bu çalışma tek başına Kavramsal sanatın manifestosu niteliğindedir. Sanatçı, kendine has üslubu, minimalist anlayışı ve kavramlara verdiği anlamların sergilenmesindeki sadeliği ile çağdaş sanat içerisinde ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Çalışmadaki üç ayrı bölge tek bir göstergeye odaklanarak, hangi sandalyenin gerçek sandalye olduğunu sorgulatmaktadır.

En başta sol üstte yer alan siyah-beyaz olarak alınan sandalyenin fotoğrafı; geçmişe gönderme yapması bakımından genel olarak gri renkte yapılmıştır. Çünkü bir objenin veya kişinin fotoğrafı çekildiğinde bu onun geçmiş görüntüsünü vermektedir.

Ortada duran sandalyenin kendisi de bugüne gönderme yapmaktadır. Bu nedenle var olduğunu kanıtlar nitelikte, görüntüsünü ortaya koymaktadır. Ahşaptan yapılmış katlanır bir sandalye olduğunu göstermektedir.

En sonda sağ üstte yer alan sandalye kavramının tanımı ise, hem geçmişe hem de geleceğe gönderme yapmaktadır. Çünkü bir kavramın tanımı geçmişten gelen deneyimlerle ve ifadelerle yapılmaktadır; geleceğe gönderme yapmasının nedeni ise var olan son tanımı olması bakımından yeni bir tanım yapılana kadar güncelliğini korumaktadır. Bu bakımdan ele alındığında bu çalışma hem yeniyi hem eskiyi bir arada sunarak köprü görevi görmekte ve sanatın sorgulayıcı yönünü ortaya koymaktadır. Kavramsal sanatın Göstergebilim ile olan ilişkisini son derece etkin bir şekilde sunmaktadır. 

Terapi Tekniğinde Boş Koltuk/Sandalye

Boş sandalye tekniği, bir bireyin boş bir sandalye tarafından temsil edilen bir kişiyle veya kendi bir parçası ile diyalog kurduğu Gestalt tedavi uygulamasında kullanılan bir tedavi yöntemidir.

Bu yöntem: öz farkındalığı kolaylaştırmak ve iç çatışmaları veya bitmemiş bir işi çözmek gibi amaçlara hizmet eder. Hastanın duygularını, düşüncelerini ve algılarını yapılandırılmış ancak yaratıcı bir ortamda ifade etmesine izin vererek, teknik anlayış ve duygusal refahtaki boşlukları kapatmayı amaçlamaktadır. Hastalar bu yöntemle; doğrudan ve dokunaklı iletişim biçimi sayesinde, çözülmemiş sorunlarıyla yüzleşebilir, derin bir netlik ve uzlaşma duygusu geliştirebilirler.

Boş sandalye tekniği hastaları hayali bir kişiye veya kendilerine yönelik duygularını keşfetmeye ve ifade etmeye teşvik eden bir yaklaşımdır. Bu tedavi yöntemi hastanın kendi düşünce ve duygularını anlamasına yardımcı olur.

Boş sandalye tekniği, Gestalt tedavisinde çözülmemiş sorunları, çatışmaları ve duyguları ele almak için kullanılır. Bu, hastanın bir sorunu olan biriyle hayali bir görüşme yapmasını içerebilir veya hastanın kişiliğinin farklı bölümleri arasındaki diyaloğu kolaylaştırmak için kullanılabilir.

Hasta kendi iç çatışmaları veya çözülmemiş duygu ve duygularını dışsallaştırarak, gerçek duyguları hakkında bilgi edinebilir, farklı bakış açılarını keşfedebilir ve çözüme doğru çalışabilir. Bu teknik özellikle keder, suçluluk, kızgınlık veya kaygı gibi sorunları olan hastalarda etkili olabilir.

Boş sandalye neyi sembolize ediyor?

Gestalt terapisinde, boş sandalye bir konuşmadaki ‘öteki’ ya da ele alınması gereken çeşitli kısımları sembolize eder. Bu, hastanın hayatından bir kişi, çözülmemiş bir durum veya hastanın kimliğinin farklı yönleri olabilir. Teknik, hastanın düşüncelerini, duygularını ve deneyimlerini boş sandalyeye yansıtmasına izin vererek yeni bir bakış açısı kazanmasını sağlar. Boş sandalye yönteminin bu sembolik kullanımı içgözlemi teşvik eder ve hastanın duygularını ve tepkilerini daha iyi anlamasına yardımcı olur.

Alçak Koltuk Krizi – 12 Ocak 2010

2010 yılında Türkiye-İsrail ilişkileri ‘‘alçak koltuk krizi’’ nedeniyle yine gerginleşir. Bir Türk dizisinde İsrail güvenlik kuvvetleri çocukları kaçırmakta ve yaşlı erkekleri öldürmektedir. Başka bir dizide de İsrail güvenlik kuvvetleri zalim olarak gösterilmektedir.

İsrail Dışişleri Bakan vekili Danny Ayalon Türk büyükelçisi Ahmet Oğuz Çevikel’i alçak bir koltuğa oturtur ve görüşme başlamadan önce de bu durumu kameramanlara özellikle gösterir.

Görüşme öncesinde basın muhabirlerine dönerek‘‘Bizim yüksek, onun daha alçak bir koltukta oturduğuna, masada yalnızca İsrail bayrağı bulunduğuna ve bizim gülümsemediğimize dikkatinizi çekerim’ der.

Sancta Sedes – Kutsal Koltuk

Batı Avrupa dillerinde “Aziz Sandalye”“Apostolik Makam”“Kutsal Koltuk” olarak adlandırılır. Bu isimlendirme Vatikan‘ın devlet pozisyonunu belirleyen resmi isimlendirmesidir. Nihayetinde Roma’da bulunan Katolik Kilisesi‘nin Piskoposluk Yönetimi‘ni içerir ve devleti yönetmek için piskoposlarca yönetilen bir yetki alanı oluşumudur.

Bu isimlendirme ise; Papa ile beraber Devlet Sekretaryasını, (bakanlık ile eşdeğer anlamda olan) farklı Kongregasyonlarını ve (yönetim kurulu ile eşdeğer anlamda olan) papalık konseylerini içerir. Bütün bu sistemin başında bulunan kişiye deBaşpiskoposdenir ve bu haliyle ‘Papa’ya işaret etmektedir. Kısaca, Papalık Makamı, Katolik Kilise’sinin merkezi yönetimi olarak kabul edilebilir ve nihayetinde alışılagelen en basit isimlendirmesiyle (resmi olmayan isimlendirmesiyle) buna Vatikan denilir.

BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.