ABD ile Venezuela arasında yıllardır süren siyasi gerilim, Ocak 2026 itibarıyla benzeri görülmemiş bir askeri ve diplomatik krize dönüştü. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD tarafından düzenlenen askeri bir operasyonun ardından ülkesinden alınarak Amerika Birleşik Devletleri’ne götürüldü ve New York’ta federal mahkemeye çıkarıldı. Gelişme, uluslararası kamuoyunda “egemenlik ihlali” ve “zorla kaçırma” tartışmalarını beraberinde getirdi.
ABD yönetimi, operasyonun uyuşturucu kaçakçılığı, silahlı örgütlerle iş birliği ve narco-terörizm suçlamaları kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’dan yaptığı açıklamada, Maduro’nun “Amerika kıtasında istikrarsızlığın merkezinde yer aldığını” savunarak operasyonu savundu. Trump, ABD’nin Venezuela’ya yönelik “gerekli gördüğü her adımı atmaktan çekinmeyeceğini” de vurguladı.
Uluslararası medya kuruluşlarının aktardığına göre operasyon, Caracas ve çevresinde sınırlı ancak etkili hava saldırılarıyla başladı. Venezuela güvenlik altyapısının hedef alındığı saldırıların ardından ABD özel kuvvetlerine bağlı Delta Force unsurları, Maduro’nun bulunduğu konuta yönelik nokta operasyon gerçekleştirdi. Operasyon sırasında en az 20’den fazla Venezuelalı güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Maduro, ABD’ye getirildikten sonra New York’ta federal yargıç karşısına çıkarıldı. Mahkemedeki ilk ifadesinde suçlamaların tamamını reddeden Maduro, “silah zoruyla kaçırıldığını” ve halen Venezuela’nın meşru devlet başkanı olduğunu savundu. Avukatları, davanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve ABD mahkemelerinin bu dosyada yetkisiz olduğunu ileri sürdü.
Maduro’nun eşi Cilia Flores’in de operasyon sırasında gözaltına alındığı ve hafif yaralandığı iddiaları uluslararası basında yer aldı. ABD makamları bu konuda net bir açıklama yapmazken, Flores’in sağlık durumunun stabil olduğu bildirildi.
Venezuela’da ise ciddi bir yönetim krizi yaşanıyor. Maduro’nun ABD’ye götürülmesinin ardından Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, geçici olarak devlet başkanlığı görevini üstlendiğini açıkladı. Caracas’ta güvenlik önlemleri artırılırken, başkentte ve bazı büyük şehirlerde protestolar ve sınırlı çatışmalar yaşandığı bildiriliyor.
Gelişmeler Birleşmiş Milletler’e de taşındı. BM Güvenlik Konseyi’nde yapılan olağanüstü toplantıda Rusya, Çin ve birçok Latin Amerika ülkesi ABD’yi sert ifadelerle eleştirdi. Yapılan konuşmalarda, operasyonun “uluslararası hukukun açık ihlali” olduğu ve tehlikeli bir emsal oluşturduğu vurgulandı. Avrupa Birliği ise taraflara itidal çağrısı yaparak diplomatik çözüm çağrısında bulundu.
ABD içinde de operasyon tartışma yaratmış durumda. Kongre’de bazı üyeler askeri operasyon için yeterli yasal yetki bulunmadığını savunurken, Trump’a yakın isimler bu adımı “gecikmiş ama gerekli bir müdahale” olarak nitelendiriyor. Hukuk çevreleri ise bir devlet başkanının üçüncü bir ülke topraklarında zorla alıkonulmasının uluslararası hukukta son derece nadir ve tartışmalı bir durum olduğuna dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre Maduro’nun tutukluluğu yalnızca Venezuela’nın iç dengelerini değil, küresel enerji piyasalarını, Latin Amerika’daki siyasi istikrarı ve ABD’nin bölgesel stratejisini de doğrudan etkileyecek. Önümüzdeki günlerde Washington’un atacağı adımlar ve mahkeme sürecinin seyri, krizin yönünü belirleyecek temel unsurlar olarak görülüyor.