savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,9331
EURO
18,4099
ALTIN
1.039,38
BIST
2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
28°C
Ankara
28°C
Az Bulutlu
Pazartesi Açık
30°C
Salı Az Bulutlu
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
31°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
31°C

ZAFER PARTİSİ – PARTİ PROGRAMI

ZAFER PARTİSİ – PARTİ PROGRAMI

ZAFER PARTİSİ
PARTİ PROGRAMI

 

Kamu Personelinin Atama Sistemi

Kamu Personelinin Atama Sistemi

Son dönemde kamuoyunda kamuya yapılan atamalara ilişkin olarak oluşan tereddütler giderilecek, kamu görevlilerinin ilk işe alınmalarında merkezi sınav sistemi geliştirilerek sürdürülecek; en üst düzeyde sınav güvenliği sağlanarak her türlü istismarın önlenmesi ve adil bir sınav sistemi oluşturulması için gerekli tedbirler alınacak ve kamuya personel atama süreci şeffaf bir yapıya kavuşturulacaktır.

Adam kayırma, kamplaşma ve kutuplaşmalara yol açan mülakata dayalı atama yönteminden vazgeçilecek, kamuda aslî atama sistemi merkezi sınava dayalı olacaktır.

Norm Kadro Uygulaması

Kamu kurum ve kuruluşlarında daha etkili ve verimli hizmet üretilebilmesi amacıyla iş analizleri yapılacak, hizmetlerin eksiksiz ve kesintisiz bir biçimde yürütülebilmesi için gerekli olan asgari kadro sayısı belirlenecektir. Bu bağlamda personel ihtiyacı olan alanlara personel takviyesi yapılacak, kamu görevlilerinin sayısı nüfus ile orantılı hale getirilerek iş yoğunluğu azaltılacaktır.
Kamu görevlilerinin, kadroları dışında çalıştırılmasının önüne geçilecek, memurların yapmakla yükümlü oldukları işlerin yalnızca memurlar tarafından gördürülmesi ve birbirine eşit olan işlerin tespit edilebilmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edilmiş tüm kadro ve pozisyonların görev tanımları yeniden yapılarak personelin yetki ve sorumlulukları kesin ve net olarak belirlenecektir.

Sözleşmeli Personel

Bütün kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin istisnasız olarak 657 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi sağlanacaktır. 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin “b” fıkrası kapsamında istihdam edilen personel ile diğer mevzuat hükümlerine göre sözleşmeli, geçici, vekil gibi adlar altında çalışan personelin tamamı ilgili kanunun 4. maddesinin “a” fıkrasında çalışan kadrolu memur olarak değerlendirilecektir.
Bununla birlikte geçici işçiler, 4. maddenin “d” fıkrası; kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan üniversite ve yüksekokul mezunu kamu işçileri de talepleri halinde bir defaya mahsus olarak memur kadrolarına atanmak üzere ilgili maddenin “a” fıkrası kapsamında değerlendirilecektir.
Böylelikle kamuda personel statüleri memurlar ve kamu işçileri olarak belirlenecek, güvencesiz ve esnek istihdam modelleri Kanundan çıkarılacaktır.

Kamu Görevlilerinin ve Emeklilerin Refah Payı Hakkı

Ücretlerin reel olarak yükselmesi ve ülke içinde adil bir gelir dağılımı sağlanabilmesi için, çalışanların maaşlarına enflasyon oranlarının üzerinde bir miktar daha artış yapılması zorunludur. Konuya bu açıdan yaklaşıldığında milli gelirlerin büyüklüğü kadar, gelirin dağılımı da hayati bir önem taşımaktadır. Sosyal politika uygulamaları, maliye ve para politikaları, ücret ve vergi sistemleri; milli gelirin adil bir şekilde paylaşılması ve ülkedeki en zenginle en yoksul arasındaki gelir farkının kabul edilebilir bir noktaya gelmesi için kullanılabilecek araçlardır. Ancak bunların yanında daha birçok faktör, milli gelirin ülkede yaşayan vatandaşlar arasında, kazanma gücüne bağlı olarak kabul edilebilir bir şekilde dağılımında etkindir. Gelir dağılımında adaletin sağlanması, ülkede en alt gelir grubu ile en üst gelir grubu arasında büyük uçurumlar oluşturmayacak, çatışmaya yer vermeyecek bir yapının kurulması ile mümkündür.
Düşük gelirli grupların tüketim eğilimlerinin yüksek olması, tasarruf ve dolayısıyla, servet birikiminin oluşmasını engellemektedir. Böylece, düşük gelir-düşük servet-yeniden düşük gelir kısır döngüsü sürekli olarak yaşanmaktadır. Dolayısıyla, etkin bir yeniden dağılım önlemlerinin alınmadığı piyasa ekonomilerinde servet artışının büyük bir bölümü, serveti yüksek grupların eline geçmektedir. Daha adil bir gelir dağılımı, daha müreffeh bir ülke hedefine ulaşmak amacıyla, ücret politikalarında yapılacak vizyon değişikliği ile kamu görevlileri ve emeklilerin maaşlarının, yaşanan ekonomik gelişmeye bağlı olarak refah yönünden de artması sağlanacaktır.

Kamu Görevlilerinin Emekli Maaşı

Devlet memurlarının emeklilik hakları ve emekli maaşlarının belirlendiği mevzuatta gerekli değişiklik yapılarak memur maaşını oluşturan bütün kalemler ile eködeme, ek ders, döner sermaye ve diğer ödemeler de emekli keseneğine dâhil edilecektir. Yapılacak değişiklikle memurların emekli ikramiyesi için öngörülen ödeme kalemlerine ek ödeme, ek ders, döner
sermaye gibi bütün ödeme unsurları da eklenecektir.

Kamu görevlilerinin emekli olduklarında kesilen eş ve çocuk yardımı ödemesini emeklilikte de almasını sağlayacak düzenleme derhal hayata geçirilecektir.

Ek Gösterge Uygulamaları

Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan personel başta olmak üzere ek göstergeden faydalanamayan personele ek gösterge verilecek ve ek göstergeler hiyerarşik düzene göre yeniden belirlenerek, genel müdür ile genel müdür yardımcılıkları ve müdürlük kadrolarında yaşananlar başta olmak üzere ek gösterge farklılıkları giderilecektir. Aynı eğitim düzeyinde olup aynı işi yapan kamu görevlileri arasındaki ek gösterge adaletsizliği çözülecek, ek gösterge uygulaması 9. dereceden başlatılacak ve belirlenmiş olan ek gösterge rakamları da 800’er puan artırılacaktır. Bu çerçevede 657 sayılı Kanunun eki cetveller detaylı bir şekilde ele alınacak ve mevcut sorunlar giderilerek memurların emekli maaşlarının da makul seviyelere yükseltilmesi sağlanacaktır. Bu amaçla öncelikli olarak bütün hizmet sınıflarında geçerli olacak bir ek gösterge hiyerarşisi benimsenecek, ek gösterge rakamları tüm hizmet sınıfları için aynı hiyerarşik sıra ile belirlenecektir.
Üst derecelerde boş kadro bulunmaması nedeniyle derece yükselmesi yapamayan memurların, boş kadro olup olmadığına bakılmaksızın öğrenim durumları itibarı ile yükselebilecekleri en üst kadro derecelerine kadar gidebilmesi sağlanacaktır. Öğretmen, polis, din görevlileri ve hemşirelerin yanında bütün hizmet sınıflarında görev yapan personel için yeni ek gösterge rakamları belirlenecektir.

Gelir Vergisi

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesine bir fıkra eklenerek Devlet memurlarına ödenen taban aylık tutarının Gelir Vergisi’nden muaf tutulması sağlanacak, diğer sözleşmeli personelin de vergi matrahlarından aynı tutarda indirim yapılacaktır. Çalışanlar için vergi dilimleri yeniden düzenlenerek her vatandaşın gelirine göre vergi ödemesi sağlanacaktır.

Özel Hizmet Tazminatı

Aynı unvanda olup, aynı işi yapan kamu görevlilerinin kurum farkı gözetilmeksizin aynı özel hizmet tazminatı oranından faydalanması sağlanacaktır.

Emekli İkramiyesi

657 sayılı Kanuna bir madde eklenerek memurlara dini bayramlar öncesinde bayram ikramiyesi verilmesi sağlanacaktır.

Sosyal Yardımlar

Sosyal devlet ilkesinin gerçek anlamda hayata geçirilmesi için vatandaşlarımızın özel durumlarına uygun olarak gelişmiş bir sosyal yardım sisteminin oluşturulması gerekmektedir. Bu çerçevede kamu görevlilerinin mevcut aile yardımı, çocuk parası gibi ödenekleri günün şartlarına uygun olarak artırılacak, yemek, giyim, yakacak, evlenme yardımı gibi yeni sosyal yardım kalemleri oluşturulacaktır.

Katılımcı Demokrasinin Gerçekleştirilmesi

Partimiz demokrasiyi yalnızca seçimlerle işleyen bir yönetim biçimi olmaktan öteye toplumun tüm kesimlerinin ortak katılımı ve uzlaşma yoluyla kararların alındığı, adli ve idari denetimle birlikte sivil denetimin de rahatlıkla gerçekleştirildiği bir sistem olarak görmektedir. Bu bakımdan Partimiz gerek Devlet yönetiminde gerekse toplumsal yaşantımızda bireysel kararlar yerine kolektif kararlar alınması için her türlü gayreti gösterecek, toplumumuzu ilgilendiren her konuda ortak karar alma mekanizmalarının işlemesi, katılımcı demokrasinin gelişmesi için her türlü tedbiri alacaktır.
Kanunlar, sadece milletvekili çoğunluğunun değil, toplumun ortak iradesinin tecellisi olarak hayata geçirilecektir. Bu nedenle partimiz, hazırlayacağı yasa tekliflerini mutlak surette sivil toplum kuruluşlarının değerlendirmelerini alarak oluşturacak, toplumsal mutabakatın sağlanmadığı hiçbir düzenleme, topluma rağmen yasalaştırılmayacaktır.

Ekonomik ve Sosyal Konsey

2001 yılında kabul edilen 4641 sayılı Yasa ile kurulmuş olan ve 2010 yılındaki referandumla anayasal bir kurum halini alan Ekonomik ve Sosyal Konsey’in yılda dört kez olağan olarak toplanması kanuni bir zorunluluk iken 5Şubat 2009’dan beri hiç toplanmamış olması, siyasal iktidarın toplumsal uzlaşma olgusundan giderek uzaklaştığını, demokrasi kültürünün yok edildiğini, toplum katmanlarının taleplerinin ifade edilmesine imkân sağlamadığını göstermektedir.

Partimiz, ilgili Kanun’da gerekli değişiklikleri yaparak Ekonomik ve Sosyal Konsey’in yapısını genişletecek, Konsey’de sendikalar, dernekler, odalar ve vakıflarla birlikte çevre örgütleri, işsizler ve öğrenciler de dahil olmak üzere tüm kesimlerin temsilini sağlayarak Ekonomik ve Sosyal Konsey’i daimî, kurumsal bir yapıya kavuşturarak gerçek anlamda bir danışma mekanizması olarak revize edecektir.
Gerçekleştirilecek her türlü düzenleme, sivil toplum kuruluşlarının ve toplum katmanlarının temsilcilerinin yer aldığı Konsey’e sunulacak, taslak ve tasarılar Konsey’de tartışıldıktan sonra toplumsal talepler de dikkate alınarak TBMM gündemine taşınacaktır.

Toplantı ve Gösteri Özgürlüğü

Demokrasilerin temel unsurlarından olan toplantı ve gösteri özgürlüğünün daha etkili kullanılabilmesi için gerekli hukuki düzenlemeler gerçekleştirilecek, sivil toplum kuruluşlarının barışçı eylemleri önündeki her türlü engel kaldırılacaktır.

Düşünce ve İfade Özgürlüğü

Düşünce ve ifade özgürlükleri uluslararası standartlar göz önünde bulundurularak yeniden inşa edilecek, şiddet içermeyen her türlü düşünce özgürce açıklanabilecek, farklılıklar birer zenginlik olarak görülecektir.

Ayrımcılığın Kaldırılması ve Eşit Yaklaşım

Bireylerin özgür iradeleriyle oluşturdukları yaşam alanlarını ifade eden sivil toplum kavramı, demokrasilerin en temel niteliklerinden biridir. Siyasal iktidarın belirlendiği
seçimler sonrasında toplum katmalarının talep ve önerilerinin iktidara iletilerek tavanla taban arasındaki diyalog mekanizmalarının işlemesi ancak sivil toplum kuruluşları aracılığı ile mümkündür.
Bu bakımdan sivil toplum kuruluşlarının varlığı ve niteliği, etkin bir toplumsal iletişimin ve sağlıklı bir demokrasinin anahtarıdır. Partimiz, ülkemizde demokrasinin gerçek anlamda hayat bulması amacıyla bütün sivil toplum kuruluşlarına eşit şekilde yaklaşacak, her türlü toplumsal eleştiri ve talebi dikkate alarak politikalarını toplumun ihtiyaç ve isteklerine göre şekillendirecektir.
Bu doğrultuda hiçbir sivil toplum örgütüne önyargıya da sempati ile yaklaşmayacak tüm sivil toplum kuruluşlarını demokrasinin işlemesi için gerekli birer araç olarak kabul edecek, örgütlenme oranının artması için gerekli her türlü tedbiri alacaktır.

Sendikaların Çalışanlar Adına Yönetime Katılması

Demokratik ve çağdaş yönetim anlayışlarında çatışmayı değil çalışmayı öngören, üretmeyi ve paylaşmayı esas alan bir iş ortamının sağlanması için çalışan temsilcilerinin de kurumların karar alma sürecine ve yönetime katılması zorunluluğundan yola çıkarak gerekli her türlü hukuki düzenleme ivedilikle yapılacaktır.

Memurların Grev ve Siyaset Hakkı

Anayasanın 90. maddesinden ve uluslararası sözleşmelerden doğan bir hak olarak zaten kamu görevlilerinin toplu sözleşme ve grev hakkı bulunmaktadır. Daha önce Emek Platformu tarafından Aralık 2001, 25Kasım 2009 ve 23 Mayıs 2012 tarihli birer günlük genel grev çağrısına uyan kamu görevlileri hakkında başlatılan yasal takibat sonucu mahkemeler grev yapan çalışanların lehine karar vererek, fiili duruma hukuki nitelik kazandırılmıştır.12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen referandum sonucunda kamu görevlilerinin toplu sözleşme
yapabilmesinin önü açılmış olsa da grev ve siyaset hakkı içermeyen bir toplu sözleşme hakkının etkili olamayacağı açıktır.

ILO uzmanlar komitesine göre grev ve toplusözleşme hakkı sendika hakkının ayrılmaz parçalarıdır.

Toplu sözleşme hakkını, grev hakkından bağımsız tutarak gerçek anlamda bir sendikal özgürlük sağlanması mümkün değildir. Gerek yerel mahkemeler ve Danıştay’ın gerekse
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin konu hakkındaki kararları göz önünde bulundurularak, kamu görevlilerinin toplu sözleşme ve grev haklarını düzenleyen kanunlar bir an
önce çıkarılacaktır.

4688 Sayılı Kanunda Meydana Gelen Aksaklıklar

688 sayılı Kanunun birçok maddesinden dolayı hem kamu sendikacılığı hem de sendika yöneticileri mağdur olmaktadır. ILO sözleşmeleri ve uluslararası standartlar temel alınmak kaydıyla başta Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun yapısı, imza yetkisi ve toplu sözleşmenin yürütülmesi olmak üzere uluslararası sözleşmelerle çelişen ve demokratikleşmenin önünde engel teşkil eden hususlar düzeltilerek kamuda çağdaş bir sendikal örgütlenmeyi sağlayacak düzenlemeler yapılacaktır.

Toplu Sözleşmede problem yaratan, işçinin hak kaybına sebep olan işçi sendikalarının yetki problemi mutlaka çözülerek, işçilerimizin sistemden kaynaklı mağduriyeti giderilecektir. Sendikalaşmanın önündeki tüm engeller ortadan kaldırılarak, özel/kamu ayrımı olmaksızın tüm çalışanların sendikalı olması sağlanacaktır. Sendikalar arasında iktidarın taraf olma devri sona erecek, sendikal mücadelede adil bir yarışın önü açılacaktır. İLO normlarına uygun sendikalaşma sağlanacaktır. Kangren haline gelen, yüzbinlerle çalışanın mağduriyetine sebep olan EYT problemi, tarafların görüş ve önerileri dikkate alınarak en kısa sürede çözülecektir. Emeklilikle ilgili intibak yasası çıkarılarak, emeklilerimiz arasında oluşan maaş farklılığı düzeltilecek, bu düzenlemeden dul ve yetimler de faydalanacaktır.3600 ek gösterge hayata geçirilerek, ek gösterge rakamları tüm memurlar yönünden yeniden düzenlenecektir.
Vergi adaletsizliğini gidermek için vergi dilimleri yeniden revize edilerek haksızlıklar giderilecektir.

Taşeron çalışma tüm kurumlarda sona erdirilecek, 696 sayılı KHK ile sözde kadroya geçirilen işçilerimiz emsali işçilerin sahip olduğu tüm haklara sahip kılınacaktır.

Kaynak: https://zaferpartisi.org.tr/parti-programi/

Yorumlar