Site Rengi

Savunma | Havacılık | Teknoloji | Analiz | Politika

Uzmanların Alışveriş Tavsiyeleri

Bilimsel, Siyasal Değil!

Uzmanların Alışveriş Tavsiyeleri

Para biriktirmeyi kendinize bir oyun haline getirin! İhtiyacınız olmayan şeyleri satın! Mümkün olan her zaman kullanılmış ürünleri satın alın! Bozulan ev aletlerinizi değiştirmek yerine tamir etmeye başlayın!

 

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 11 Şubat 2021

 

 

Süpermarketler tüketiciliği özendirmenin merkezleridir. Süpermarketler; tüketicileri satın almaya ve daha fazla para harcamaya teşvik etmek için yapılan milyonlarca değerindeki araştırma sonuçlarından faydalanan mükemmel pazarlama ortamlarıdırlar. Bunun anlamı ise tüketicilerin bazı karşı hamleleri öğrenmeleri gerektiğidir.

Market harcamalarınıza ne kadar para harcadığınızı hiç hesapladınız mı? Market harcamaları birçok aile ve ev için önemli bir maliyettir, fakat bu harcamalara daha iyi katlanabilmenin çeşitli yöntemleri bulunmaktadır.

  1. Dolu mideyle alışveriş yapın. Daha az atıştırmalık alırsınız ve/veya normalde hiç satın almadığınız ürünlerin yanından bile geçmezsiniz ve hepsinden önemlisi de sadece ihtiyaç duyduğunuz ürünleri alırsınız, hediye veya marketlerde bulunan diğer ürünleri değil.
  2. Özellikle çocuklarınız yanınızdaysa mutlaka bir alışveriş listesiyle markete gidin ve o listeye sadık kalın. En iyisi, alışverişi çocuklar yanınızda yokken yapmaktır.

Alışveriş arabaları çok ürün almalarının yanı sıra size eşlik eden çocuklarınızın taşınması maksadıyla da kullanılabilir. Büyük olmaları ne kadar güzel değil mi???

  1. Bir sonraki hafta neler yiyeceğinizi önceden planlayın ve sadece hazırladığınız yemek listenizdeki ürünleri satın alın. Bir hafta uzun geliyor ise 3-4 günlük bir plan da yapabilirsiniz.
  2. Haftada sadece bir kez alışveriş yapın. Markete her gün veya haftada birkaç kez giderseniz daha fazla para harcama eğiliminde olursunuz. Bütçenizi ayarlamayı unutmayın ve mümkünse nakit para ile alışveriş yapın.
  3. Henüz enerjiniz yerindeyken ve yoğun bir günün sonunda yorgun değilken alışveriş yapın. Enerjiniz yerindeyken ve kafanız başka şeylerle meşgul değilken alışverişe odaklanmanız ve satın alırken çok daha akılcı seçimler yapmanız mümkündür.
  4. Depozito ödediğiniz şişe ve diğer şeyleri mutlaka geri götürün. Eğer çocuklarınız varsa bu konuda onlardan yardım isteyin ve geri aldığınız paraları onlara verin.
  5. Yorgun, stresli ve aceleniz olduğu anlarda bildiğiniz yerlerden alışveriş yapın. Aradığınız ürünleri hızlı bir şekilde bulmanız ve marketten çok daha çabuk ayrılmanız mümkün olacaktır. Alışveriş için kendinize bir süre limiti belirleyin, vakit geçirmek için markette dolaşmayı aklınızın ucundan dahi geçirmeyin.
  6. Akşam yemeğini hazırlarken ertesi gün öğle yemeğine yiyecek bir şeyler kalacak şekilde biraz fazla pişirin veya kalanları başka bir gün hızlı bir yemek olarak kullanmak üzere derin dondurucuda muhafaza edin. Bir paket makarnanın hepsini pişirin, yiyebildiğiniz kadarını tüketin, kalanı da ihtiyaç olduğunda hızlı bir yemek hazırlamak için derin dondurucuda muhafaza edin.
  7. Sadece tek ürün satın almak için bir markete girdiğinizde sakın markete girerken yanınıza bir alışveriş sepeti almayın. Market arabasının ise yüzüne dahi bakmayın.

Kırmızı et hem pahalı hem de sağlıksızdır, taze görünmelerini sağlayan kırmızı renginin cazibesine sakın kapılmayın!

  1. Paketlenmiş ve konserve yiyeceklerden uzak durun. Manav bölümünden alacağınız ürünler hem daha sağlıklı hem de çok daha ucuzdur. Alışveriş yaptığınız markete taze sebze ve meyve gelen günleri öğrenmeyi de ihmal etmeyin.
  2. Buzdolabınızı ve erzak dolabınızı ayda bir kere temizleyin. Daha önce satın aldığınız ürünleri bitirmeden kesinlikle yenilerini almayın. En iyi yöntem buzdolabı üzerinde muhafaza ettiğiniz bir listeyi ihtiyaçlar ortaya çıktıkça doldurmaktır.
  3. Erzak dolapları ve yiyecek koyduğunuz çekmeceleri düzenleyin. İçinde neler olduğunu bilmezseniz gereksiz alışveriş yapma olasılığınız yükselecektir.
  4. Eğer herhangi bir nedenle yiyecek depolamak istiyorsanız, son kullanma tarihlerine dikkat edin ve uzun süre saklamayı düşündüğünüz yiyecekleri iyi paketleyin. Paketlenmiş yiyecek almak yerine yiyeceklerinizi kendiniz paketleyin.
  5. Çok fazla et aldıysanız kavurarak derin dondurucuda muhafaza edin. Evde yiyecek olduğunu ve derin dondurucunuzun dolu olduğunu bilmek alışveriş yapma isteğinizi köreltecektir. Aslında kırmızı et yemeyi azaltın, kırmızı et çok pahalıdır, canınız et çektiğinde aklınıza sağlıklı Asya ve Hindistan mutfağını getirin.
  6. Haftada bir kez sebze ve meyvelerinizi yıkamaya ve soymaya vakit ayırın. Bu faaliyet, hem yemek hazırlama sürelerini kısaltacak, hem de sağlıklı yiyecekler tüketmenizi sağlayacaktır.
  7. Sakın alışveriş esnasında atıştırmalık almayın, bu ürünler genellikle daha az sağlıklı ve çok daha pahalıdırlar.
  8. Yaratıcı olun ve yeni yiyecekler deneyin. Çok daha ucuza, hoşunuza gidebilecek yeni yiyecekler bulabilirsiniz. Denemekten asla korkmayın.

İş sonrası zaten çok yorgunsunuz, beyninize boş yere daha fazla yük bindirmeyin ve alışveriş esnasında bir hesap makinesi kullanın!

  1. Alışveriş yaparken bir hesap makinesi kullanın ve aldığınız her ürünün fiyatını toplayarak alışverişi sürdürün. Eğer yanınızda çocuklarınız varsa hesap makinesiyle toplama işini onlara verin. Hesap makinesi, yaptığınız alışveriş listenize bağlı kalmanıza ve ıvır-zıvır almamanıza yardımcı olacaktır.
  2. Yemek pişirmeyi ve fırınınızı kullanmayı öğrenin. Bilmiyorsanız bir aile üyesinden veya bir arkadaşınızdan yardım alın veya bir kursa katılın.
  3. Deterjan, sabun ve çöp poşeti gibi yiyecek dışındaki ürünleri market yerine indirimli mağazalardan alın.
  4. Sadece ihtiyacınız olan ve bütçenizin yettiği ürünleri satın alın. Üzerinde ‘‘üç alana bir bedava’’ etiketi olan ürünler, sadece her üçünü de kullanacak ve tüketecekseniz iyidir.
  5. Düzenli olarak satın aldığınız ürünlerin fiyat araştırmasını yapın ve satın almak için indirim zamanlarını bekleyin. Mağaza veya üretici indirim kuponlarını kullanın. Akıllı telefon veya tabletinize market uygulamalarından birini indirin ve kullanın. 
  6. Daha küçük veya hafif ürünleri satın almak bazen çok daha ekonomik olabilir. Hesap yapmak için akıllı telefonunuzdaki hesap makinesini veya ayrı bir hesap makinesi kullanın.
  7. Üzerinde marka olmayan ve/veya mağaza ürünlerini, otomatik olarak göz ardı etmeyin. Bunların çoğunluğu, markanın sahibi asıl üreticiler tarafından sadece farklı etiketlerle imal edilirler.
  8. Bir ürün indirimde dahi ise sadece ihtiyacınız varsa ve kullanacaksanız satın alın. İndirimin dayanılmaz cazibesine sakın kapılmayın, kendinizle mücadele edin.

Yukarıdaki 25 alışveriş tavsiyesi size çok uzun geldiyse ve sadece tek bir tavsiye istiyorsanız; pişirmeyi düşündüğünüz yemekleri bir hafta önceden planlayın ve bu plana göre bir alışveriş listesi hazırlayın. Yemek planını hazırlarken evde neler olduğunu mutlaka kontrol edin ki gereksiz alışveriş yapmayın.

Önceki Makale  KUMPASDER BASIN AÇIKLAMASI

AMPUL SEÇİMİ ÇOK ÖNEMLİDİR! Akkor Ampul ömrü ortalama 750-2000 saattir ve enerjisinin %90’ını ısı olarak verir. Floresan ampulün ortalama ömrü ise 8.000-10.000 saattir ve geleneksel akkor ampule göre %75 oranında daha az elektrik kullanır. LED ampulün ortalama ömrü ise 30.000-50.000 saat arasındadır ve geleneksel akkor ampule göre %75-80 oranında daha az elektrik kullanır.

Hâlâ yeteri kadar para kurtardığınızı düşünmüyorsanız; daha ucuz bir eve taşınabilir, ısınma maliyetlerinizi düşürebilir, elektrik, su ve doğal gaz giderlerinizi azaltabilirsiniz. Elektrik tüketimini azaltmak için işe konvansiyonel ampulleri LED ampuller ile değiştirerek başlayabilirsiniz. Dışarıda yemek yemeyi de unutun, evde yenen yemekler hem çok daha sağlıklı hem de hesaplıdır. Buzlu çay, soda ve diğer içecek alışkanlığınız var ise en kısa zamanda bu kötü ve pahalı alışkanlıklarınızdan kurtulun ve bol bol su için. Sağlığınız ve bütçeniz açısından çok daha iyidir.

Biraz da Psikoloji

Müzik

Süpermarkette çalan ağır ve sakinleştirici müziğin etkisinden uzak durun, bu tür müzik kalp atışlarınızı yavaşlatır, rahatlamanızı sağlar ve daha yavaş alışveriş yapmanıza neden olur. Araştırmalara göre yavaş alışveriş, insanların daha fazla para harcamalarına neden olmaktadır. Profesör Ronald E. Milliman tarafından yapılan ‘‘Süpermarket Müşterilerinin Davranışlarını Etkilemede Müziğin Kullanılması’’ konulu çalışmaya göre ağır ve sakinleştirici müzik çalan marketlerin satışları %40 oranında artmıştır.

Aşırı sürat felaket getirir! Trafik kurallarına lütfen uyunuz!

Bangor Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada, şok edici sonuçlara ulaşılmıştır: alışverişe başladıktan yaklaşık 23 dakika sonra, insanlar artık beyinlerinin mantık yerine duygusal bölümünü kullanmaya başlamakta, 40 dakika sonra ise beyin artık mantıksal düşünme yeteneğini tamamen kaybetmektedir. Bunun anlamı ise markette ne kadar uzun süre kalırsanız o kadar fazla gereksiz ürün alacağınızdır.

Süpermarketlerin kendileri açısından akıllıca olan bu taktiğinden kurtulmak çok basittir: kulaklığınızı takın ve mesela ‘‘Erik Dalı’’ şarkısını dinleyin. Kalp atışlarınız hızlanacak, bu da alışveriş işine çok daha fazla odaklanmanızı sağlayacaktır.

Özel Fiyat

Üzerinde renkli ve büyük harfler olan bir etiket mi gördünüz? Kendinize hâkim olun, sakın acele etmeyin ve satın alma kararı verirken iki kez düşünün. Bu tür etiketler yanıltıcı olabilirler. Üzerinde ‘‘İndirim ve En İyi Fiyat’’ yazan etiketler o ürünün en ucuz olduğu anlamına gelmez. Süpermarketler için bu yola başvurmak oldukça akılcı ve yapmaları için de çok güzel bir gerekçeleri var: müşterilerin %37’si üzerlerinde bu tür etiketler olan ürünlerin fiyatını dahi kontrol etmeden, otomatik olarak en hesaplı olduklarını kabul ediyormuş. Alışverişe başladıktan 23 dakika sonra mantıklı seçenekler yapma yeteneğinizi kaybettiğinizi hatırlayın. Örnek verelim mi?

‘‘10 tanesi 10 lira’’, ‘‘5 tanesi 5 lira’’ ve ‘‘Tanesi 1 lira’’.

79,50’ye satılan bir ürünün fiyatında%85 indirim yapılır ise yeni fiyat 11,56 mı eder?

Benzer etiketleri gördüğünüzde, hiç acele etmeyin ve kendinize, o ürüne gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını sorun. Aynı ürün, farklı mağazalarda yukarıdaki üç farklı etiketle satışa sunulmuş ve aslında fiyat aynı olmasına rağmen, tahmin edebileceğiniz gibi insanlara en cazip ve popüler gelen teklif  ‘‘10 tanesi 10 lira’’ olmuştur.

Sakın şimdi 10 tane alayım da bir dahaki sefere daha az alırım yanılgısına düşmeyin. Aldığınız 10 ürünü kullanmış olabileceğinizden bir sonraki alışverişinizde aynı numarayı bir kez daha yeme olasılığınız oldukça fazla olacaktır.

Örnek verelim; haftada altı şişe soda içme alışkanlığınız varsa ve hesaplı olduğunu sanarak (!) 12 şişe soda almışsanız, büyük bir olasılıkla soda içme alışkanlığınızı değiştirecek, o 12 sodayı bir haftada tüketecek ve bir sonraki alışverişinizde yine 12’lik soda alacaksınızdır.

Beynin alışveriş başladıktan 23 ve 40 dakika sonra ne durumlara düştüğünü yukarıda anlattık. Öyleyse basit hesaplamaları dahi yapmak için beyninizi değil bir hesap makinesi kullanın. Yanınızda artık bir hesap makinesi taşımaya da gerek yok, bırakın akıllı telefonunuz bu küçük hesaplamaları sizin için yapsın.

Daha pahalı olan ürünler daima göz seviyesindeki raflara yerleştirilir. Fotoğraf: Justin Tallis/WPA Pool/Getty Images

Göz Seviyesi

Alışverişi gözlerinizle yaptığınızı süpermarket işleticileri çok iyi bilmektedir. Almanızı istedikleri ürünleri raflarda göz hizanıza yerleştirirler. Bunların ille de en pahalı ürünler olması gerekmez, markete en fazla kâr getiren ürünlerdir bunlar. En ucuz ürünler genellikle en alt raflara yerleştirilir. Neden mi? Oralara bakmak ve hatta bazen eğilmek müşteriler için zordur da ondan.

Sizin göz seviyenizle en alt raf arasında kalan seviyeler de çocukların göz seviyesidir ve çocukların da bu süpermarket hilesinden kurtulma şansları yoktur. Bir daha alışverişe gittiğinizde dikkat edin, o seviyede sağlıksız ve parlak ambalajlar içinde çocuklarınıza yönelik ürünleri kolaylıkla fark edeceksiniz.

Her gördüğünüze hemen atlamayın ve her yere dikkatlice bakın. Sadece gözünüzün hizasındakilere bakmak süpermarket işleticilerinin sizin bakmanızı istedikleri yerlere bakmanıza neden olacaktır. Çocuklar mı dediniz? Onları alışverişe getirmeyin, getirmek zorunda iseniz, göz seviyelerinde gördükleri ürünleri alma talepleriyle savaşmaya da hazır olun.

Açlık Oyunları

Süpermarket işleticilerinin satış hileleri; sadece ağır tempolu müzikle alışveriş hızımızı yavaşlatmak ve satmak istedikleri ürünleri göz seviyemize yerleştirmek değildir. Onlar kendimizi ‘‘AÇ’’ hissetmemizi de isterler.

Nedenini açıklamaya sanırım gerek yok, aç iken daha fazla alışveriş yapıyoruz. Buraya kadar her şey normal gibi görünüyor. Peki, aç olmanın genel karar verme mekanizmasını olumsuz etkilediğini de biliyor musunuz?

Southern California Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre açlık, yiyecek haricindeki ürünleri satın alma kararlarını dahi etkilemektedir. Aç insanlar gereksiz ürünleri almanın yanı sıra ihtiyaçları olan ürünleri de gereğinden daha fazla satın almaktadırlar. Açken hissedeceğiniz sadece daha fazla yiyecek istiyorum hissi değildir, şaşırtıcı bir şekilde, aç iken yaptığınız alışverişte bu his ‘‘İSTİYORUM’’ hissine dönüşmektedir.

Çözüm ise tahmin edebileceğiniz gibi çok kolaydır: açken kesinlikle alışveriş yapmamalısınız. Alışverişe çıkmadan önce bir şeyler yiyin ve açlığınızı bastırın. Eğer yapabiliyorsanız alışverişi öğle veya akşam yemeği gibi bir ana öğün sonrasına planlayın. Çok yoğunsunuz ve alışveriş öncesi yemek yemeye vaktiniz mi yok? Sorun değil, hafif bir şeyler atıştırın. Ne? Ona da mı vaktiniz yok? O zaman sadece bir elma yemeniz yeterli olacaktır. Cornell Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre alışveriş öncesi bir adet elma yiyenlerin bisküvi yiyenlere nazaran %25 daha fazla meyve ve sebze satın aldıkları belirlenmiştir. Benzer sonuçlar, alışveriş öncesi şekerli yiyecekler yerine sağlıklı yiyecekler atıştıranlarda da görülmüştür.

Önceki Makale  Boşanmak İsteyen Çiftlere Zorunlu Eğitim

Büyük Alışveriş Arabaları

Marketlerde alışveriş yaparken marketin küçüldüğü hissine mi kapılıyorsunuz? Yanlış! Market eskisi gibi, büyüyen ise alışveriş arabalarının boyutları, giderek daha da büyümeye devam ediyorlar.

Neden mi? Bu da başka bir süpermarket hilesidir. Market alışveriş arabası 1938 yılında Sylvan Goldman tarafından Oklahoma’da icat edilmiştir ve günümüzde dünyanın her yerindeki marketlerin ayrılmaz bir parçasıdır. Çok masum görünüyor olsalar da sizin markette daha fazla alışveriş yapmanızı sağlayan bir araçtır.

Pazarlama danışmanı Andrew Lindstrom bir araştırma yapar ve müşterilere normal büyüklüğünden iki kat büyük alışveriş arabaları verir. Ve sonuçları karşılaştırır: daha büyük arabalarla alışveriş yapanlar, normal arabalarla alışveriş yapanlara oranla %40 daha fazla alışveriş yapmıştır. Neden mi? Tamamen psikolojik. Boş görünen alışveriş arabasını doldurma içgüdüsünden başka bir şey değil.

Çözüm ise oldukça basit, araba yerine bir alışveriş sepeti kullanın. Alacaklarınızın bir sepete sığacağını düşünüyorsanız hiç durmayın, araba yerine sepet kullanın. Ne mi olacaktır? Doldukça içine yeni ürünler koyma içgüdünüze karşı koymanız çok daha kolaylaşacaktır.

Fakat dikkatli olun! Uzmanların yaptığı bir araştırmaya göre, elinde sepetle alışveriş yapanlar, onu gereksiz sağlıksız yiyeceklerle doldurmaya çok daha eğilimli oluyorlarmış. Neden mi? Tamamen psikolojik; kollarınıza yaptığı iş için verdiğiniz bir bilinçaltı mükâfatı.

Dondurulmuş Yiyecekler

Yemek pişirmek zor iştir. Meyve ve sebzeleri yıkamak, soymak, doğramak oldukça uzun zaman alabilir ve yorucu olabilir. Aslında yemek hazırlama işine daha az zaman ayırma isteğinizde hiçbir problem yok. Bu nedenle marketler size geniş bir taze hazırlanmış yiyecek seçeneği sunmaktadır. Ne de olsa hayatlarımızı bizim için biraz kolaylaştırmak istiyorlar değil mi?

Değil! Bu yiyecekler, manav bölümünden aldığınız aynı ağırlıktaki emsallerine göre beş kat daha pahalı olabilirler.

Üstüne üstlük sağlıklı da değildirler. Sebze ve meyveler doğrandıktan hemen sonra tüketildiğinde besleyici özelliklerini korurlar. Bu nedenle hazırlanmış dondurulmuş ürünler kesinlikle tazeleri kadar besleyici ve sağlıklı değildir.

Yani kısaca hem paranıza hem de sağlığınıza mal olurlar. Çözüm ise çok basittir; zorunlu olmadıkça dondurulmuş hazır yiyecekleri satın almayın.

Devamlı Değişen Labirent

Her zaman gittiğiniz markette alışveriş yapıyorsunuz ve her zaman aynı yerde olan bir ürün şimdi orada değil, kendinizden o kadar eminsiniz.

Marketi avucunuzun içi gibi biliyorsunuz ve bugüne kadar aradığınız her şeyi elinizle koymuş gibi bulup hızlı alışveriş yapabiliyordunuz. İşte market işletmecileri için sorun buradadır. Yukarıda izah edildiği gibi, sizin alışverişi süratle tamamlamanızı istemezler ve ürünlerin yerlerini kasten değiştirirler.

Bazı ürünlerin yerleri ise asla değiştirilmez. Hatırlayın, girişte genellikle sizi çiçekler, meyveler ve sebzelerin parlak renkleri karşılar. Neden mi? Bu güzel ve parlak renkler sizi olumlu bir havaya sokarlar. Müşterilerin, çalışma gününün yorgunluğundan ve yükünden arındırılarak hoş bir vahada olumlu bir havaya sokulması ise geleneksel psikoloji ve pazarlamanın köşe taşlarından bir tanesidir.

DAHA GEÇEN GÜN BURADAYDI???

En çok ihtiyaç duyulan süt, yumurta ve ekmek gibi ürünler ise mağazanın en uzak köşesine yerleştirilirler ki onlara ulaşabilmek için mağazanın neredeyse tamamını aşmanız gerekir. Market işleticilerinin amacı; size sattıkları azami sayıda ürünü göstermektir.

Ürünlerin ara sıra yerlerinin değiştirilmesi müşterilerin alışveriş hızının yavaşlatılması için güzel ve etkili bir taktiktir. Ancak bu işlemin dengeli yapılması gerekmektedir. Müşteriler ürün aramaktan sıkılıp başka marketleri de tercih edebilirler.

Ne yazık ki müşteri olarak marketlerin ürün yeri değiştirme taktiklerine karşı yapabileceğiniz fazla bir şey yok. Siz en iyisi bir alışveriş listesi yapın, bu alacağınız ürünlere odaklanmanızı sağlayacaktır.

O ne? Yoğurtta indirim mi var? Peki, yoğurt alışveriş listenizde var mı? Hayır. Hiç durmayın ve devam edin. İtalya’da yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, alışverişe çıkmadan önce evde yapılan hazırlık, sizi çekici ürünleri almaktan caydıran en büyük etkendir.

Bedava Tadımlıklar

Herkes bedava yiyeceği sever. Ancak bir araştırma sonucuna göre bedava yiyecek teklifini geri çevirmeyip tadanların %75’i o ürünü alıyormuş, market işleticilerinin bedava ürünleri çok sevmelerinin nedeni işte tam da budur.

Bedava yiyecekler, satın alma kararınızda neden mi bu kadar etkili? Bilinçaltınızda size gülümseyen karşınızdaki insana güzel bir karşılık vermek istiyorsunuz da ondan. O size bedava yiyecek verdi ya, siz de karşınızdaki gülümseyen insana karşılığında sattığı ürünü alarak tepki gösteriyorsunuz. Bedava yiyeceklerin bir handikabı da iştahınızı artırarak satın alma güdünüzü tetiklemesidir. Dikkatli olun!

Tamamen bilimsel olan bu yazıdaki bütün fotoğraflar ‘‘ALAMAYAN DA VAR’’ gerçeğinden hareketle siyah beyaza dönüştürülmüştür. Bu yazının güncel siyasi tartışmalarla ilgili hiçbir bağlantısı yoktur.

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi:
Devamını oku:
ABD-Almanya Çatışması NATO Dağılıyor mu?

ABD-Almanya Çatışması NATO Dağılıyor mu? Almanya’nın ABD’ye karşı yaptırım uygulamayı...

İsrailli Karikatür Sanatçısı Kovuldu

Bütün hayvanlar eşittir, fakat bazı hayvanlar diğerlerinden daha fazla eşittir!...

ABD Yaptırımlarına Karşı Türkiye’nin Cevabı Ne Olmalı?

Demokles’in Kılıcı   ABD Yaptırımlarına Karşı Türkiye’nin Cevabı Ne Olmalı?...

Kadın Cinayetleri Mücadelesinde Erkek Platformları

Kadın Cinayetleri Mücadelesinde Erkek Platformları   Yazan: Sencer Başat  ...

İsrail Ordusundan Golan Tepelerindeki Bomba Sığınaklarının Açılması Emri

İsrail Ordusundan Golan Tepelerindeki Bomba Sığınaklarının Açılması Emri   Jewish...

Kapat