savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,3259
EURO
18,1953
ALTIN
1.024,88
BIST
2.533,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
24°C
Ankara
24°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Az Bulutlu
24°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
27°C

Spinoza’nın Tanrısı

Spinoza’nın Tanrısı

Spinoza’nın Tanrısı

 

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 19 Ekim 2020

 

Albert Einstein Birleşik Devletler üniversitelerinde dersler verirken öğrencilerin kendisine en çok sorduğu soru:

  • Tanrı’ya inanıyor musunuz?

Einstein bu soruya daima aynı yanıtı vermiştir:

  • Ben Spinoza’nın Tanrı’sına inanıyorum.

 

Baruch de Spinoza Hollandalı bir filozoftur ve Descartes ile birlikte, 17’nci yüzyıl felsefesinin en önde gelen rasyonalistlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

 

Spinoza’nın Tanrısının ne söylediklerine bakalım.

Dua etmeyi bırakın.

Yapmanızı istediğim şey dışarıya çıkmanız ve hayatın tadını çıkarmanızdır. Şarkı söylemenizi, eğlenmenizi ve sizin için yarattığım her şeyden zevk almanızı istiyorum.

Kendi kendinize inşa ettiğiniz ve benim evim olduğunu söylediğiniz o soğuk ve karanlık tapınaklara gitmeyi bırakın. Benim evim dağlarda, ormanlarda, nehirlerde, göllerde, kumsallardadır. Yaşadığım ve sizlere sevgimi ifade ettiğim yerler oralarıdır.

Yaşadığınız acınası hayat için beni suçlamayı bırakın; ben size asla sizde yanlış bir olduğunu veya sizin bir günahkâr olduğunuzu ya da cinselliğin kötü bir şey olduğunu söylemedim. Seks size verdiğim ve sevginizi, coşkunuzu, neşenizi ifade edebileceğiniz bir armağandır. Bu yüzden sizi inandırdıkları her şey için beni suçlamayı bırakın.

Benimle hiçbir ilgisi olmayan sözde kutsal kitapları okumaya son verin. Güneşin doğuşunda, bir manzarada, dostlarınızın gözlerinde, oğlunuzun gözlerinde okuyamıyorsanız beni hiçbir kitapta bulamazsınız!

Bana; ‘‘işimi nasıl yapacağımı söyler misin?’’ diye sormayı bırakın. Benden bu kadar korkmayı bırakın. Sizi yargılamıyorum veya eleştirmiyorum, ne size kızıyorum, ne de yaptıklarınızdan rahatsızlık duyuyorum. Ben katıksız sevgiyim.

Bağışlanmayı dilemeyi bırakın, affedilecek hiçbir şey yok. Eğer sizi ben yarattıysam… Sizi tutkular, eksiklikler, zevkler, duygular, ihtiyaçlar, tutarsızlıklarla… özgür bir iradeyle doldurdum. Size verdiğim bir şeye tepki gösterdiniz diye sizi nasıl suçlayabilirim? Seni yaratan ben isem, seni böyle olduğun için nasıl cezalandırabilirim? Kötü davrandıkları için bütün çocuklarımı sonsuza dek yakacak bir yer yaratabileceği mi sanıyorsunuz? Ne tür bir tanrı bunu yapar?

Herkese saygı gösterin ve size yapılmasını istemediğiniz şeyleri başkasına yapmayın. Sizden tek istediğim yaşamınıza dikkat etmenizdir, bu uyanıklık sizin yol göstericinizdir.

Sevdiğim, bu hayat bir test değil, yolunuzda atacağınız bir adım değil, prova değil, cennetin öncesi değil. Bu hayat, sahip olduğunuz ve ihtiyaç duyduğunuz tek şeydir.

Siz tamamen özgür bıraktım, mükâfat veya ceza yok, günahlar veya erdemler yok, hiç kimse bir işaret taşımıyor, hiç kimse kayıt tutmuyor.

Kendi yaşamınızı yaratmakta tamamen özgürsünüz. Cennet veya cehennem.

Size bu yaşamdan sonra bir şey olup olmadığını söyleyemem, fakat bir ipucu verebilirim. Yokmuş gibi yaşayın. Eğlenmek, sevmek ve var olmak için tek şansınız buymuş gibi yaşayın.


Yani, sonrasında hiçbir şey yoksa size verdiğim fırsatın tadını çıkarmış olacaksınız. Eğer var ise emin olun ki size doğru mu yoksa yanlış mı davrandığınızı sormayacağım, size soracaklarım; Hoşunuza gitti mi? Eğlendiniz mi? En çok neyi beğendiniz? Ne öğrendiniz?…

Bana inanmayı, varsayımlara, tahminlere, hayal etmeye inanmayı bırakın. Bana inanmanızı istemiyorum, sizden istediğim kendinize inanmanızdır.  Beni, sevdiklerinizi öptüğünüzde, küçük kızınızın üstünü örttüğünüzde, köpeğinizi sevdiğinizde denizde yüzdüğünüzde içinizde hissetmenizi istiyorum.

Bana dua etmeyi bırakın, ne tür ego manyak bir Tanrı olduğumu sanıyorsunuz?


Dua edilmekten bıktım. Şükredilmekten bıktım. Minnettar mı hissediyorsunuz? Kendinize, sağlığınıza, ilişkilerinize, dünyaya özen göstererek bunu kanıtlayın. Sevincinizi ifade edin! Bana şükretmenin yolu budur.

İşleri karmaşıklaştırmayı ve benim hakkımda size öğretilenleri papağan gibi tekrarlamayı bırakın.

Neden daha fazla mucizelere gerek duyuyorsunuz? Neden bu kadar çok açıklamaya ihtiyaç var?

Kesin olan tek şey burada olduğun ve yaşadığındır, bu dünya mucizelerle doludur.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.