savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,7832
EURO
17,4971
ALTIN
976,05
BIST
2.443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
27°C
Ankara
27°C
Açık
Pazartesi Açık
27°C
Salı Açık
28°C
Çarşamba Açık
30°C
Perşembe Az Bulutlu
29°C

Sivilleri Açlıktan Öldürmek Savaş Suçudur!

Sivilleri Açlıktan Öldürmek Savaş Suçudur!

Gıda Güvenliği

Sivilleri Açlıktan Öldürmek Savaş Suçudur!

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 2417 (2018) sayılı kararında, sivillerin bir savaş yöntemi olarak açlıktan öldürülmesinin yanı sıra sivil nüfusa insani maksatlı erişimin illegal şekilde engellenmesi şiddetle kınanmaktadır. Kararda; sivilleri açlıktan öldürmenin savaş yöntemi olarak kullanılmasının savaş  suçu oluşturabileceği ifade edilmektedir.

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 23 Mayıs 2022

Kaynak: Adobe Stock

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin (UNSC – United Nations Security Council) 2417 (2018) sayılı kararında, sivillerin bir savaş yöntemi olarak açlıktan öldürülmesinin yanı sıra sivil nüfusa insani maksatlı erişimin illegal şekilde engellenmesi şiddetle kınanmaktadır.

Kararda; sivilleri açlıktan öldürmenin savaş yöntemi olarak kullanılmasının savaş  suçu oluşturabileceği de ifade edilmektedir.

ABD Dışişleri Bakanı Antony J. Blinken, BM Güvenlik Konseyi’nin Gıda Güvensizliği ve Çatışma konulu toplantısında, BM Güvenlik Konseyi’nin 2417 sayılı kararına dikkat çekmiştir.

Dünyanın çeşitli yerlerindeki çatışmaların gıda krizini giderek daha da kötüleştirdiğini söyleyen Bay Blinken, Gıda ve Tarım Örgütü (FAO – Food & Agriculture Organization) ve Dünya Gıda Programı (WFP – World Food Programme) verilerine atıfta bulunarak; 2020 yılında gıda güvensizliiğinden etkilenen 100 milyon rakamının, 2021’de 139 milyona, 2022’de ise tahmini olarak 161 milyona çıktığının altını çizmiştir. Blinken ayrıca; Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı sebepsiz savaş nedeniyle Dünya Bankası’nın (The World Bank), bu rakama 40 milyon insan daha ekleneceğini düşündüğünü de ifade etmiştir.

Rusya Federasyonu’nun 2417 sayılı kararı aleni bir şekilde ihlal ettiğini ve sivilleri aç bırakarak hedeflerine ulaşmaya çalıştığını söyleyen Bay Blinken, Rusya’nın bütün BM üye devletlerinin ortak güvenlik ve refahının ayrılmaz bir parçası olan kurallara dayalı uluslararası düzeni ihlal ettiğini ve başta daimi üyeler olmak üzere Güvenlik Konseyi’nin harekete geçmesi gerektiğini dile getirmiştir.

DÜNYA AÇLIK HARİTASI 2021

Bay Blinken’in konuşma yaparken unuttuğu birkaç husustan bahsedelim; ABD Enerji Bakanlığı’ndan (Department of Energy) Andrew Light’a göre, 2022 yılında Avrupa’ya ulaştırılan ABD LNG (Liquefied Natural Gas – Sıvılaştırılmış Doğal Gaz) kargo tanker sayısı 60 olmuştur ve bu miktar, zor zamanlarında Avrupa’ya sağlanan ilave LNG’nin yaklaşık olarak yarısını oluşturmaktadır. ABD LNG üreticileri yüksek Avrupa doğal gaz fiyatlarına çok iyi tepki göstermiş ve Amerika Birleşik Devletleri Ocak 2022’de dünyanın en büyük LNG ihracatçısı konumuna yerleşmiştir.

ABD, bugüne kadar Ukrayna’ya milyarlarca dolar silah yardımı yapmış, ABD Temsilciler Meclisi’nde son yapılan oylamada, Ukrayna’ya 40 milyar dolar (34.7 milyar doları askeri yardım) daha askeri ve insani yardım yapılması yönündeki  yasa teklifi kabul edilmiştir. Yardım tutarı, Başkan Joe Biden tarafından talep edilenden 7 (yedi) milyar dolar daha fazladır. Yasa teklifinin önümüzdeki günlerde Senato’da görüşülmesi ve  iki partinin de desteklediği tasarının büyük bir çoğunlukla onaylanması beklenmektedir.

Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesinin Karadeniz’in büyük bir bölümünde deniz ticaretini durdurduğunu ve tarım ürünleri ihracatını engelleyerek küresel gıda ikmalini tehlikeye attığını öne süren Bay Blinken, Rusya’nın işgalin ilk günü bütün üyelere yaptığı; Karadeniz’in önemli bölgelerinin deniz ticaretine kapatıldığını bildiren resmi uyarıyı hatırlatarak, Ukrayna’ya güvenli erişimi engellediğini ifade etmiştir.

Karadeniz’de deniz ticareti yolları. Kaynak: ResearchGate

Rusya’nın Kerch Boğazı’nı kapattığını, Azak Denizi’ndeki kontrolünü sıkılaştırdığını,  Ukrayna limanları açıklarına Rus savaş gemileri yerleştirdiğini ve Ukrayna limanlarını defalarca vurduğunu söyleyen Bay Blinken, Rusya’nın yaptıklarının Odessa limanı ve çevresindeki bütün ticari deniz trafiğini kestiğini ileri sürmüştür.

Rusya’nın benzer saldırıları Ukrayna topraklarında da gerçekleştirdiğini anlatan Bay Blinken, Rusya’yı su, elektrik, demiryolu hatları gibi gıda üretimi ve ulaşımında kritik öneme sahip Ukrayna altyapısına defalarca saldırılar düzenlemek, Ukrayna tahıl depolarını imha etmek ve yasadışı olarak işgal ettiği bölgelerdeki gıda stoklarını çalmakla suçlamıştır. Bay Blinken’e göre Ruslar, milyonlarca Ukraynalı ve dünyanın her yerindeki milyonlarca insana ulaştırılması gereken gıdayı rehin almış durumdadır.

Rus ordusunun Mariupol ve diğer kuşatılmış Ukrayna kentlerinde, kuşatma altındaki masum sivillere gıda ve diğer insani yardımların ulaşmasını defalarca engellediğini de ileri süren Bay Blinken, binlerce Ukraynalının hâlâ kapana kısılmış durumda olduğunun da altını çizmiştir.

Rus Hükümeti’nin ordusuyla başaramadığını, yiyecekleri bir silah olarak kullanarak gerçekleştirmek istediğini iddia eden Bay Blinken’e göre Ukrayna halkı kendisini ve dünyayı beslemek için büyük çaba sarf etmekte ve çiftçiler buğday ve diğer mahsülleri üretmek için hayatlarını riske atmaktadır. Bay Blinken’in iddialarına göre Ukraynalı çiftçiler, mayınla kaplı tarlalarına geri dönmüş ve kurşun geçirmez yelekler ve başlıklarla hasatlarını yapmaktadır.

Hasat esnasında kurşun geçirmez yelek giyen Ukraynalı bir çiftçi. Kaynak: Dmytro Smoliyenko/Ukrinform/Future Publishing/Getty Images.

Bay Blinken, Rus Hükümeti’nin eylemleri nedeniyle küresel gıda arzının azaldığını, fiyatların hızla yükseldiğini ve dünya genelinde daha fazla insanın gıda güvensizliği yaşadığı bir ortamda, 20 milyon ton tahılın Ukrayna stoklarında beklediğine dikkat çekmiştir. Bay Blinken’e göre buğday ihtiyacının %80’ini Ukrayna’dan karşılayan Lübnan ve Rus tankları Ukrayna’ya girmeden önce de kıtlık tehlikesi eşiğinde olan Somali büyük risk altındadır.

Rusya’nın küresel gıda krizine uluslararası toplumun uyguladığı yaptırımların neden olduğu yönündeki iddiasına da yanıt veren Bay Blinken, yaptırımların Karadeniz limanlarını kapatmadığını, yiyecekle dolu gemileri alıkoymadığını, Ukrayna tahıl silolarını boşaltmadığını, Ukrayna tarım ekipmanlarını çalmadığını ve Ukrayna demir ve karayollarını imha etmediğini söylemiştir.

Yaptırımların, Rusya’nın gıda ve gübre ihraç etmesini engellemediğini savunan Bay Blinken, Rusya’dan gıda, gübre ve tohum tedarikine yaptırım uygulanmadığının altını çizerek, yiyecekleri silah olarak kullanma kararının sadece Moskova yönetimine ait bir yaklaşım olduğunu söylemiştir.

Konuşmasının son bölümünde Güvenlik Konseyi’nin uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden gıda krizini ele alma konusunda sorumluluğu olduğu ve Ukrayna’daki vahşetleri ve küresel gıda krizine neden olması nedeniyle Rusya’nın yaptıklarından sorumlu tutulması gerektiğinin altını çizen ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Rusya Federasyonu’na aşağıdaki çağrıları yapmıştır:

  • Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki limanlara uygulanan blokelerin kaldırılması,
  • Ukrayna’dan yiyecek taşıyan gemilerin, trenlerin ve kamyonların serbest dolaşımına izin verilmesi,
  • Kuşatma altındaki Ukrayna kasaba ve kentlerindeki sivillere gıda ve diğer insani yardım malzemelerinin ulaştırılmasının engellenmesinin durdurulması ve
  • Rusya’yı eleştiren ülkelerin, Moskova taraffından gıda ve gübre ihracatını durdurmakla tehdit edilmekten vazgeçilmesi.

Konuşmasının son bölümünde Rusya Federasyonu’nun gıda güvensizliğini kendi kötü maksatları için istismar eden tek ülke olmadığını belirten blinken, Güney Sudan’daki silahlı gruplar ve savaşan tarafların yıllardır sivillere insani  yardım yapılmasını engellemesi  nedeniyle 7 milyon kadar insanın gıda kriziyle karşı karşıya olduğunu belirtmiştir.

Bay Blinken ayrıca, Suriye’de Assad rejiminin Kremlin’in süregelen desteğiyle, Doğu Ghouta gibi bazı yerlerde uyguladığı kuşatmalar nedeniyle kendi halkının aç kalmasına neden olduğunu da dile getirmiştir. Bay Blinken’in iddialarına göre Assad rejimi rutin olarak insani yardımları engellemekte ve Birleşmiş Milletler yardım konvoylarını soymakta ve hatta saldırmaktadır.

900 gün süren Nazi Kuşatması esnasında aç kalan Leningrad halkından 2.000 kişi yıllar sonra ortaya çıkan polis kayıtlarına göre yamyamlıktan tutuklanmıştır. Kaynak: ITMO.NEWS

Birleşmiş Milletler teşkilatının tahminen bir milyon Rus vatandaşının hayatlarını kaybettiği Leningrad Kuşatması esnasında olduğu gibi, açlığın sivillere karşı bir silah olarak kullanılması vahşeti de dahil olmak üzere, insan haklarını geliştirmek ve vahşeti önlemek amacıyla kurulduğunu hatırlatan Bay Blinken, Leningrad Kuşatması esnasında hayatlarını kaybeden kurbanlar arasında Devlet Başkanı Vladimir Putin’in henüz bir yaşındaki erkek kardeşinin olduğunu da hatırlatmıştır.

Konuşmasında Holodomor Trajedisi’ne de değinen Bay Blinken, BM Güvenlik Konseyi tarafından açlığın sivillere karşı bir silah olarak kullanılmasının insanlığa karşı işlenen suç veya savaş suçu sayılması yönünde bir karar alınması konusuna ise hiç değinmemiştir. Bay Blinken, BM Güvenlik Konseyi’nin gıda üretim ve dağıtım araçlarına saldıran, insani yardımların ihtiyacı olanlara ulaştırılmasını engelleyen, sivil halkı kuşatan hükümetler ve silahlı grupları sürekli olarak uyarması gerektiğini savunmuştur.

Holodomor Trajedisi, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde (1932-1933), Joseph Stalin’in kolektivizm politikası sonucu gerçekleşen Ukrayna tarihinin en acı olayında, milyonlarca insan aç bırakılarak ölüme terk edilmiştir. Ukrayna nüfusunun %13’üne karşılık gelen yaklaşık 4.5 milyon insan hayatını kaybetmiştir. Holodomor kelimesi Ukrayna lisanında ‘‘AÇLIKTAN ÖLDÜRME’’ anlamına gelmektedir. Ukrayna lisanındaki bir sözlükte Holodomor kelimesi; ‘‘suçlu bir rejim tarafından bir ülkenin nüfusuna karşı organize edilen büyük ölçekli suni açlık’’ olarak tanımlanmaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.