savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,7832
EURO
17,4971
ALTIN
976,05
BIST
2.443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
27°C
Ankara
27°C
Açık
Pazartesi Açık
27°C
Salı Açık
29°C
Çarşamba Açık
30°C
Perşembe Az Bulutlu
29°C

Oynatalım Uğurcum Serisi-14 İki Benzemez; Zürriyetsiz & Şerefsiz

Oynatalım Uğurcum Serisi-14 İki Benzemez; Zürriyetsiz & Şerefsiz

Oynatalım Uğurcum Serisi-14

İki Benzemez; Zürriyetsiz & Şerefsiz

“Biri birine ‘zürriyetsiz’ dedi. Öbürü öbürüne ‘şerefsiz’ dedi. Öbürü öbürüne ‘ver Bilal’i al hilali’ dedi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 24 Mart 2022

MHP Genel Başkan Yardımcısı Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. E. Semih Yalçın

‘‘Bütün kamuoyu öğrenmiştir ki Devlet Bahçeli’yi aile, çoluk çocuk bilmemekle suçlayan Başbakan’ın asıl kendisi çoluk çocuk umursamayan adamdır. Başbakan Erdoğan, Gezi Parkı olayları sırasında gençlerin öldürülmelerinden en ufak üzüntü duymamıştır. Onun için varsa yoksa kendi çocukları, kendi evlatlarıdır. Onlar emniyette olduğu sürece, vatandaşın çocukları yerlerde sürünmüş, sokaklarda dövülerek katledilmiş, kurşunlara hedef olmuş, hiç önemli değildir. Millet evlatlarının taşıdığı canın, Başbakan nazarında hiçbir kıymeti yoktur. Partisine muhalefet eden herkes terörist, kendisiyle işbirliği yapan herkes terörist de olsa demokrasi kahramanıdır.

Hiç şüphemiz yok ki zürriyet üzerinden siyaset yapanın zürriyetinden şüphesi vardır. Bir ara da Tayyip Erdoğan’ın genel başkan yardımcılarından biri zürriyet üzerinden siyaset yaparak ruh zürriyetinden mahrum olduğunu ortaya koymuştur. Şimdi bu ruh zürriyetinden mahrumiyet hastalığının kimden bulaştığı Başbakanın ifadeleriyle ayan beyan ortaya çıkmıştır.

Kendi zürriyetinden gelenleri yasaları değiştirerek, hukuku ayaklar altına alıp yargıyı kendine bende kılarak koruyan bir Başbakan’ın, aileleri ve evlatlarımızı istismara kalkışması manidardır. Saptırmanın, karatmanın bu kadarı, Başbakan’ın kıratını ve seviyesini ortaya koymaktadır. Bu acınası durum; Başbakan’ın artık istismar edecek malzemesi kalmadığının da göstergesidir. Millet; haksızken haklı çıkmak için zürriyetiyle övünen, onu pazara düşüren bir Başbakan istememektedir. Cahiliye devrinin âdetlerini geri getiren bu iğrenç istismarın sonu sandıkta mağlubiyetle bitecektir. AKP’nin siyasi zürriyeti kesilmiştir; Başbakan Erdoğan, artık siyaseten ‘ebter’[i] duruma düşmüş bir partinin lideridir.

Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en liyakatsiz ve ehliyetsiz Başbakan’ı tarafından yönetilmektedir. Başbakan Erdoğan; hasbelkader oturduğu makamı hazmedememiş, giydiği gömlek kendisine birkaç numara bol gelmiştir. Bulunduğu makamda o kadar sırıtmaktadır ki, bunun kendisi de farkına varmıştır. İşte bu yüzden sürekli insanları aşağılayan, kendi nefsini öven egoist bir dil kullanmaktadır. Anamızın bacımızın başörtüsünün arkasına saklanması da bundandır.

Başbakan’ın, Devlet Bahçeli’nin uçağa binip binmemesi meselesini gündeme getirmesi, kendisinin sürekli uçağa binip dolaştığını böbürlenerek anlatması da çocukçadır. Bu tutumu, mahalledeki yaramaz ve hayta çocuğun öteki oyun arkadaşlarına ‘Bak benim arabam pilli, sizinki tahtadan’ demesinden farksızdır. Yakında 60 yaşını bitirecek olan Başbakan’ın tavırlarındaki bu huşunet, huysuzluk ve inatçılık; iyi yaşanmamış bir çocukluğun, milletin değerleriyle çelişen bir terbiyenin ve gelişmemiş bir şahsiyetin izlerini taşımaktadır. İktidarın başı; oturduğu koltuğu oyuncak, milleti de oyun aleti zannetmektedir.

Asıl üzücü olan Başbakan’ın yaşadığı bu yaman karakter sınavının ve hazımsızlık girdabına savrulmanın bedelini millete ödetmesidir. Ne yazık ki yaptığı affedilmez yanlışların, hoşgörüsüzlüğünün, uyumsuzluğunun, kavgacılığının ve kindarlığının karşılığı, Türk milletine dikta ve baskı rejimi olarak yansımaktadır.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. E. Semih Yalçın’dan sürekli uçağa binip dolaştığını böbürlenerek anlatan Erdoğan’a yanıtta geçen pilli ve tahta arabalar. Acaba kimin arabası pilli?

 ‘Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür parçalanamaz’ ifadesi, Başbakan’ın ağzında eğreti durmuştur. Sayın Başbakan; hükümetinin bölücü başı ile pazarlıklarını, PKK’ya özerklik yolunu açma girişimlerini gizleme gayreti taşıyan sözleriyle artık milleti aldatıp kandıramayacaktır. Cumhuriyet’in temellerinin Sivas’ta atıldığın söyleyerek bundan kendine pay çıkarmaya çalışan Başbakan’ın bütün icraatının; Cumhuriyet’i ortadan kaldırmaya, Türk vatanını bölmeye ve güneydoğuda alternatif bir devlet kurmaya yönelik olduğu, milletin malumudur. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yalanı bu kadar fütursuzca söyleyen bir Başbakan daha görülmemiştir. Türk milleti onu ve partisini yalanlarıyla birlikte önce sandığı gömecek, sonra da tüyü bitmemiş yetimlerin, ailelerin ve çoluk çocuğun hakkını haramzadelere dağıtmasının hesabını soracaktır.

[i] Ebter – Sonu gelmeyecek, soyu kesik adam. Kevser suresinde geçen, soyu kesik, erkek çocuğu olmayan anlamında, Hz Muhammed(s.a.v)’in erkek çocukları Kasım ve İbrahim’in küçük yaşta ölmeleri üzerine putperest cahil Arapların Hz. Muhammed (s.a.v)’e sataşmak için kullandıkları kelime. Bu durum Tekasur ve Kevser Surelerinin inişine neden olmuştur.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.