savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,7832
EURO
17,4971
ALTIN
976,05
BIST
2.443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
27°C
Ankara
27°C
Açık
Pazartesi Açık
27°C
Salı Açık
29°C
Çarşamba Açık
30°C
Perşembe Az Bulutlu
29°C

Montreux Boğazlar Sözleşmesi

Montreux Boğazlar Sözleşmesi

Birisi zevzeklik mi dedi?

Montreux Boğazlar Sözleşmesi

Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşında yenilgisi sonrasında İstanbul Boğazı’nın kontrolü uluslararası bir komisyona verilmiş, Türkiye ancak 1936 yılında imzalanan Montreux Boğazlar Sözleşmesi ile boğazın yeniden kontrol ve savaş gemilerinin geçişlerini düzenleme hakkına sahip olmuştur.

Ercan Caner,  Sun Savunma Net, 28 Şubat 2022

 

1923 yılında imzalanan Boğazlar Sözleşmesi ile İstanbul ve Çanakkale boğazları ile ilgili geçici düzenlemeler getirilmiş ve askeri olmayan gemi ve uçakların barış zamanında boğazlardan geçişi ile Türk askerinin kıyılarında asker bulundurması yasaklanmış ve boğazların her iki kıyısı da askerden arındırılmıştır.

Türkiye, Bulgaristan, Fransa, İngiltere, Avustralya, Yunanistan, Japonya, Romanya, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ve Yugoslavya tarafından 20 Temmuz 1936 tarihinde imzalanan Montreux Sözleşmesi; Karadeniz’de barış, güvenlik ve istikrarın sürdürülmesinde kilit bir rol oynamaktadır.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin süresi yürürlüğe giriş tarihinden başlamak üzere 20 yıldır, fakat sözleşmenin birinci maddesiyle düzenlenen; Boğazlar’da denizden geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğünün süresi sonsuzdur. 20 yıllık sürenin bitiminden iki yıl önce anlaşmayı imzalayan taraflardan bir tanesi Fransız Hükümetine sözleşmeyi sona erdirme ön bildirimi vermemiş ise sona erdirme ön bildiriminin gönderilmesinden başlayarak iki yıl geçinceye kadar yürürlükte kalacaktır.

Rusya 2014 yılında Kırım’ı ilhak ettikten sonra asker sayısını 31,500’e çıkarmanın yanı sıra aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi silah sistemlerinin sayısını da artırmıştır. Rusya’nın ilhak ettiği Kırım’daki askeri varlığını 2025 yılına kadar 1.5 kat daha artırması beklenmektedir.

Kara, deniz ve hava unsurlarından oluşan Rus kuvvetleri; Kırım’a konuşlandırdığı çeşitli menzildeki füze sistemleri de göz önüne alındığında Azak, Karadeniz ve hatta Akdeniz’de kapsamlı askeri operasyonlar icra edebilecek durumdadır.

Rusya, ilhak ettiği Kırım’a konuşlandırdığı füze sistemleri sayesinde bütün potansiyel rakiplerini bu bölgeden uzak tutma imkân ve kabiliyetine sahiptir. Rusya, şekilde görülen füze sistemlerine ilave olarak orta menzilli BUK-2, TOR-2 ve PANTSIR hava savunma sistemlerini de Kırım’da konuşlandırmayı planlamaktadır.

Rusya Federasyonu 1997 yılında Ukrayna ile imzaladığı Karadeniz Donanması’nın statüsüyle ilgili anlaşmayı tek taraflı olarak iptal etmiştir. Bu anlaşmanın beşinci maddesine göre Rusya Federasyonu, Ukrayna’ya ait bölgede bulunan Karadeniz Donanması’nda nükleer silah bulundurmamayı taahhüt etmiştir. Her ne kadar uluslar arası büyük bir tepkiye neden olsa da ve nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmalarına aykırı olsa da Rusya Federasyonu Kırım’ın artık Ukrayna’ya ait olmadığını öne sürerek burada nükleer silah konuşlandırabilir.

 

Montreux Boğazlar Sözleşmesi Birleşmiş Milletler Kayıt Bilgileri

Kayıt Numarası: 4015

Kaydettiren Ülke: Türkiye

Yer ve Tarih: Montreux, 20 Temmuz 1936

Uygulamaya Giriş Tarihi: Provizyon olarak 15 Ağustos 1936, kesin olarak 09 Kasım 1936. Madde 26 gereği.

Orijinal Metin: İngilizce, Ekler: İlaveler ve Protokol

Kayıt Tarihi: 11 Aralık 1936, Türkiye

İçerik: Suyolları – Su Kaynakları,

Anlaşma Tipi: Çoklu

MONTREUX BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ

BOĞAZLAR REJİMİNE İLİŞKİN OLARAK, MONTREUX’DE 20 TEMMUZ 1936’DA İMZALANAN SÖZLEŞME

  • Ticaret Gemileri
  • Savaş Gemileri
  • Uçaklar
  • Genel Hükümler
  • Son Hükümler

EKLER

  • EK-I Vergi ve Harçlar
  • EK-II Savaş Gemileri ve Tonajları
  • EK-III
  • EK-IV

Montreux Boğazlar Sözleşmesinin imzalandığı İsviçre’nin Montreux kentinin genel görünümü. Kaynak: Pinterest

Birinci Madde

Bağıtlı Yüksek Taraflar, Boğazlar’da denizden geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğü ilkesini kabul ederler ve doğrularlar.

Bu özgürlüğün kullanılışı bundan böyle işbu Sözleşme hükümleriyle düzenlenmiştir.

KESİM I. – TİCARET GEMİLERİ

Madde 2

Barış zamanında, ticaret gemileri, gündüz ve gece, bayrak ve taşıdıkları yük ne olursa olsun, aşağıdaki 3’üncü madde hükümleri saklı kalmak üzere, hiçbir işlem (formalite) olmaksızın, Boğazlardan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) tam özgürlüğünden yararlanacaklardır. Bu gemiler, Boğazların bir limanına uğramaksızın transit geçerlerken, Türk makamlarınca, alınması işbu Sözleşmesinin I sayılı Ek’inde öngörülen vergilerden ve harçlardan başka, bu gemilerden hiçbir vergi ya da harç alınmayacaktır.

Bu vergilerin ya da harçların alınmasını kolaylaştırmak üzere, Boğazlardan geçecek ticaret gemileri, 3’üncü maddede belirtilen istasyonun görevlilerine adlarını, uyrukluklarını, tonajlarını, gidecekleri yeri ve nereden geldiklerini bildireceklerdir.

Kılavuzluk ve yedekçilik (römorkörcülük) isteğe bağlı kalmaktadır.

Özellikle İstanbul boğazında kılavuzluk ve yedekçilik hizmetlerinin isteğe bağlı olması sık kazalara neden olmaktadır.

Madde 3

Ege Denizi’nden ya da Karadeniz’den Boğazlara giren her gemi, uluslararası sağlık kuralları çerçevesinde Türk yasalarıyla koyulmuş olan sağlık denetimi için, Boğazların girişine yakın bir sağlık istasyonunda duracaktır. Bu denetim, bir temiz sağlık belgesi ya da işbu maddenin ikinci fıkrasındaki hükümlerin kapsamına girmediklerini doğrulayan bir sağlık bildirisi gösteren gemiler için, gündüz ve gece, olabilen en büyük hızla yapılacak ve bu gemiler Boğazlardan geçişleri sırasında başka hiçbir duruş zorunda bırakılmayacaklardır.

İçinde veba, kolera, sarıhumma, lekeli humma ya da çiçek hastalığı olayları bulunan ya da yedi günden az bir süre önce bu hastalıklar bulunmuş olan gemilerle, bulaşık bir limandan beş kez yirmi-dört saatten az bir süreden beri ayrılmış olan gemiler, Türk makamlarının gösterebilecekleri sağlık koruma görevlilerini gemiye almak üzere, sağlık istasyonunda duracaklardır. Bu yüzden, hiçbir vergi ya da harç alınmayacaktır; sağlık koruma görevlileri Boğazların çıkışında bir sağlık istasyonunda gemiden indirileceklerdir.

Madde 4

Savaş zamanında, Türkiye savaşan değilse, ticaret gemileri, bayrak ve yük ne olursa olsun, 2’nci ve 3’üncü maddelerde öngörülen koşullar içinde Boğazlardan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğünden yararlanacaklardır.

Kılavuzluk ve yedekçilik (römorkörcülük) isteğe bağlı kalmaktadır.

ULUS Gazetesinin 21 Temmuz 1936 tarihli sayısının manşeti: Askerimiz bugün öğleyin Çanakkale’ye girmiş olacak. Montreux sözleşmesi adeta bir ikinci Çanakkale Harbi zaferi niteliğindedir.

Madde 5

Savaş zamanında, Türkiye savaşmış ise, Türkiye ile savaşta olan bir ülkeye bağlı olmayan ticaret gemileri, düşmana hiçbir biçimde yardım etmemek koşuluyla, Boğazlar’da geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğünden yararlanacaklardır.

Bu gemiler Boğazlara gündüz girecekler ve geçiş, her seferinde, Türk makamlarınca gösterilecek yoldan yapılacaktır.

Madde 6

Türkiye’nin kendisini pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karşısında sayması durumunda, 2’nci madde hükümlerinin uygulanması yine de sürdürülecektir; ancak, gemilerin Boğazlara gündüz girmeleri ve geçişin, her seferinde, Türk makamlarınca gösterilen yoldan yapılması gerekecektir.

Kılavuzluk, bu durumda, zorunlu kılınabilecek, ancak ücrete bağlı olmayacaktır.

ATATÜRK Türkiye’sinin zaferleri, bütün Türk halkını sonsuza dek gururlandırması gereken zaferlerdir. Tarihini unutan bütün milletler önünde sonunda yok olmaya mahkûmdur.

Madde 7

“Ticaret gemileri” terimi, işbu Sözleşmenin II. Kesiminin kapsamına girmeyen bütün gemilere uygulanır.

KESİM II. – SAVAŞ GEMİLERİ

Madde 8

İşbu Sözleşme bakımından, savaş gemilerine ve bu gemilerin nitelikleriyle tonajlarının hesabı için uygulanacak tanımlama, işbu Sözleşmenin II sayılı Ek’inde yer alan tanımlamalardır.

Madde 9

Deniz kuvvetlerinin, sıvı olsun ya da olmasın, yakıt taşımak için özellikle yapılmış olan yardımcı gemileri, 13’üncü maddede belirtilen ön-bildirim koşuluna bağlı tutulmayacaklar ve Boğazları tek başlarına geçmek koşuluyla, 14. ve 18’inci maddeler gereğince sınırlamaya bağlı tonajlar hesabına katılmayacaklardır. Bununla birlikte, bu gemilerin, öteki geçiş koşullan bakımından, savaş gemileriyle bir tutulmaları süre gidecektir.

İstanbul Boğazı’nda gururla seyreden Türk savaş gemileri. Ey şanlı ordu, ey şanlı asker, Haydi gazanfer umman-ı safter, Bir elde kalkan, bir elde hançer, Serhadde doğru ey şanlı asker. Deryada olsa her şey muzaffer, Dillerde tekbir, Allahü ekber, Allahü ekber, Allahü ekber, Ordumuz olsun daim muzaffer. Eski Ordu Marşı.

Bir önceki fıkrada belirtilen yardımcı gemiler, öngörülen kural dışılıktan, ancak silahları: yüzer hedeflere karşı en çok 105 milimetre çapında iki toptan, hava hedeflerine karşı en çok 75 milimetre çapında iki silahtan çok değilse yararlanabileceklerdir.

Madde 10

Barış zamanında, hafif su üstü gemileri, küçük savaş gemileri ve yardımcı gemiler, ister Karadeniz’e kıyıdaş olan ister olmayan Devletlere bağlı bulunsunlar, bayrakları ne olursa olsun, Boğazlara gündüz ve aşağıdaki 13’üncü ve sonraki maddelerde öngörülen koşullar içinde girerlerse, hiçbir vergi ya da harç ödemeksizin, Boğazlardan geçiş özgürlüğünden yararlanacaklardır.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen sınıflara giren gemiler dışında kalan savaş gemilerinin ancak 11’inci ve 12’nci maddelerde öngörülen özel koşullar içinde geçiş haklan olacaktır.

Madde 11

Karadeniz’e kıyıdaş Devletler, 14’üncü maddenin 1’inci fıkrasında öngörülen tonajdan yüksek bir tonajda bulunan hattı harp gemilerini 3 Boğazlardan geçirebilirler; şu koşulla ki, bu gemiler Boğazları ancak tek başlarına ve en çok iki torpido 4 eşliğinde geçerler.

Madde 12

Karadeniz’e kıyıdaş Devletler, bu deniz dışında yaptırdıkları ya da satın aldıkları denizaltılarını, tezgâha koyuştan ya da satın alıştan Türkiye’ye vaktinde haber verilmişse, deniz üslerine katılmak üzere Boğazlardan geçirme hakkına sahip olacaklardır.

Karadeniz’de 1701 kilometre ile en uzun sahile sahip ülke Türkiye’dir.

Sözü edilen Devletlerin denizaltıları, bu konuda Türkiye’ye ayrıntılı bilgiler vaktinde verilmek koşuluyla, bu deniz dışındaki tezgâhlarda onarılmak üzere de Boğazlardan geçebileceklerdir.

Gerek birinci gerek ikinci durumda, denizaltıların gündüz ve su üstünden gitmeleri ve Boğazlardan tek başlarına geçmeleri gerekecektir.

Madde 13

Savaş gemilerinin Boğazlardan geçmesi için, Türk Hükümetine diplomasi yoluyla bir ön-bildirimde bulunulması gerekecektir. Bu ön-bildirimin olağan süresi sekiz gün olacaktır; ancak, Karadeniz kıyıdaşı olmayan Devletler için bu sürenin on beş güne çıkarılması istenmeye değer sayılmaktadır. Bu ön- bildirimde gemilerin gidecekleri yer, adı, tipi, sayısı ile gidiş için ve gerekirse, dönüş için geçiş tarihleri belirtilecektir. Her tarih değişikliğinin üç günlük bir ön- bildirim konusu olması gerekecektir.

Türk ve ABD savaş gemileri Karadeniz’de seyir halinde

Gidiş için geçişte Boğazlara girişin, ilk ön-bildirimde belirtilen tarihten başlayarak beş günlük bir süre içinde yapılması gerekecektir. Bu sürenin bitiminden sonra, ilk ön-bildirim için olan aynı koşullar içinde yeni bir ön- bildirimde bulunulması gerekecektir.

Geçiş sırasında, deniz kuvvetinin komutanı, durmak zorunda olmaksızın, Çanakkale Boğazı’nın ve Karadeniz Boğazı’nın girişindeki bir işaret istasyonuna, komutası altında bulunan kuvvetin lam kuruluşunu bildirecektir.

Madde 14

İşbu Sözleşmenin III. maddesinde ve III sayılı Ek’inde öngörülen koşullar dışında,

Boğazlar’da transit geçişte bulunabilecek bütün yabancı deniz kuvvetlerinin en yüksek (tavan) toplam tonajı 15.000 tonu aşmayacaktır.

Bununla birlikte, bir önceki fıkrada belirtilen kuvvetler dokuz gemiden çok gemi iç ermeyeceklerdir.

Karadeniz’e kıyıdaş olan ya da olmayan Devletlerin, 17’nci madde hükümleri uyarınca Boğazlardaki bir limanı ziyaret eden gemileri bu tonaja katılmayacaktır.

Geçiş sırasında bir avaryaya uğramış olan savaş gemileri de bu tonaja katılmayacaktır; bu gemiler, onarım sırasında, Türkiye tarafından yayımlanan özel güvenlik hükümlerine bağlı tutulacaklardır.

ABD savaş gemileri girdi-çıktı yaparak Karadeniz’de kalış sürelerini uzatabilir mi?

Madde 15

Boğazlar’da transit olarak bulunan savaş gemileri taşımakta olabilecekleri uçakları 5, hiçbir durumda, kullanamayacaklardır.

Madde 16

Boğazlarda transit olarak bulunan savaş gemileri, avarya 6 ya da geminin teknik yönetimine bağlı olmayan bir aksaklık 7 durumları dışında, geçişleri için gerekli süreden daha uzun süre Boğazlarda kalamayacaklardır.

Madde 17

Yukarıdaki maddelerin hükümleri, herhangi bir tonajda ya da kuruluşta olan bir deniz kuvvetinin, Türk Hükümetinin çağrısı üzerine, Boğazlardaki bir limana sınırlı bir süre için bir nezaket ziyaretinde bulunmasına hiçbir biçimde engel olamayacaktır. Bu kuvvet, 10’uncu 14’üncü ve 18’inci madde hükümleri uyarınca, Boğazlardan transit olarak geçmek için istenilen koşullar içinde bulunmuyorsa, Boğazlardan giriş için izlediği yoldan ayrılacaktır.

Karadeniz’in en güçlü donanması artık Rusya’ya mı ait? Ve neden?

Madde 18

  1. Karadeniz kıyıdaşı olmayan Devletlerin barış zamanında bu denizde bulundurabilecekleri toplam tonaj aşağıdaki gibi sınırlandırılmıştır:
    a) Aşağıda b) paragrafında öngörülen durum dışında, sözü geçen Devletlerin toplam tonajı 30.000 tonu aşmayacaktır;
    b) Herhangi bir anda, Karadeniz’in en güçlü donanmasının (filosunun) tonajı işbu Sözleşmenin imzalanması tarihinde bu denizde en güçlü olan donanmanın (filonun) tonajını en az 10.000 ton aşarsa, a) paragrafında belirtilmiş olan 30.000 tonluk toplam tonaj aynı ölçüde ve en çok 45.000 tona varıncaya değin artırılacaktır. Bu amaçla, kıyıdaş her Devlet, işbu Sözleşmenin IV sayılı Ek’i uyarınca, Türk Hükümetine, her yılın 01 Ocak ve 01 Temmuz tarihlerinde, Karadeniz’deki donanmasının (filosunun) toplam tonajını bildirecektir; Türk Hükümeti de, bu bilgiyi, öteki Bağıtlı Yüksek Taraflara ve Milletler Cemiyeti Genel Sekreterine ulaştıracaktır.
    c) Karadeniz’e kıyıdaş olmayan Devletlerden herhangi birinin bu denizde bulundurabileceği tonaj, yukarıdaki a) ve b) paragraflarında öngörülen toplam tonajın üçte ikisiyle sınırlandırılmış olacaktır.
    d) Bununla birlikte, Karadeniz kıyıdaşı olmayan bir ya da birkaç Devlet, bu denize, insancıl bir amaçla deniz kuvvetleri göndermek isterlerse, toplamı hiçbir varsayımda 8.000 tonu aşmaması gerekecek olan bu kuvvetler, işbu Sözleşmenin 13.maddesinde öngörülen ön-bildirime gerek duyulmaksızın, aşağıdaki koşullar içinde Türk Hükümetinden alacakları izin üzerine, Karadeniz’e girebileceklerdir: Yukarıdaki a) ve b) paragraflarında öngörülen toplam tonaj dolmamışsa ve gönderilmesi istenilen kuvvetlerle bu toplam tonaj atılmayacaksa, Türk Hükümeti, kendisine yapılmış olan istemi aldıktan sonra en kısa süre içinde bu izni verecektir; sözü geçen toplam tonaj daha önce kullanılmış bulunuyorsa ya da gönderilmesi istenilen kuvvetlerle bu toplam tonaj açılacaksa, Türk Hükümeti, bu izin isteminden, Karadeniz kıyıdaşı Devletleri hemen haberli kılacak ve bu Devletler, haberli kılındıklarından yirmi-dört saat sonra bir karşı görüş öne sürmezlerse, ilgili Devletlere istemlerine ilişkin olarak verdiği kararı en geç kırk sekiz saat içinde bildirecektir.

[Karadeniz’e] kıyıdaş olmayan Devletler deniz kuvvetlerinin, Karadeniz’e bundan sonraki her girişi ancak yukarıdaki a) ve b) paragraflarında öngörülen kullanılabilir toplam tonajın sınırları içinde yapılacaktır.

  1. Karadeniz’de bulunmalarının amacı ne olursa olsun, kıyıdaş olmayan Devletlerin savaş gemileri bu denizde yirmi-bir günden çok kalamayacaklardır.

Madde 19

Savaş zamanında, Türkiye savaşan değilse, savaş gemileri 10’uncu maddeden 18’inci maddeye kadar olan maddelerde belirtilen koşullarla aynı koşullar içinde, Boğazlar’da tam bir geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğünden yararlanacaklardır.

Bununla birlikte, savaşan herhangi bir Devletin savaş gemilerinin Boğazlardan geçmesi yasak olacaktır; şu kadar ki, işbu Sözleşmenin 25’inci maddesinin uygulama alanına giren durumlarla, saldırıya uğramış bir Devlete, Milletler Cemiyeti Misakı çerçevesi içinde yapılmış, bu Misak’ın 18’inci maddesi hükümleri uyarınca kütüğe yazılmış (tescil edilmiş) ve yayımlanmış, Türkiye’yi bağlayan bir karşılıklı yardım antlaşması gereğince yapılan yardım durumları bunun dışında kalmaktadır.

Yukarıdaki fıkrada öngörülen kuraldışı durumlarda, 10’uncu maddeden 18’inci maddeye kadar olan maddelerde belirtilen kısıtlamalar uygulanamayacaktır.

Yukarıdaki 2’nci fıkrada konulmuş geçiş yasağına karşın, Karadeniz’e kıyıdaş olan ya da olmayan savaşan Devletlere ait olup da bağlama limanlarından ayrılmış bulunan savaş gemileri, bu limanlara dönebilirler.

Savaşan Devletlerin savaş gemilerinin Boğazlar’da herhangi bir el koymaya 8 girişmeleri, denetleme (ziyaret) hakkı 9 uygulamaları ve başka herhangi bir düşmanca eylemde bulunmaları yasaktır.

Madde 20

Savaş zamanında, Türkiye savaşan ise, 10’uncu maddeden 18’inci maddeye kadar olan maddelerin hükümleri uygulanamayacaktır; savaş gemilerinin geçişi konusunda Türk Hükümeti tümüyle dilediği gibi davranabilecektir.

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri operasyonu konusunda Boğazlar sorusuna yanıt veren Çavuşoğlu; “Savaş halini hukuken kabul edersek süreç başlar. Uzmanlarımız savaş hali var mı onu çalışıyor” ifadelerini kullanmıştır. Ne dersiniz? Rusya ile Ukrayna arasında yaşananlar bir savaş mı yoksa Rus tarafının iddia ettiği gibi sınırlı bir askeri operasyon mudur? Türkiye savaş mı yoksa askeri operasyon mu kararını verdikten sonra Türk Boğazlarını Rus savaş gemilerine kapatabilir mi?

Madde 21

Türkiye kendisini pek yakın bir savaş tehlikesi tehdidi karşısında sayarsa, Türkiye’nin, işbu Sözleşmenin 20’nci maddesi hükümlerini uygulamaya hakkı olacaktır.

Yukarıdaki fıkranın Türkiye’ye tanıdığı yetkinin Türkiye’ce kullanılmasından önce Boğazlardan geçmiş olan, böylece bağlama limanlarından ayrılmış bulunan savaş gemileri, bu limanlara dönebileceklerdir. Bununla birlikle, şu da kararlaştırılmıştır ki, Türkiye, davranışıyla işbu maddenin uygulanmasına yol açmış olabilecek Devletin gemilerini bu haktan yararlandırmayabilecektir.

Türk Hükümeti, yukarıdaki birinci fıkranın kendisine verdiği yetkiyi kullanırsa, Bağıtlı Yüksek Taraflara ve Milletler Cemiyeti Genel Sekreterine bu konuyla ilgili bir bildiri gönderecektir.

ABD uçak gemileri İstanbul kanalından geçerek Karadeniz sularına açılabilir mi? Montreux Boğazlar Sözleşmesi sadece Türk Boğazlarını mı bağlamaktadır?

Milletler Cemiyeti Konseyi, üçte iki çoğunlukla, Türkiye’nin böylece almış olduğu önlemlerin haklı olmadığına karar verirse ve işbu Sözleşmenin imzacıları Bağıtlı Yüksek Tarafların çoğunluğu da aynı görüşle olursa, Türk Hükümeti, söz konusu önlemlerle, işbu Sözleşmenin 6’ncı maddesi uyarınca alınmış olabilecek önlemleri kaldırmayı yükümlenir.

Madde 22

İçinde veba, kolera, sarıhumma, lekeli humma ya da çiçek hastalığı olayları bulunan, ya da yedi günden az bir süre önce bu hastalıklar bulunmuş olan savaş gemileriyle, bulaşık bir limandan beş kez yirmi dört saatten az bir süreden beri ayrılmış olan savaş gemileri, Boğazları karantina altında geçecekler ve Boğazların bulaştırılmasına hiçbir olanak bırakmamak için gerekli korunma önlemlerini gemideki araçlarla uygulamak zorunda olacaklardır.

KESİM III – UÇAKLAR 10

Madde 23

Sivil uçakların Akdeniz ile Karadeniz arasında geçişini sağlamak amacıyla, Türk Hükümeti, Boğazların yasak bölgeleri dışında, bu geçişe ayrılmış hava yollarını gösterecektir; sivil uçaklar, Türk Hükümetine, ara sıra (tarifesiz) yapılan uçuşlar için üç gün öncesinden bir ön-bildirim ile düzenli (tarifeli) servis uçuşları için geçiş tarihlerini belirten genel bir ön-bildirimde bulunarak, bu yolları kullanabileceklerdir.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e göre ‘‘ZEVZEKLİK’’ gevezelik demektir. Acaba Montreux Boğazlar Sözleşmesi hakkında konuşmak gerçekten zevzeklik midir?

Öte yandan, Boğazların yeniden askerleştirilmiş olmasına bakılmaksızın, Türk Hükümeti, yine de Türkiye’de yürürlükte olan hava ulaşımı yönetim kuralları uyarınca, Avrupa ile Asya arasında Türk ülkesi üzerinden uçmalarına izin verilmiş olan sivil uçaklara, tam bir güvenlik içinde geçmeleri için gerekli kolaylıkları sağlayacaktır. Bir uçuş izninin verilmiş olduğu durumlarda, Boğazlar bölgesinde izlenecek yol belirli dönemlerde gösterilecektir.

KESİM IV. – GENEL HÜKÜMLER

Madde 24

Boğazlar rejimine ilişkin 24 Temmuz 1923 tarihli Sözleşme gereğince kurulmuş olan Uluslararası Komisyonun yetkileri Türk Hükümetine aktarılmıştır.

Türk Hükümeti, 11’nci, 12’nci, 14’üncü ve 18’inci maddelerin uygulanmasına ilişkin istatistikleri toplamayı ve gerekli bilgileri vermeyi yükümlenir.

Türk Hükümeti, işbu Sözleşmenin, savaş gemilerinin Boğazlardan geçişine ilişkin liri hükmünün yürütülmesine göz kulak olacaktır.

Vladimir Putin: Karadeniz ve ‘‘Mare Nostrum – Bizim Deniz’’ stratejisi gerçekleşecek mi? Rusya Federasyonu Devlet Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Vladimir Putin, yanında Rus Donanma Komutanı Amiral Nikolai Yevmenov ile Rusya’nın Kuzey donanmasına ait Marshal Ustinov savaş gemisinde, Kuzey ve Karadeniz donanmalarının katıldığı müşterek tatbikatı izlerken görülmektedir, 09 Ocak 2020. Tatbikatta Kalibr seyir füzeleri ve Kinzhal hipersonik balistik füze atışları gerçekleştirilmiştir. Fotoğraf: EPA-EFE/ALEXEI DRUZHININ / SPUTNIK / KREMLIN POOL

Türk Hükümeti, yabancı bir deniz kuvvetinin yakında Boğazlardan gereceği kendisine bildirilir bildirilmez, bu kuvvetin kuruluşunu, tonajım, Boğazlara giriş için öngörülen tarihi ve gerekirse, olası dönüş tarihini, Bağıtlı Yüksek Tarafların Ankara’daki temsilcilerine bildirecektir.

Türk Hükümeti, Boğazlar’da yabancı savaş gemilerinin gidiş-gelişini gösteren, ayrıca ticarete ve işbu Sözleşmede öngörülen deniz ve hava ulaşımına yararlı bütün bilgileri kapsayan yıllık bir raporu Milletler Cemiyeti Genel Sekreterine ve Bağıtlı Yüksek Tanıtlara sunacaktır.

Madde 25

İşbu Sözleşmenin hiçbir hükmü, Türkiye için ya da Milletler Cemiyeti’ne üye herhangi bir başka Bağıtlı Yüksek Taraf için, Milletler Cemiyeti Misakından doğan haklara ve yükümlülüklere halel vermemektedir.

KESİM V. – SON HÜKÜMLER

Madde 26

İşbu Sözleşme olabilen en kısa süre içinde onaylanacaktır.

Onama belgeleri, Paris’te Fransa Cumhuriyeti Hükümetinin arşivlerine konulacaktır.

Japon Hükümeti, onamanın yapılmış olduğunu, Paris kentindeki diplomatik temsilcisi aracılığıyla, Fransa Cumhuriyeti Hükümetine bildirmekle yetinebilecek ve bu durumda, onama belgesini olabilen en kısa süre içinde gönderecektir.

Açık Söz gazetesinin 21 Temmuz 1936 tarihinde çıkan sayısının manşeti. Çanakkale kentimizin yeniden Türk ordusuna kavuşması ve Atatürk’ün Montreux eseri hakkında duyguları. Bu başlığı attıranları Türk milleti asla unutmamalıdır!

Türkiye’nin onama belgesini de içermek üzere, altı onama belgesi sunulur sunulmaz, bir sunuş tutanağı (proces-verbal de depot) düzenlenecektir. Bundan önceki fıkrada öngörülen bildiri, bu bakımdan, onama belgesi sunuşu ile eşdeğerde olacaktır.

İşbu Sözleşme, bu tutanak tarihinden başlayarak yürürlüğe girecektir.

Fransız Hükümeti, bundan önceki fıkrada öngörülen tutanakla, sonradan sunulacak onama belgelerinin sunuş tutanaklarının doğruluğu onaylanmış birer örneğini bütün Bağıtlı Yüksek Taraflara verecektir.

Madde 27

İşbu Sözleşme, yürürlüğe girişinden başlayarak, 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşmasını imzalamış her Devletin katılmasına açık olacaktır.

Her katılma, diplomasi yoluyla Fransa Cumhuriyeti Hükümetine, onun aracılığıyla da, bütün Bağıtlı Yüksek Taraflara bildirilecektir.

Katılma, Fransız Hükümetine yapılan bildiri tarihinden başlayarak geçerli olacaktır.

Tunç yüzlü Mehmetçiklere ve her köşesi büyük bir sevinç içinde olan Türk halkına selam olsun! Boğazlar bizimdir ve bizim kalacak.

Madde 28

İşbu Sözleşmenin süresi, yürürlüğe giriş tarihinden başlayarak, yirmi yıl olacaktır.

Bununla birlikte, işbu Sözleşmenin 1. maddesinde doğrulanan geçiş ve gidiş- geliş (ulaşım) özgürlüğü ilkesinin sonsuz bir süresi olacaktır.

Sözü edilen yirmi yıllık sürenin bitiminden iki yıl önce, hiçbir Bağıtlı Yüksek Taraf, Fransız Hükümetine Sözleşmeyi sona erdirme ön-bildirimi vermemişse, işbu Sözleşme, bir sona erdirme ön-bildirimin gönderilmesinden başlayarak, iki yıl geçinceye kadar yürürlükte kalacaktır. Bu ön-bildirim, Fransız Hükümetince, Bağıtlı Yüksek Taraflara iletilecektir.

Ey Türk milleti! Uyan! Bu bayram, bugün de geçerlidir…

İşbu Sözleşme, işbu madde hükümlerine uygun olarak sona erdirilmiş olursa, Bağıtlı Yüksek Taraflar, yeni bir Sözleşmenin hükümlerini saptamak üzere kendilerini bir konferansta temsil ettirmeği kabul etmektedirler.

Madde 29 

İşbu Sözleşmenin yürürlüğe girmesinden başlayarak her beş yıllık dönemin sona ermesinde, Bağıtlı Yüksek Taraflardan her biri, işbu Sözleşmenin bir ya da birkaç hükmünün değiştirilmesini önerme girişiminde bulunabilecektir.

Bağıtlı Yüksek Taraflardan birince yapılacak değiştirme isteminin kabul edilebilmesi için, bu istem 14’üncü ya da 18’inci maddelerin değiştirilmesini amaçlamaktaysa, başka bir Bağıtlı Yüksek Tarafça; başka herhangi bir maddenin değiştirilmesini amaçlamaktaysa, başka iki Bağıtlı Yüksek Tarafça desteklenmesi gerekir.

Böylece desteklenmiş değişiklik istemi, içinde bulunulan beş yıllık dönemin sona ermesinden üç ay önce, Bağıtlı Yüksek Taraflardan her birine bildirilecektir. Bu bildiri, Önerilen değişikliğin niteliğini ve gerekçesini kapsayacaktır.

Özellikle Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından, NATO’nun Türkiye açısından faydalı mı yoksa zararlı mı olduğu oldukça tartışılan bir konu haline gelmiştir.

Bu öneriler üzerinde diplomasi yoluyla bir sonuca varmak olanağı bulunamazsa, Bağıtlı Yüksek Taraflar, bu konuda toplanacak bir konferansta kendilerini temsil ettireceklerdir.

Bu konferans, ancak oybirliğiyle karar alabilecektir; 14’üncü ve 18’inci maddelere ilişkin değişiklik durumları bu hükmün dışında kalmaktadır; bu durumlar için Bağıtlı Yüksek Tarafların dörtte üçünden oluşan bir çoğunluk yeterli olacaktır.

Bu çoğunluk, Türkiye’yi de içine alarak Karadeniz kıyıdaşı Bağıtlı Yüksek Tarafların dörtte üçünü kapsamak üzere hesaplanacaktır.

BU HÜKÜMLERE OLAN İNANÇLA, aşağıda adları yazılı tam yetkili temsilciler, işbu Sözleşmeyi imzalamışlardır.

MONTREUX’de, yirmi Temmuz bin dokuz yüz otuz altı tarihinde on bir nüsha olarak düzenlenmiştir; bu nüshalardan, Temsilcilerce mühürlenmiş olan birincisi, Fransa Cumhuriyeti Hükümeti arşivlerine konulacak, öteki nüshalar da imzacı Devletlere teslim olunacaktır.

PROTOKOL

Bugünkü tarihli sözleşmeyi imza ettikleri sırada, aşağıda imzalan bulunan Tam Yetkili Temsilciler, her biri kendi hükümetlerini bağlamak üzere, aşağıdaki hükümleri kabul ettiklerini bildirirler:

  1. Türkiye, işbu Sözleşmenin Başlangıç; (préambule) kesiminde tanımlandığı biçimde Boğazlar bölgesini hemen yeniden askerleştirebilecektir.
  2. Türk Hükümeti, 15 Ağustos 1936 tarihinden başlayarak işbu Sözleşmede belirlenen rejimi geçici olarak uygulayacaktır.
  3. İşbu Protokol bugünkü tarihten başlayarak geçerli olacaktır.

Sol başta Montreux Boğazlar Sözleşmesine imzasını atanlardan; ‘‘OKUMUŞ, YAZMIŞ İNSANLARDAN’’  Genelkurmay İkinci Başkanı Korgeneral Asım Gündüz, Atatürk ve İsmet İnönü ile birlikte görülürken.

MONTREUX’de, yirmi Temmuz bin dokuz yüz otuz altı tarihinde düzenlenmiştir.

  1. B. NICOLAEV – Bulgaristan

Pierre NEICOV – Bulgaristan

  1. PAUL-BONCOUR – Fransa
  2. PONSOT STANLEY – Fransa

Stanley Melbroune BRUCE – Büyük Britanya

Nicolas POLITIS – Yunanistan

Raoul BIBICA-ROSETTI – Yunanistan

Naotake SATO – Japonya

Massa-aki HOTTA – Japonya

Nicholas TITULESCU – Romanya

Constantin CONTZESCO – Romanya

Vespasien PELLA – Romanya

Dr. Tevfik Rüştü ARAS – Türkiye

Suad DAVAZ – Türkiye

Numan MENEMENCİOĞLU – Türkiye

Asım GÜNDÜZ – Türkiye (Korgeneral Genelkurmay İkinci Başkanı)

Necmeddin SADAK – Türkiye

Maxime LITVINOFF – Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği

Dr. Ivan SOVBBOTITCH – Yugoslavya

DİPNOTLAR

  1. Fransızca metinde “batiments de ligne”, İngilizce metinde “Capital Ships”. 1936 Türkçe çevirisinde “hatlıharp gemileri”. (Çevirenler)
  2. Fransızca metinde “torpilleurs”, İngilizce metinde “destroyer”, 1936 Türkçe çevirisinde “torpido”. (Çevirenler)
  3. Fransızca metinde “aeronefs”, İngilizce metinde “aircrafts”, 1936 Türkçe çevirisinde “hava sefineleri”. (Çevirenler)
  4. Fransızca metinde “avarie”, İngilizce metinde “damage”, 1936 Türkçe çevirisinde “hasar”. (Çevirenler)
  5. Fransızca metinde “péril de la mer”, İngilizce metinde “peril of the sea” 1936 Türkçe çevirisinde “denin arızası”. (Çevirenler)
  6. Fransızca ve İngilizce metinlerde “capture”, 1936 Türkçe çevirisinde “zapt ve müsadere”. (Çevirenler)
  7. Fransızca metinde “droit de visite”, İngilizce metinde “right of visit and search”, 1936 Türkçe çevirisinde “muayene hakkı”. (Çevirenler)
  8. Fransızca metinde “Aeronefs”, İngilizce metinde “Aircraft”, 1930 Türkçe çevirisinde “Hava sefineleri”. (Çevirenler)

Sözün özü; Doğu Perinçek’in dediği gibi Montreux ve Lausanne Antlaşmaları Türkiye’nin temel senetleridir.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli daha da ileri giderek, Montreux Boğazlar Sözleşmesi’nin, Lozan antlaşmasının tamamlayıcı bir halkası, ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etmiş ve aynı zamanda MHP’nin kırmızı çizgisi ve Karadeniz’in barış ve istikrar güvencesi olduğunu ifade etmiştir.

Montreux Boğazlar Sözleşmesi” pdf formatında eklenmiştir. İndirme butonuna tıklayarak dosyayı indirebilirsiniz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.