Site Rengi

Savunma | Havacılık | Teknoloji | Analiz | Politika

Libya İç Savaşı


Libya İç Savaşı

 

Nasıl başladı, kimler katılıyor ve gelecekte neler olacak? Yabancı devletler, uzun sürmesi beklenen bu savaşta giderek daha aktif bir şekilde rol alıyor.

 

Yazar: Bethan McKernan, The Guardian, 18 Mayıs 2020

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 21 Mayıs 2020


Tripoli’de bulunan Mitiga havaalanında bombalama sonucu tahrip olan araçlar Foto: İsmail Zitouny/Reuters

Libya’nın Birleşmiş Milletler (BM) destekli başbakanı Fayez al-Sarraj ile müttefik kuvvetler, diktatörün başkent Tripoli’yi ele geçirme mücadelesine büyük bir stratejik darbe vurarak,  hain General Khalifa Haftar’dan kilit bir havaalanını ele geçirmiştir.

 

Diktatör Haftar, BM tarafından meşru hükümet olarak tanınan yönetimi indirmek maksadıyla, 2019 yılı Nisan ayı içinde bir saldırı başlatarak, Albay Muammar Gaddafi’nin 2011 yılında devrilmesinden sonra Libya topraklarındaki en önemli savaşı tetiklemiştir.

 

Başta Türkiye, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Rusya olmak üzere, yabancı güçlerin savaşın geldiği bu aşamadaki giderek artan faaliyetleri, Suriye’dekine benzer uzun bir vekâlet savaşı korkularına neden olmaktadır.

 

Libya savaşının kökenleri nelerdir?

Petrol zengini Libya, 2011 yılında Gaddafi’yi iktidardan indiren Arap baharı hareketi ve NATO bombalamasından beri bir kargaşa içindedir. Gaddafi sonrasında demokratik bir yönetim kurma teşebbüsleri, 2014 yılında birbirlerine rakip hükümetler arasındaki bir iç savaşa dönüşmüştür.

Aşırılık yanlısı İslami Devlet dâhil silahlı gruplar çoğalmış ve kanunların hükmünün geçmediği Libya, Afrika’dan Avrupa topraklarına ulaşmak isteyen insanlar için ana geçiş noktası haline gelmiştir.

Kim kiminle savaşıyor?

2014 yılından beri savaş esas olarak; ülkenin doğu ve batısındaki rakip politik güç merkezlerinin mücadelesi haline dönüşmüş durumdadır. Mücadele; Fayez al-Sarraj liderliğinde, Ulusal Mutabakat Hükümeti (GNA-Government of National Accord) olarak bilinen Tripoli yönetimi ile tartışmalı seçimlerden sonra ayrılan Tobruk yönetimi arasında sürmektedir. Tobruk yönetimi Libya Ulusal Ordusuna (LNA-Libyan National Army) komuta etmesi ve egemenliği tesis etmesi için General Haftar’ı görevlendirmiştir.

Ulusal Mutabakat Hükümeti, Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak tanınan yasal hükümet olsa da sahada çok az güce sahiptir ve İslamcı politikalarına güvensizlik duyulmaktadır. Haftar’ın destekçileri, generali aşırılığın önündeki kale duvarı olarak nitelendirirken, birçokları da onu bir askeri diktatör bozuntusu olarak görmektedir.

Uluslar arası toplum ne yapıyor?

Son birkaç yıldır yabancı güçler, kendi stratejik ve ekonomik çıkarlarını korumak maksadıyla; giderek artan oranda Libya iç savaşına müdahil olmaktadır. Ulusal Mutabakat Hükümeti, BM ve batılı ülkeler tarafından desteklenmektedir ve ana müttefikleri Türkiye, Katar ve İtalya’dır. Libya Ulusal Ordusu ise Rusya Federasyonu, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve az da olsa Fransa ile Ürdün’ün desteğini arkasına almış durumdadır.

Yabancı güçler, BM silah ambargosunu yok sayarak, silahlar ve dronlarla Libya topraklarına akın etmiştir. Rusya paralı askerler göndermiş ve Sudanlı erkekler Libya Ulusal Ordusu bünyesinde savaşmak için askere alınmıştır. Guardian’ın Ocak ayındaki haberine göre Türkiye, Tripoli yönetimini savunmak maksadıyla kendi askerleriyle birlikte Suriyeli savaşçıları da Libya’ya göndermiştir.

Berlin’de bu yıl yapılan üst düzey görüşmeler kalıcı bir ateşkes sağlayamamıştır.

İç savaşın insani boyutları nelerdir?

Gaddafi’nin zalim iktidarı döneminde Libya, Afrika’daki en yüksek yaşam seviyesine sahip ülkelerden bir tanesidir. Günümüzde ise savaş ekonomisi fiyatların aşırı yükselmesine neden olmuştur, ülkede ilaç sıkıntısı ve elektrik kesintileri yaygın bir sorun haline gelmiştir. Siviller, sonu öngörülemeyen bu savaşta yakalanma tehlikesi altındadır ve savaşan askeri unsurların fidye için adam kaçırma olayları çok yaygındır.

Birleşmiş Milletlere göre; 200,000’den fazla insan evlerini terk etmek zorunda kalmıştır ve 1,3 milyon insan da insani yardıma muhtaç durumdadır. Çatışmalarda hayatlarını kaybedenlerin sayısı büyük ölçüde politize edilmiş durumdadır ve kesin sayıları doğrulamak mümkün değildir. Sadece 2011 ayaklanması esnasında hayatlarını kaybedenlerin sayısının; 2.500 ile 25,000 arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Uluslararası Göç Örgütü (IOM-International Organization for Migration), ülkede çoğunluğu Sahra Altı Afrika’dan olmak üzere, yaklaşık 636,000 göçmen ve mülteci olduğunu tahmin etmektedir. Bu insanların bazıları hükümet tarafından işletilen tutuklama merkezlerinde ve şartların berbat olduğu silahlı grupların kontrolündeki gayri resmi hapishanelerde tutulmaktadır. Tutuklular hijyen olmayan ve çok kalabalık hapishanelerde yetersiz yiyecek ve su olmadan muhafaza edilmektedir. İnsan hakları gözlemcilerine göre zorla çalıştırma ve kötü davranma da oldukça yaygın bir durumdadır.

Gelecekte neler olacak?

 

Al-Watiya hava üssünün kaybedilmesi Haftar için ağır bir yenilgidir ve Türkiye’nin Tripoli yönetimi adına sürdürdüğü hava operasyonlarını genişletmesine yardımcı olacaktır. Libya Ulusal Ordusunu destekleyen yabancı güçler, Ankara’nın Ocak ayındaki müdahalesinden bu yana elde ettiği bir dizi Türk başarısına karşı koymak maksadıyla, desteklerini artıracak gibi görünmektedir.

Korona virüs salgının yayılmasından korkulduğu bir ortamda, siyasi çözüm bulunması ve şiddetin durdurulması maksadıyla her iki tarafa da yapılan uluslararası baskıya rağmen, mücadelede bir tırmanış yaşanmaktadır. Libya’da bugüne kadar 65 korona virüs vakası tespit edilmiş ve üç kişi de hayatını kaybetmiştir.

Çevirenin Notları: Yazı aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler ve ileri sürülen iddialar yazarın görüşlerini yansıtmaktadır. Yazının çevrilerek paylaşılması Sun Savunma Net ve çevirenin yazıda ifade edilen görüşleri ve ileri sürülen iddiaları paylaştığı anlamına gelmemektedir. Orijinal metne aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

 

Önceki Makale  Seçim Değerlendirmesi

 

 

War in Libya: how did it start, who is involved and what happens next?

Forces allied to Libya’s UN-backed prime minister, Fayez al-Sarraj, have seized a key airbase from the renegade general Khalifa Haftar, dealing a huge strategic blow to the warlord’s year-long campaign to capture the capital, Tripoli.

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi:
Devamını oku:
Eğitim, Cehalet ve Siyaset

Eğitim, Cehalet ve Siyaset  “Bugün politikacılar, halkın cehalet içinde kalmasıyla...

Türkiye’nin İlk Hibrit Roket Motoru

Pars Roket Grubu İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi bünyesinde...

Orta Doğu İhtirasları

Rusya-Türkiye Orta Doğu İhtirasları Ahmet Davutoğlu’nun Türkiye dışişleri bakanı olarak...

Recep Tayyip Erdoğan bir suçludur ve ona suçlu gibi davranılmalıdır

Recep Tayyip Erdoğan bir suçludur ve ona suçlu gibi davranılmalıdır....

İran, Rusya’nın Suriye’yi Terk Edin Çağrısını Reddetti

İran, Rusya’nın Suriye’yi Terk Edin Çağrısını Reddetti Putin’in, sivil savaş...

Kapat