Site Rengi

Savunma | Havacılık | Teknoloji | Analiz | Politika

Kamu Maliyesi Riskleri

Kamu Maliyesi Riskleri
Katılım Öncesi Ekonomik Reform Programı 2019-2021

 

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 23 Kasım 2020




GENEL POLİTİKA ÇERÇEVESİ VE AMAÇLAR

Türkiye, Avrupa Birliğine (AB) tam üyelik için aday ülke olarak, 26/27 Kasım 2000 tarihli Ekonomik ve Mali İşler Konseyinin (ECOFIN Council) talebine istinaden, 2001 yılından itibaren Katılım Öncesi Ekonomik Reform Programı (ERP-Eski Katılım Öncesi Ekonomik Program) hazırlamakta ve Avrupa Komisyonuna sunmaktadır. Bu kapsamda, Ekonomik Reform Programı (2019-2021) Avrupa Komisyonu tarafından talep edilen çerçeveye uyum sağlanarak T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda ilgili bakanlık ve kurumların katkılarıyla hazırlanmış Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmıştır.

2019 Katılım Öncesi Ekonomik Reform Programı (ERP), Yeni Ekonomi Programı (YEP) kapsamında açıklanan 2019-2021 Orta Vadeli Program (OVP) esas alınarak hazırlanmıştır. ERP 2019’un makroekonomik çerçevesi; son dönemde yaşanan yurtiçi ve yurt dışı siyasi ve ekonomik gelişmeler, riskler ve beklentiler göz önüne alınarak oluşturulmuştur. Program döneminde küresel düzeyde ticari gerilimlerin artması, jeopolitik ve siyasi gerilimler ile göçmen sorunu, gümrük tarifeleri başta olmak üzere uygulanacak korumacı politikalar, emtia fiyatlarındaki yukarı yönlü hareket önümüzdeki dönemde risk ve belirsizlik oluşturmaktadır.

ERP (2019-2021), Türkiye ekonomisinin istikrarlı ve daha rekabetçi bir zeminde büyümesi ve toplum refahının yükseltilmesi için gerekli atılımları gerçekleştirmek üzere hazırlanmıştır. Bu programın temel amacı, kısa vadede fiyat istikrarının ve finansal istikrarın yeniden tesis edilmesi, ekonomide dengelenmenin ve bütçe disiplininin sağlanması, orta vadede ise sürdürülebilir büyüme ve adaletli paylaşıma yönelik ekonomik değişimin gerçekleştirilmesidir.

Kaynak: https://dashboards.sdgindex.org/profiles/TUR

Makroekonomik istikrarı sağlamak üzere sürdürülebilir yüksek bir büyüme ve sağlıklı bir istihdam yapısının oluşturulması önem arz etmektedir. Bu kapsamda, Program döneminde sıkı para ve maliye politikaları eşgüdüm içerisinde yürütülecek, kamu maliyesinde kalıcı iyileştirmeler sağlanacak, güçlü kamu finansman dengesi ile finansal istikrar korunacak, ekonominin yabancı tasarruflara bağımlılığı kalıcı olarak azaltılacak, cari açığın milli gelire oranı düşürülecek, kalıcı fiyat istikrarının sağlanması ve dış dengenin yönetilebilir seviyelerde tutulmasıyla dışsal şoklara karşı kırılganlık asgari seviyelere indirilecek ve ihracat, turizm ve sanayi ürünlerinde yerlileşmeye dayalı ekonomik dönüşümün temelleri atılacaktır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin sağladığı hızlı ve etkin karar alma mekanizması ve ekonominin daha koordineli yürütülmesi bu dönemin önemli avantajları olacaktır.

Bu çerçevede; yüksek katma değerli mal ve hizmet ihracatının artırılması, yurtiçi üretim ve ihracatın ithalata olan bağımlılığının azaltılması, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi, kamu gelirlerinin kalitesinin artırılması ve kamu harcamalarının rasyonelleştirilmesi ve üretkenliğinin artırılması, istihdam piyasasının daha esnek hale getirilmesi, hukuki düzenlemelerde öngörülebilirliğin artırılması, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi, iyi yönetişim, yerel yönetimler ve bölgesel gelişme alanlarında başlatılan yapısal dönüşüm ve reformların tamamlanması önem arz etmektedir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecek, fiyat istikrarı ile çelişmemek kaydıyla büyüme ve istihdam politikalarını destekleyecektir. Enflasyon hedeflemesi temel para politikası rejimi olarak korunacak, enflasyon hedeflerle uyumlu bir patikaya ininceye kadar para politikasında sıkı duruş devam edecektir.

ERP döneminde mali disiplin dengelenme sürecinin en temel destekleyicisi olacaktır. Maliye politikası; para politikası hedefleri ile uyumu da gözetecek şekilde ülkemizin büyüme potansiyelinin artırılmasına, ekonomik istikrarın korunmasına, cari açığın sürdürülebilir seviyede tutulmasına, yurtiçi tasarrufların ve yatırımların teşvikine katkı verecek şekilde uygulanacaktır. Program döneminde kamu harcamalarının milli gelir içindeki payı sınırlandırılacak ve etkinliği artırılacaktır. Kamu gelirleri içinde vergi gelirlerinin payının artırılması suretiyle sağlıklı ve sürekli kaynaklardan kamu geliri elde edilecek ve kamu kesimi borçlanma gereği kontrol altında tutulacaktır.

ERP (2019-2021)’de Mayıs 2018’de AB ile Batı Balkanlar ve Türkiye arasındaki Ekonomik ve Finansal Diyalog Toplantısı sonuç bildirgesinde yer alan tavsiyelerde yer aldığı gibi iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi, Ar-Ge faaliyetlerinin ve yenilikçi üretim süreçlerinin desteklenmesi ve işgücünün niteliklerinin geliştirilmesine yönelik reformlara devam edilmektedir.

Dört ana bölümden oluşan ERP 2019’un ikinci bölümünde, dünya ekonomisine ilişkin gelişmeler dikkate alınarak Türkiye ekonomisindeki son ekonomik gelişmeler değerlendirilmekte ve ardından 2019-2021 dönemine ilişkin makroekonomik tahminler sunulmaktadır. Üçüncü bölümde, maliye politikaları ile birlikte bütçe ve borç yönetimiyle ilgili öngörülere ve analizlere yer verilmektedir. Son bölümde ise yapısal reform alanlarındaki gelişmeler ve bütçe etkilerine ilişkin değerlendirmeler ile reform takvimi yer almaktadır.

KAMU MALİYESİ RİSKLERİ

2019-2021 döneminde, kamu maliyesine ilişkin ortaya konulan hedeflere engel teşkil edebilecek temel riskler aşağıda özetlenmektedir.

– Büyüme, dış ticaret, istihdam ve enflasyon başta olmak üzere makroekonomik hedeflerden sapma olması durumunda, merkezi yönetim bütçesi gelir performansı olumsuz yönde etkilenecek, bütçe harcamalarında baskı oluşacak ve kamunun finansman ihtiyacı artabilecektir.

– Öngörülenden düşük büyüme hızı kaynaklı sosyal güvenlik sistemi prim tahsilâtlarının öngörülenin altında kalması ve ayrıca sağlık harcamalarının disipline edilememesi durumu, sosyal güvenlik sistemi açığının ve sosyal güvenlik kuruluşlarına merkezi yönetim bütçesinden yapılacak transferlerin artması sonucunu doğuracaktır.

– Kamu faiz dışı harcamalarının artış eğilimini sürdürmesi halinde bütçe esnekliği kaybolacak ve bu durum gerekli olan dönemlerde ihtiyari politikalar için kullanılacak mali alanı kısıtlayabilecektir.

– Amerikan ve Avrupa Merkez Bankalarının para politikalarına ilişkin değişiklikler, sermaye akışları üzerindeki etkileri sebebiyle uluslararası ve yurtiçi piyasalarda, faiz oranları ve döviz kurlarında dalgalanmalara yol açarak kamunun faiz giderlerini artırabileceği gibi borç yükünün de öngörülen seviyelerden sapmasına neden olabilecektir.

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.
Önceki Makale  Medikal Derin Devlet ve Bill Gates..
SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi:
Devamını oku:
İstanbul’u Kurtarma Planı

  İstanbul’u Kurtarma Planı   Osman Başıbüyük,  Sun savunma Net,...

İNCİRLİK ÜSSÜNDEKİ NÜKLEER SİLAHLAR

İNCİRLİK ÜSSÜNDEKİ NÜKLEER SİLAHLAR Hey, NATO, Haydi 50 ABD Termonükleer Silahı...

‘‘Allahü Ekber’’ diye bağıran herkes vurulacak!

 ‘‘Allahü Ekber’’ diye bağıran herkes vurulacak! First to Know, 26...

ÇARŞAMBA İĞNELERİ

ÇARŞAMBA İĞNELERİ Yazan: Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE “ Alevîler ve ateistler...

Esper’in Malta ve Tunus Ziyaretleri

Esper’in Malta ve Tunus Ziyaretleri   ABD Savunma Bakanı Esper’in...

Kapat