savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,7882
EURO
20,4057
ALTIN
1.162,40
BIST
5.096,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Hafif Kar Yağışlı
3°C
Ankara
3°C
Hafif Kar Yağışlı
Salı Hafif Kar Yağışlı
2°C
Çarşamba Az Bulutlu
2°C
Perşembe Çok Bulutlu
3°C
Cuma Çok Bulutlu
3°C

İKİLİ HUKUK SİSTEMİ

İKİLİ HUKUK SİSTEMİ
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ

İKİLİ HUKUK SİSTEMİ

 

Hiranur Vakfı adı ile kamufle edilmiş tarikatta yaşanan olay gündemimize oturdu.

SP lideri Karamollaoğlu’na göre gündemde kalmaması gerekirmiş.

Molla soyu olunca bakışının öyle olması doğal.

Bana göre ise bu konu gündemden hiç düşmemeli.

Çünkü kabul edilebilir, yenir-yutulur yanı yok.

Bizi insanlığımızdan, milliyetimizden, dinimizden utandırıyor.

Herkes de çok iyi biliyor ki;

  • Bir kereden bir şey olmaz!
  • Ailenin iç işidir!
  • İnançlı insan yapmaz!
  • Dinimizde yeri vardır. Peygamber efendimiz de Hz. Aişe ile dokuz yaşındayken birlikte olmuştu!… gibi ortaçağ dönemi anlayışı söylemlerle geçiştirilecek bir olgu değildir çocuğun cinsel/nitelikli cinsel istismarı. 

İNSANLIK

İnsanlık var oluştan beri sürekli evrim geçirmektedir.

Evrim hayatın her alanında olmaktadır.

Beslenme, barınma, tıp, tarım, ticaret, eğitim-öğretim, spor vb.

Aklımıza ne gelirse, nasıl sınıflandırırsak sınıflandıralım, her alanda.

Dini inanç ve ibadette de.

İki bin yıl öncenin yaşam koşullarındaki düşünce ve davranış hala aynı kalabilir mi?

Hala o dönemdeki davranışları irdelemeden sürdürmek istemeyi yobazlık-gericilik-tutuculuk diye tanımlamak yanlış mıdır?

İnsan olarak diğer canlılardan farkımız aklımız ve gelişmemiz değil midir?

İnsanı diğer canlılardan ayırt etme konusunda değerli sanatçı, Vefalı ağabeyim Müjdat Gezen’in sosyal medyadaki şu sözlerine hak vermemek olası mı?

Siz hiç kuzu ile çiftleşmeye kalkan bir koç,

Buzağıya musallat olan bir boğa,

Civcivi kovalayan bir horoz,

Minik yavrulara tecavüz eden kedi veya köpek gördünüz mü?

Göremezsiniz!

Onun için sapıklara HAYVAN demeyin!

İnsanlığımızdan utandırıyor derken bir açıdan bunu ifade etmeye çalışmıştım.

 

DİN KURALLARI-TOPLUMSAL KURALLAR

Toplumların yönetimi konusunda din adamları ile devlet adamları (kilise-kral) yıllarca çatışmıştır.

Sonuçta din ile devlet işlerinin ayrıldığı seküler düzen çağdaş uygarlığın seçimi olmuştur.

Ortaçağ tutkunları bunu dinsizlik olarak algılamaya ve/veya öyle göstermeye devam ederler.

Hangi yöntemin (kurallar bütününün) insanlığı refaha, huzura götürdüğünün tartışma götürmeyeceği açıktır.

Dünya haritasına bakıp ülkelerin durumunu görmek yeterlidir.

Türkiye Cumhuriyeti de bu konuda kararını vermiş, anayasa ve yasalarla toplumsal hayatı düzenlemiştir.

Medeni kanun yürürlüktedir.

Resmen Vakıf-Dernek diye isimlendirilerek yasaların etrafından dolanan tarikat ve cemaatler yasaktır.

İktidar, yasaklanan yapıları her konuda desteklemekte, üye bağışları ile yürütülmesi gereken vakıflara devlet hazinesinden milyarlarca lira akıtmaktadır.

Tüzüğünde altı oku benimsemiş ana muhalefet partisi ise “dinsiz demesinler fobisi” ve “her kesimden oy alalım kolaycılığı”nın da etkisiyle laikliğe karşı yapılanlara sessiz kalmakta hatta türban konusunda olduğu gibi bazı konularda onlardan farklı davranmamaktadır.

Sözde sosyalist/devrimci Vatan Partisi ve lideri D. Perinçek’in, erken yaşta evlilik ve İstanbul Sözleşmesi konusundaki tutumu ise yürekler acısıdır.

Adam gibi ses veren tek parti lideri Doğru Parti Genel Başkanı Rifat Serdaroğlu olmuştur.

Hiranur Vakfı’nda gelişen çocuğun nitelikli cinsel istismarı olayında da toplumu yönlendirenler yanlış içerisindedir.

Siyasetçi, toplumbilimci, sosyal hizmetler yetkilisi, din görevlisi, medya mensubu, sade vatandaş her kesimde çoğunluğun dikkatinden kaçan temel yanlış; medeni hukuk ile şeriat hukukunun birlikte ele alınması, bazen karşılaştırılması, bazen karıştırılmasıdır.

Şu kesin yargı göz ardı edilmemelidir: Türkiye Cumhuriyeti’nde toplumsal hayat yasalarla düzenlenmiştir.

Medeni yasalar din kurallarına göre düzenlenmemiştir, düzenlenemez.

Dini kurallar(şeriat) da toplumsal/kamusal) hayatı düzenleyemez. Kendi sınırları içinde hareket etmek zorundadır.

Karıştırmayalım.

Karışmasına izin vermeyelim.

Lütfen İran’daki gelişmeleri gözden kaçırmayınız.

Naci BEŞTEPE

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.