savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
14,7806
EURO
15,8581
ALTIN
904,23
BIST
2.482,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
25°C
Ankara
25°C
Açık
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
25°C
Perşembe Az Bulutlu
24°C
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C

Gerçekten Yenilmesi İmkânsız mı?

Gerçekten Yenilmesi İmkânsız mı?

S-400 Efsanesi

 

Gerçekten Yenilmesi İmkânsız mı?

 

Birçok ülke, etkili bir hava savunmasının sadece tek bir füze savunma sisteminden ziyade birbirine bağlı komple bir savunma sistem ağı gerektirdiğinin ne yazık ki farkında değildir.

 

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 22 Ocak 2022

 

 

Uzmanlar, yeni tedarik ettiği S-400 hava savunma sistemlerine aşırı güven duygusunun Hindistan’a yanlış bir zarar görmezlik hissi verebileceği ve ezeli rakibi Pakistan’ı askeri açıdan yanlış değerlendirebileceği konusunda uyarılarda bulunmaktadır.

Ülkenin nükleer programı üzerinde çalışan Pakistan merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden üst düzey araştırmacı Mansoor Ahmed, Defense News’e verdiği demeçte; Hindistan’ın S-400’ler konusundaki yaklaşımının ülkenin hava sahasının girilemez ve Hint ordusunu da dokunulmaz hale getirdiği yönünde olduğunu ifade etmiştir.

Hindistan’ın beş alayına S-400 hava savunma sisteminin verilmesi Aralık 2021’de başlamış ve ilk füze sistemleri Hindistan-Pakistan sınırına konuşlandırılmıştır.

Kâğıt üzerinde savunma ve potansiyel olarak taarruz maksatlı kullanılabilen S-400 hava savunma sistemlerinin imkân ve kabiliyetleri gerçekten müthiş görünmektedir. S-400 sistemi insanlı ve insansız hava araçları ile balistik ve seyir füzelerine karşı olduğu ve seyir füzelerine karşı etkinliğinin de Pakistan’ın nükleer caydırıcılığını etkisiz hale getirdiği ileri sürülmektedir.

S-400 hava savunma sisteminin çok katmanlı kapsama alanı; 40 kilometre menzilli 9M96E füzeleri, 120 kilometre menzilli 9M96E2 füzeleri, 250 kilometre menzilli 48N6 ve 400 kilometre menzilli 40N6E füzeleriyle sağlanmaktadır. S-400 hava savunma sistemi geniş alanların ve değerli hedeflerin korunmasında oldukça etkili bir sistemdir.

 

Bir askeri tatbikat esnasında Ashuluk askeri üssünden fırlatılan S-400 füzesi, Rusya, 22 Eylül 2020. Fotoğraf: Dimitar Dilkoff/AFP via Getty Images.

 

Hareket kabiliyeti son derece yüksek olan S-400 sistemi yeni mevziisine vardıktan sonra beş dakika içinde kullanılabilir hale gelmektedir, bu nedenle yerinin tespit edilmemesi maksadıyla sürekli olarak mevzi değiştirme imkân ve kabiliyetindedir.

International Institute for Strategic Studies adlı düşünce kuruluşundan Douglas Barrie, bütün bu gelişmiş özelliklerine rağmen S-400 hava savunma sisteminin küçümsenmesini, ancak abartılmaması gerektiğini de ifade etmektedir.

S-400 hava savunma sisteminin sağladığı en büyük avantajlardan bir tanesi de düşmanın kendi hava sahasını kullanmasını da kısıtlayabilmesidir. Pakistan açısından bakıldığında, uzun Hindistan sınırı nedeniyle ülkenin büyük bir kısmı S-400’lerin kapsama alanı içinde yer almaktadır.

Douglas Barrie S-400 hava savunma sisteminin üstün yetenekleri konusunda yine de ikna olmuş değildir. Barrie’ye göre sistemin bir bütün olarak etkinliği; öne çıkarılan azami angajman menzili, kullanılan kara-hava füzelerinin tipine, taktik sahada kullanılacak radarların hedef tespit menzillerine, personelin sistemi etkin şekilde kullanma kapasitesine ve karşı tarafın atacağı adımlar ve uygulayacağı karşı tedbirlere bağlıdır.

Hindistan yeni tedarik ettiği S-400 sistemlerini yerli ve Hindistan-İsrail ortak yapımı sistemlerden oluşan mevcut hava savunma ağına entegre etmeyi planlamaktadır.

S-400 hava savunma sistemlerini taşıyan Rus yapımı Antonov uçağı bir Türk askeri üssünde yükünü boşaltırken, 12 Temmuz 2019. Fotoğraf: Stringer/AFP via Getty Images

 

Barrie, Hindistan’ın S-400 sistemlerini, yüksek değerli hedefleri veya kritik ulusal altyapıyı düşman hava saldırılarından korumak yerine, Pakistan Hava Kuvvetleri’nin kendi hava sahasını kullanmasını engellemek maksadıyla kullanabileceğini, bunun da S-400’leri daha fazla saldırıya maruz bırakacağını dile getirmektedir. Barrie, Hindistan’ın S-400 tedarikinin, Pakistan’ın nükleer caydırıcılığı üzerinde çok az veya hiç etkisi olmadığını değerlendirmektedir.

S-400 füze savunma sisteminin balistik ve seyir füzelerine karşı etkinliği de tartışılıdır ve etkili angajman menzili gibi faktörlere bağlıdır. Bu spesifik faktör dünyanın eğriliğini, yakındaki arazinin doğasını ve sistemin konuşlandığı yeri de hesaba katmaktadır.

S-400 hava savunma sistemi ya da en azından fırlatma rampası gibi bazı unsurları çok ileri mevzilendiğinde düşmanın direkt hedefi haline gelebilir. Pakistan’ın envanterinde bulunan 150 kilometre menzilli Fatah-1 güdümlü füzeleri, ileri konuşlandırılan S-400 sistemlerini tehlikeye sokabilirler. Fatah-1 güdümlü füzelerinin test atışları Ağustos 2021’de başarıyla gerçekleştirilmiştir.

 

Çin Halkın Kurtuluşu Ordusu’na ait HQ-9 satıh-hava füze rampaları Tiananmen Meydanı’nda düzenlenen bir askeri merasimde görülürken, 2015. Pakistan bu silah sistemlerinin varyantını 2021 yılında envanterine katmıştır. Fotoğraf: Greg Baker/AFP via Getty Images

 

Ayrıca, S-400 hava savunma füzeleri etkili elektronik karşı koyma tedbirleriyle baskı altına alınabilir ve hatta imha edilebilir. Pakistan bu imkân ve kabiliyetini, Şubat 2019’da Hava Kuvvetleri’nin Hindistan’ın kontrolü altında bulunan bölgelere yaptığı misilleme saldırılarında göstermiştir.

Pakistan’ın son birkaç yıldır gerçekleştirdiği füze testlerinde artan hassasiyet ve nüfuz etme etkisi açık bir şekilde görülmektedir. Pakistan ayrıca, Hindistan füze savunma sistemine karşı geliştirdiği Ababeel balistik füzelerine sahiptir. S-400 hava savunma sistemi her ne kadar en iyi hava savunma sistemlerinden bir tanesi olsa da balistik ve seyir füzelerine karşı etkinliği henüz gerçek muharebe sahasında kanıtlanmamıştır.

Bütün bunlara rağmen Hindistan’ın envanterindeki S-400’ler Pakistan’ın konvansiyonel caydırıcılığını olumsuz olarak etkilemektedir. Pakistan, S-400 hava savunma sistemlerini tedarik eden Hindistan’a tepki olarak muhtemelen düşman hava savunmasını bastıran veya imha eden silah sistemlerine yönelecektir.

Pakistan gizli olarak sürdürdüğü savaş dronu ZF1 ile özellikle yoğun şekilde savunulan hedeflere taarruz etmeyi hedeflemektedir. ZF1, ilk kez 2018 yılında iki yılda bir yapılan IDEAS fuarında UAS Global firması CEO’su Rafay Shaik tarafından tanıtılmıştır.

Dron ve İHA konsepti Güney Asya için yeni değildir. Hindistan’ın da Savunma Araştırma ve Geliştirme Kurumu tarafından geliştirilen Ghatak insansız muharebe hava aracı programı bulunmaktadır.

Pakistan bunun yanı sıra Çin ve Türkiye gibi S-400 sistemlerini kullanan dost ülkelerle yapacağı askeri tatbikatlardan da yararlanabilir. Ya da bu ülkeler dolaysız da olsa sistemin güçlü ve zayıf tarafları konusunda Pakistan’a bilgi sağlayabilir ve onun S-400 hava savunma sistemlerinin zayıf taraflarını istismar etmesine yardımcı olabilirler.

Pakistan’ın yakın zamanda envanterine kattığı Çin yapımı 240 kilometre menzilli HQ-9B modeli füzelerinin teknolojisi, Almaz-Antey adlı Rus firması teknolojisine dayanmaktadır. HQ-9B modeli sistemler ikili yarı aktif radar güdümlü/pasif kızılötesi arayıcıya, geliştirilme aşamasında olan HQ-9C modeli ise aktif güdüm özelliğine sahiptir.

 

Yorumlar

  1. Sami ÖZTÜRK dedi ki:

    Hava savunmasında en önemli hususlardan biri katmanlı hava savunma prensibiyle silah sistemlerini seçmek ve mevzilendirme faaliyetleridir. Ayrıca sistemlerin etkinliğinde radar/sensörlerin önemini unutmamak lazım. Neticede radarları/sensörleri köreltirsen hedefin tespiti ve teşhisi mümkün olmayacaktır. Bu durumda füze sistemin ne kadar etkin olursa olsun, onu kullanamayacağın sonucu ortaya çıkar.
    Diğer taraftan işletme ve idame hususunu da gözden kaçırmamak gerekir. Elindeki füze sayısı ile beklenen hava ve füze tehditlerini bertaraf edip edemeyeceğin önem kazanmaktadır.