savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,9624
EURO
18,3130
ALTIN
1.026,76
BIST
2.879,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
31°C
Ankara
31°C
Açık
Çarşamba Açık
31°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C

ENFLASYON CANAVARI

ENFLASYON CANAVARI

ENFLASYON CANAVARI

‘‘Ama bunların kafası basmaz, yok bunlarda böyle bir araştırma. Ben ekonomistim.’’ Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 28 Nisan 2022

IMF Ne Diyor?

Uluslararası Para Fonu (IMF-International Monetary Fund), Ukrayna’da sürmekte olan savaşın enflasyonu daha da artıracağını ve geçmişte öngörülenden daha uzun bir süre etkisini sürdüreceğini öngörmektedir. IMF’ye göre, gelişmiş ekonomilerin yanı sıra gelişmekte olan ekonomilerde de tüketici fiyatları yükselmeye devam edecektir.

Yukarıdaki haritada görüldüğü gibi 25+ enflasyon oranıyla Türkiye yüksek enflasyonun hüküm sürdüğü ülkeler arasındadır. Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep  Tayyip  Erdoğan yüksek faizi şahsi düşmanı ilan etmiştir, ekonomist olduğunu ifade eden Erdoğan’a göre faiz oranları düştüğünde enflasyon da düşecektir.

IMF’de Kimin Borusu Ötüyor?

Uluslararası Para Fonu (IMF – International Monetary Fund) tarafından alınan kararların uygulanması için %85’lik bir oy oranı gerekmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, kurulduğu 27 Aralık 1945 tarihinden bugüne kadar geçen sürede IMF’de en az %15,1 oranındaki oy gücünü sürekli olarak muhafaza etmiştir. Bu bir anlamda IMF tarafından alınacak kararlarda ABD’nin veto yetkisi anlamına gelmektedir ve ABD bu gücünü IMF tarafından verilen borçlarda günümüze kadar daima kullanmıştır. Dünya beşten büyük ise IMF de ABD’den büyüktür…

Nureddin Nebati Ne Diyor?

Maliye ve Hazine Bakanı Nureddin Nebati, ABD’de katıldığı G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı ile uluslararası kuruluşların Bahar Toplantı’larında en önemli gündem maddesinin enflasyon olduğunu ifade etmiştir.

Londra ve Washington toplantılarından aldığı geri bildirimlere göre yatırımcıların Türkiye’ye oldukça pozitif baktıklarını dikkat çeken Nebati’ye göre önümüzdeki dönemlerde Türkiye’ye sermaye girişleri artacaktır. Gerekirse gemileri karadan yürütüp yine de hedeflere ve hayallere ulaşmayı bildiklerini de sözlerine ekleyen Nebati, Türkiye’nin önünün açık olduğunu, ama ülke içindeki müzmin karamsarların battık  ve bittik edebiyatından bir türlü vazgeçmediklerini öne sürmektedir.

Bakan Nebati, 20 Aralık’ta başlattıkları kur korumalı mevduat (KKM) ve katılma hesaplarında 782 milyar TL biriktiğini kaydederek, Türk lirası tasarruflarının artırılmasına yönelik birçok finansal ve vergisel adımın uygulanması kararı aldıklarını, mevduatların ortalama vadesini uzattıklarını; enflasyonun önemli bir belirleyicisi olan döviz kurunda da istikrar sağladıklarını iddia etmektedir.

TCMB Ne Diyor?

Çatışmaya dönüşen jeopolitik riskler ve salgında varyantlar, küresel ve bölgesel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmakta ve belirsizliklerin daha da artmasına yol açmaktadır. Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, enerji başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının daha da belirgin hale gelmesi ve taşımacılık maliyetlerindeki yüksek seviye uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artmasına yol açmaktadır. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Bununla birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, işgücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası iletişimlerinde ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını halen sürdürmekte, varlık alım programlarını azaltarak devam ettirmektedir.

TÜİK web sitesinde paylaşılan verilere göre, Mart 2022 tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %61,14 oranında gerçekleşmiştir.

Enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte; sıcak çatışma ortamının yol açtığı enerji maliyeti artışları, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının geçici etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan ve kararlılıkla sürdürülmekte olan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir. Alınmış olan kararların birikimli etkileri yakından takip edilmekte ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir.

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.

Faiz Sebeptir, Enflasyon Neticedir

Bugüne kadar yaşadıklarından çıkardığı derslere göre ‘‘Faiz sebeptir, enflasyon neticedir’’ diyen Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, öncelikleri olan istihdamı artırmanın yolunun yatırımdan, üretimden, ihracattan, büyümeden geçtiği konusunda hiç kimsenin şüphesinin olmamasını talep etmektedir.

‘‘Türkiye’nin yaklaşık 200 yıldır başlattığı her kalkınma hamlesinin önünün darbeylevesayetlekrizle kesilerek IMF, Dünya Bankası ve mandacı iktisatçılarımız tarafından aksi istikametle yönlendirilmeye çalışıldığı gerçek işte budur. Biz geçmişte uzunca bir süre denenmiş ama bir türlü sonuç alınamamış yüksek faiz döngüsü yerine yatırım, üretim, istihdam, ihracat, büyüme odaklı ekonomi politikamızla ülkemiz ve milletimiz için en doğru olanı yapmakta kararlıyız. Politika faizinin düşük tutulmasını, bunun için memnuniyetle karşılıyoruz”  diyen Erdoğan ayrıca, ülkemizi mandacı iktisatçıların arzuladığı şekilde küçültecek, zayıflatacak, insanları işsizliğe, açlığa, yoksulluğa mahkum edecek politikaları reddettiğini ve sorunları kendi çözümleriyle aşacak adımların atıldığını da ifade etmektedir.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.