savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
14,7806
EURO
15,8581
ALTIN
904,23
BIST
2.482,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
25°C
Ankara
25°C
Açık
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
25°C
Perşembe Az Bulutlu
24°C
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C

Emmanuel Macron Gidici mi?

Emmanuel Macron Gidici mi?

Fransa Daha Son Sözünü Söylemedi

Emmanuel Macron Gidici mi?

 

Her yıl 400.000 Müslüman göçmen ülkeye giriyor. Bu beş yıl içinde iki milyon Müslüman demek. Bu Müslüman göçmenler Müslüman bölgelerine gidiyor ve Fransa’ya entegre olmuyorlar. Bunun ne anlama geldiğini düşünüyorsunuz? Éric Zemmour, YouTube, 15 Aralık 2021

 

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 24 Ocak 2022

 

 


18 Aralık 2021 tarihinde Cezayir milli futbol takımı Katar’da düzenlenen Arap Kupasını kazanır. On binlerce Cezayirli taraftar Cezayir bayrakları sallayarak Champs-Élysées’eye akın eder, mağazaların camları paramparça edilir. Olaylar gece yarısına kadar sürer. Göstericiler ‘‘Çok yaşa Cezayir’’, ‘‘Allah’a yemin olsun ki Kur’an’’, ‘‘Kahrol Fransa’’ ve ‘‘Kahrol Zemmour’’ diye slogan atmaktadır. Polise müdahale etmemesi emri verilmiştir. Yine de göstericilerin saldırılarına maruz kalırlar.

Fransa cumhurbaşkanlığına aday olan Yahudi aday Éric Zemmour bir yorum yapmaz. Yaptığı bir mülakatta açıkça ‘‘üzüntü verici bayağı görüntüler’’ ifadelerini kullanır.

Sadece 10 gün önce, 08 Aralık 2021 tarihinde Paris’in birkaç mil doğusunda yer alan Nanterre’de düzenlenen bir Katolik geçit alayı genç Müslümanların saldırısına uğramıştır. Katoliklere ‘‘Kâfirler’’ diye bağıran saldırganlar ‘‘Burası Allah’ın yurdudur’’ diye bağırmakta ve Kur’an üzerine Katoliklerin boğazlarını keseceklerine yemin etmektedir.

Bu tür olaylar Fransa’da yaygın hale gelmiş durumdadır. Fransa, bir öğrencinin İslam dininin peygamberine saygısızlık etmekle suçladığı bir öğretmenin, sokakta kasap bıçağı ile başının kesildiği tek Avrupa ülkesidir. Fransa bunun yanı sıra, kilisede ayin sırasında bir papazın öldürüldüğü tek Avrupa ülkesidir. İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde Yahudi çocukların bir Yahudi okulunun avlusunda öldürüldüğü tek Avrupa ülkesi de Fransa’dır. Fransa ayrıca, Avrupa en fazla sayıda (750’den fazla) girilemeyen bölgeye sahip olan ülkedir.

Cuma namazını eda eden Müslümanlar, Poissonniers, Paris. Kaynak: Reuters

 

Bu bölgeler; ‘‘ŞERİAT BÖLGELERİ’’ olarak adlandırılmakta ve radikal imamlar ile hırsızlık ve uyuşturucu ticareti yapan Müslüman çeteler tarafından yönetilmektedir. Bu bölgelerde yaşayanların çoğunluğu Fransız vatandaşı olmalarına rağmen, kendilerini Fransız olarak nitelendirmemekte, geldikleri Orta Doğu ülkelerinin vatandaşları olarak görmektedirler. Bu bölgelerde Yahudi ve Hıristiyan varlığını kabul etmemektedirler ve bu bölgelerde yaşayan Müslüman olmayanlar, yıllarca önce buraları terk ederek başka yerlere taşınmak zorunda kalmışlardır. Polisin giremediği bu bölgelere, yetkililere göre itfaiye araçları ve ambulansların dahi girmesi tehlikelidir.

Fransa’yı yöneten hükümetler en az kırk yıldır bu durum hakkında konuşmaktan kaçınmakta ve problemin sosyal güvenlik yardımlarıyla çözülebilecek fakirlik sorunu olduğunu ya da psikolog ve sosyologlar yardımıyla halledilebileceğini söylemektedir. Bununla birlikte durum giderek daha da kötüleşmektedir. Yetkililer İslam hakkında konuşmaktan kaçınmakta ya da İslam’ın Fransa’nın bir gerçeği olduğunu ve artık bir Fransız dini olduğunu söylemektedir.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, seleflerinden daha fazlasını yapmak istediğini söylemiş ve İslami ayrımcılık olarak adlandırdığı bu durumla savaşmak için söz vermiştir. Macron’a göre bütün sıkıntılar, İslam diniyle ilgisi olmayan ve Müslüman inancına ihanet ederek Müslümanları Fransızlardan ayrı yaşamaya zorlayan tehlikeli bir avuç radikal İslamcıdan kaynaklanmaktadır.

Solda şeriat kontrolündeki alan posteri; içki, kumar, müzik, uyuşturucu ve fahişelik yasaktır. Sağda ise Fransa için İslam dinini ve şeriatı isteyen göstericiler.

 

Eylül 2020 tarihli bir anketin sonuçlarına göre; 25 yaş altındaki Fransız Müslümanların %74’ü İslami yasaların Fransa Cumhuriyeti’nin yasalarından daha önemli olduğunu düşünmektedir. İki ay sonra yapılan başka bir anket ise 25 yaşın altındaki Fransız Müslümanların %57’sinin İslami şeriat altında yaşamak istediklerini ortaya koymuştur.

Yıllar boyunca bu durumu açıkça dile getirmeye cesaret edenler mahkemelere çıkarılmış, ırkçılık karşıtı örgütler tarafından İslamofobik ırkçılıkla suçlanmış ve ağır para cezalarına çarptırılmışlardır. Yazar Renaud Camus 10 yıl önce, Müslüman medeniyetinin Fransız medeniyetinin yerini aldığını ve bu değişimin Müslüman olmayanlar için şiddet ve güvensizlik anlamına geldiğini anlattığı ‘‘Le Grand Replacement – Büyük Yer Değiştirme’’ adlı bir kitap yayımlamıştır. Ağır para cezasına çarptırılan Camus, kitabın yayımlanmasından sonra hiçbir radyo ve televizyona davet edilmemiş ve bütün Fransız yayıncılar onun kitaplarını artık yayınlamayacaklarını söylemiştir.

Yazar ve gazeteci Éric Zemmour da aynı şeyi yazmış ve defalarca ‘‘İslamofobik ırkçılık’’ nedeniyle ağır para cezalarına çarptırılmıştır. Ancak Zemmour’un kitapları hep en çok satanlar listesinde yer almış ve katıldığı söyleşi programları muazzam başarılar elde etmiştir. Zemmour, Eylül 2021’de ‘‘La France n’a pas dit son dernier mot – Fransa daha son sözünü söylemedi’’ başlıklı kitabını yayınlamıştır. Zemmour kitabında, Fransız siyasi liderleriyle yaptığı umut kırıcı görüşmeleri anlatmaktadır. Kimsenin yazdıklarının tek bir kelimesine dahi itiraz etmediği Zemmour, yapılması gerektiğini düşündüklerini anlatmak için ülke çapında toplantılar organize etmiş ve 30 Kasım 2021 tarihli YouTube videosunda da Fransa cumhurbaşkanlığı için yarışacağını açıklamıştır.

Eric Zemmour’un Fransa son sözünü söylemedi başlıklı kitabı.

 

Zemmour’un söyledikleri rakiplerinin söylediklerinin tam tersinedir. Gerçekleri çarptırmadan ve sulandırmadan dile getirmekte ve Fransa’nın yıkımından bahsetmektedir. Ona göre Fransa artık eski Fransa değildir ve herkes bu gerçeği görmektedir. Fransa giderek bir üçüncü dünya ülkesi olmakta, halk ayrışarak yoksullaşmakta ve eziyet çekmektedir.

Fransız politikacıların korkaklığını vurgulayan Zemmour’a göre hiçbir politikacı Fransa’yı kaçınılmaz trajik kaderinden kurtarabilecek cesarete sahip değildir ve bu sözde profesyoneller her şeyden önce büyük bir acz içindedirler.

Fransa cumhurbaşkanlığı için adaylığını açıkladığı konuşmasında Fransız seçmenine seslenerek, çocukların ve torunların barbarlığı bilmemesi ve kızların örtünmemesi için onların oylarına talip olduğunu söyler. Kurduğu partiye ‘‘Reconquest – Yeniden Fetih’’ adını vermiştir, bu ad bazılarına göre, Hıristiyanların yüzlerce yıllık Müslüman işgali sonrası İspanya’yı yeniden fethetmesini çağrıştırmaktadır. Zemmour bütün konuşmalarında sürekli olarak Fransa’nın hayatta kalmasını öne çıkarmakta ve 2022 seçimlerinin ülkesinin son şansı olduğunu vurgulamaktadır. Zemmour, iç savaş tehlikesinden de bahsetmekte ve ülkesinin bir Lübnan olmasını istemediğini vurgulamaktadır.

Diğer cumhurbaşkanı adayları, Zemmour’a sorulan soruları cevaplamaktan sürekli olarak kaçınmaktadır. Marine Le Pen,  onun çok karamsar olduğunu ve Fransızları ayrıştırdığını ileri sürmektedir. Valerie Pecresse’ye göre Zemmour aşırı sağın suç ortağıdır. Sol kanattan adaylar ise sorulara yanıt vermeyi reddederek, Zemmour’un tam bir faşist olduğunu söylemektedir. Fransız ana akım medyası Zemmour’a yönelttiği soruları diğer adaylara da sormak zorunda kalmış, ancak neredeyse hepsi Zemmour’un aşırılık yanlısı ve takıntılı olduğunu ve Fransa’nın tehlikede olmadığını ifade etmişlerdir.

Solda PARİS MATCH Dergisi Kapağı: ÉRİC ZEMMOUR VE ÇOK YAKIN DANIŞMANI–Kampanyasını yöneten genç Ulusal İdare Okul mezununu incelerken, sağda Sarah Knafo ve Éric Zemmour’u gösteren karikatür, 28 Eylül 2021, L’actu de Glon.

 

Ailesi Cezayir’den kaçan Zemmour, kendisini aleni bir şekilde Yahudi olarak tanımlamakta, ancak geleneksel Katolik Derin Fransa’nın temsilcisi ve göçmenler ile İslam’ın belalısı olarak lanse etmektedir. Yahudi meselelerinde benimsediği aşırı tavırlar nedeniyle Fransa hahambaşı Haim Korsa onu bir Yahudi aleyhtarı olarak tanımlamaktadır. İki kez nefret söyleminden suçlu bulunan Zemmour bu mahkûmiyet kararlarını gurur vesilesi saymaktadır. Anti-feminist tutumları eski çağlardan kalma olan Zemmour bir Rus yanlısı ve Amerikan karşıtıdır.

Günümüzde, bütün ırkçılık karşıtları ve Fransız Müslüman örgütleri Zemmour’u ırkçı olarak tanımlamaktadır. Fransa Yahudi Kurumları Temsilciler Konseyi (CRIF) başkanı Francis Kalifat, hiçbir Yahudinin ona oy vermemesi çağrısında bulunmuş, aynı kurumun başkan yardımcısı Yonathan Arfi de Yahudiler olarak Zemmour’un yaptıklarından sorumlu olmadıklarını dile getirmiştir.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, bugüne kadar rakibi Zemmour’un adını hiç ağzına almazken, hükümet üyeleri ve Macron’un partisinin liderleri, onun ırkçı ve yabancı düşmanı olduğunu ve sürekli bir hezeyan halinde olduğunu dile getirmektedir.  Eski Fransa İçişleri Bakanı Christophe Castaner ise Zemmour’un her gün Fransız halkına hakaret ettiğini söylemektedir.

Paris caddelerinde Tipitip tipli Zemmour’ a ait ‘‘yırtılan’’ posterler’’, 20 Ekim 2021. Fotoğraf: Sebastien Salom-GOMIS/AFP VIA GETTY IMAGES.

 

‘‘Tipitip’’ tipli Éric Justin Léon Zemmour hakkında Mediapart Paris haber kuruluşunda paylaşılan bir haberde; onu cinsel tacizle suçlayan sekiz kadının iddialarına kanıtlarıyla birlikte yer verilmiştir.

Evli ve üç çocuk babası olan Tipitip tipli Zemmour, kampanya yöneticisi 28 yaşındaki Sarah Knafo ile olan gizli ilişkisinin ifşa edilmesini önlemek için yaptığı yasal başvuruda başarısız olmuştur, illegal çiftin önümüzdeki Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağı Nisan 2022’de bir bebek beklediği iddia edilmektedir.

Fransa cumhurbaşkanlığı seçimi iki turda yapılacaktır. İlk turda resmen başvuru yapan ve birçoğu %1-2 oranında oyu olan 24 aday yarışacaktır. İkinci turda ise sadece ilk turda en fazla oy alan iki aday yarışacaktır. Zemmour’un adaylığını açıkladığı zamana kadar yapılan anketler, Macron’un ikinci turda rakibinin Marine Le Pen olduğunu ve Macron’un seçimi kolayca kazanacağını göstermektedir. Marine’nin babası Jean-Marie Le Pen, Yahudi aleyhtarı söylemleri nedeniyle birçok kez kınanan bir adamdır. Marine, babası gibi Yahudi aleyhtarı olmadığını göstermek için elinden gelen her şeyi yapmış olsa da hâlâ babasının soyadını taşımaktadır ve bu da cumhurbaşkanlığı yarışında aşılması zor bir engel gibi görünmektedir.

Fransa cumhurbaşkanlığı yarışında Éric Zemmour’un rakipleri, soldan sağa: Marine le Pen, Valerie Pecresse ve Emmanuel Macron.

 

Eylül ayından Aralık ayı ortalarına kadar yapılan bütün anketler Macron’un ikinci turda rakibinin Zemmour olacağını göstermektedir. Aralık ayı ortalarından itibaren sonuçlar değişmeye başlamış ve Marine Le Pen, Valerie Pecresse ve Éric Zemmour başa baş hale gelmiştir. Yani, Le Pen’in ikinci tura kalması mümkündür. Bunu gerçekleşmesi durumunda; Zemmour’un adaylığını açıklaması öncesindeki duruma geri dönülecek, yani Macron ikinci turda Le Pen karşısında seçimi kazanacaktır. Valerie Pecresse birçok konuda Macron ile aynı görüşleri savunmaktadır ve ikinci tura kalması durumunda onu yenmesi imkânsız görünmektedir. Sonuç olarak, ikinci turda Macron karşısında sadece Zemmour’un kazanma şansı vardır ve 09 Ocak 2022 tarihinde Peltier, Zemmour’un kampanyasını desteklemek üzere Cumhuriyetçilerden ayrıldığını açıklamıştır.

Zemmour ikinci tura kalırsa Macron’un hâlâ yeniden seçilmek için iyi bir şansı vardır. Macron sürekli olarak COVID-19 korkusunu kamçılamaktadır ve Fransız halkına uygulanan kurallar da hâlâ son derece katıdır. Sağlık acil durumu ilan eden Fransa’da polisin geniş kontrol gücü bulunmaktadır. Aşı pasaportu uygulaması yürürlüktedir ve restoranlar, kafeler ve sinemalara sadece aşı pasaportu olanlar girebilmekte ve aşılılar trenlere binebilmektedir. Polisin evinin dışında olan herkese aşı pasaportu ve kimlik belgesi sorma hakkı bulunmaktadır. Gazetelerin ön sayfalarında salgın ve vaka sayılarına yer verilmekte, hastaneye yatan ve hayatını kaybedenler büyük puntolarla Fransız halkına duyurulmaktadır. Televizyon haberleri de büyük ölçüde COVID-19 salgınına ayrılmış durumdadır. Macron neredeyse her ağzını açtığında salgından bahsetmektedir. Siyasi analizciler, diğer bütün konulardan kaçınmayı başarabilirse, Macron’un yeniden seçilmesinin kesin olduğunu düşünmektedir. Aksi takdirde her şey Macron’un aleyhine dönebilir.

Son yapılan bir ankete göre Fransız halkının %60’ı aşı pasaportu ve sert kuralları desteklemektedir. Fransa halkı hastalık ve ölüm korkusunu hâlâ yoğun bir şekilde yaşamaktadır.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve aşı kartı.

 

Ancak anketler, Fransız halkının Zemmour’un kampanyasında dile getirdiği görüşlerini de desteklediğini göstermektedir. Bir anket firması Fransız halkına geçenlerde aşağıdaki soruyu sormuştur:

‘‘Bazı insanlar büyük değişimden bahsetmekte; Avrupalı, beyaz ve Hıristiyan toplumların, Arap ve siyah Afrika’dan gelen Müslüman göçmenler nedeniyle yok olma tehdidi altında olduğunu iddia etmektedir. Böyle bir olayın Fransa’da yaşanacağını düşünüyor musunuz?’’

Ankete katılanların %67’si bu soruya ‘‘Evet’’ yanıtını vermiştir. Büyük yer değişimin gerçekleşme olasılığıyla ilgili soruya katılanların %67’si evet demiş, %63’ü ise İslam dininin Fransa için bir tehlike olduğunu söylemiştir.

Büyük yer değiştirmenin bir fantezi olduğunu ileri süren gazetecilere Zemmour sürekli olarak karşı çıkmış ve büyük yer değişiminin bir fantezi olmadığını söyleyerek onlara rakamları göstermiştir.

‘‘Her yıl 400.000 Müslüman göçmen ülkeye giriyor. Bu beş yıl içinde iki milyon Müslüman demek. Bu Müslüman göçmenler Müslüman bölgelerine gidiyor ve Fransa’ya entegre olmuyorlar. Bunun ne anlama geldiğini düşünüyorsunuz?’’

Zemmour ile mülakat yapan gazeteciler onun bu sorusuna yanıt vermeyerek konuyu değiştirmiştir. Zemmour’un verdiği rakamlar resmi belgelerden alınmıştır ve tamamen gerçekleri yansıtmaktadır.

Ailesi Cezayir’den kaçan Zemmour, kendisini aleni bir şekilde Yahudi olarak tanımlamakta, ancak kendisini geleneksel Katolik Derin Fransa’nın temsilcisi ve göçmenler ile İslam’ın belalısı olarak lanse etmektedir. Yahudi meselelerinde benimsediği aşırı tavırlar nedeniyle Fransa hahambaşı Haim Korsa onu bir Yahudi aleyhtarı olarak tanımlamaktadır. İki kez nefret söyleminden suçlu bulunan Zemmour bu mahkûmiyet kararlarını gurur vesilesi saymaktadır. Anti-feminist tutumları eski çağlardan kalma olan Zemmour bir Rus yanlısı ve Amerikan karşıtıdır.

Tipitip tipli Zemmour, Paris kentinin bir banliyösü olan ve çoğu Auschwitz’e gönderilen trenlere bindirilen Yahudiler için bir Nazi toplama kampının eski yeri Drancy’deki bir Yahudi okulunda eğitim görmüştür. Daha sonra Sciences Po’ya katılan Zemmour, Macron gibi, genellikle geleceğin Fransız liderlerinin okulu kabul edilen Ulusal İdare Okuluna girememiştir. Okul sonrası kariyerine Le Quotidien de Paris gazetesinde başlamış sonradan Le Figaro ve Valeurs Actuelles gibi dergi ve gazetelerde sürdürmüştür. Irkçı Tipitip tipli Zemmour, bütün Müslümanları kötülemek ve aşağılamak için eline geçen hiçbir fırsatı kaçırmayan bir aşırı sağcıdır.

Zemmour, 26 Kasım 2021 tarihinde Marseille’yi ziyaret etmek ister. Gittiği her yerde ‘‘Allahu Akbar’’ sloganlarıyla karşılanır. Genç Müslümanlar onu sözlü olarak tehdit ederler. Öğle yemeğini yiyeceği restoran köşe bucak aranır. Marseille’nin şu anda nüfusunun %40’ı Müslüman’dır. Uzmanlar on yıldan daha kısa bir süre içinde Fransa’nın en büyük ikinci şehri olan Marseille’nin nüfusunun çoğunun Müslümanlardan oluşacağını tahmin etmektedir.

Kendisinden 35 yaş küçük sevgilisi ve cumhurbaşkanlığı kampanyası baş danışmanı 28 yaşındaki Sarah Knafo’dan çocuk sahibi olacak Tipitip tiplinin, gizli ilişkisinin deşifre edilmemesi için mahkemeye yaptığı başvuru reddedilmiş ve kararın ardından bir dergi ‘‘ZEMMOUR BABA OLUYOR’’ manşetiyle çıkmıştır.

Zemmour’un kampanyasını başlattığı 05 Aralık 2021 günü onu yüzlerce polis korumaktadır. Miting alanına gelen Fransızlar,  ‘‘Allahu Akbar’’ ve ‘‘Faşist Zemmour’’ sloganlarıyla karşılanır. Toplantının yapıldığı büyük salonda bir adam Zemmour’a saldırarak onu boğmaya çalışır. Zemmour salonu dolduran 13.000 taraftarına ‘‘Benden nefret ediyorlar, bunun nedeni de sizden nefret etmeleridir’’ diye seslenir.

Zemmour’a göre Macron’un yeniden seçilmesi Fransa’da bir iç savaşın patlak vermesi anlamına gelmektedir. Bu düşüncesini, 13 Ocak 2022’de katıldığı bir televizyon programında dillendirir ve birçok Fransız vatandaşının da bunun farkında olduğunu ileri sürer.

 

Ordu Fransa’yı kurtarabilir mi?

 

21 Nisan 2021 tarihinde, aralarında generallerin de olduğu 1.200 profesyonel askerin haftalık Valeurs Actuelles dergisinde, aynı ifadeleri içeren bir açık mektubu yayınlanır. Cumhurbaşkanı Macron hiçbir tepki göstermez, fakat Savunma Bakanı Florence Parly mektuba imza atanları sorumsuzlukla suçlar ve ağır yaptırımlar uygulanacağını söyler. Mektuba imza atanlardan hâlâ aktif görevde olanların birçoğu görevlerinden alınır. Bir ay sonra, 11 Mayıs 2021 tarihinde Valeurs Actuelles dergisinde bir açık mektup daha yayınlanır, bu sefer mektuba isimlerinin gizli kalmasını isteyen binlerce profesyonel asker imzasını atmıştır. Mektupta; şiddetin her yerde hâkim olduğu, Fransa’da nefretin hüküm sürdüğü, ülkenin her yerinin güç gösterisi yapanlara teslim edildiğinin altı çizilmekte ve iç savaş çıkması durumunda ordunun ülkede düzeni sağlayacağı vurgulanmaktadır.

Valeurs Actuelles dergisi bu açık mektubu dilekçeye dönüştürür ve dilekçe birkaç saat içinde binlerce Fransız vatandaşı tarafından imzalanır. Macron her zaman olduğu gibi yine hiçbir tepki göstermez. Bugüne kadar da tutumunu değiştirmemiştir, Macron Fransa’nın krizleri hakkında konuşmamaktadır.

Ana akım medyadan gazeteciler ve siyasi rakipleri Zemmour’a saldırmak için daima fırsat kollamakta ve söylediklerinin her kelimesini mercek altına almaktadır. 15 Ocak 2022 tarihinde öğretmenler ve öğrenci velileriyle yaptığı bir görüşmede, onlara engelli çocukların özel kurumlarda eğitim alması gerektiğini düşündüğünü söyler. Ona göre engelli çocukların eğitiminde uzmanlaşmış öğretmenlere de ihtiyaç vardır.

Sophie Cluzel. Kaynak: LSA

 

Özürlülerden sorumlu Bakan Sophie Cluzel, Zemmour’un dile getirdiği gerçek problemlerden bahsetmek yerine, onu engelli çocukları cumhuriyetin okullarından ayırmaya çalışma ve farklılıkları reddetmekle suçlar. Marine le Pen de araya girer ve onu engelleri nedeniyle zayıf çocuklara saldırmakla suçlar. Adaylardan Valerie Pecresse de boş durmaz ve projesinin engelli çocuklar için daha fazla kapsayıcılık olduğunu söyler. Eleştirilere yanıt veren Zemmour ise, hükümet tarafından terk edildiklerini düşünen binlerce engelli çocuğun ebeveynlerinin desteğini aldığını ifade ederek, kendisini eleştirenleri ikiyüzlülük ve yalancılıkla suçlar. İktidara geldiğinde engelli çocukların bakım ve eğitiminde uzmanlaşmış okulların eksikliğini gidermek için elinden geleni yapacağının da altını çizer.

Yaptığı her açıklama çeşitli saldırılara maruz kalmaktadır. 17 Ocak 2022 tarihinde bir yargıç Zemmour’u, bir televizyon programında, Fransa’daki refakatsiz küçüklerin izole olmadıklarını ve birçok suç işlediklerini dile getirdiği için nefret söylemiyle 10.000 Euro para cezasına mahkûm eder. Polis raporlarına göre Zemmour doğru söylemektedir, konuşmasında ırkçılıktan hiç bahsetmemiştir. Cezası kuşkusuz bozulacaktır, ancak Fransız ana akım medyası birkaç günlüğüne de olsa onun ırkçılıktan hüküm giydiğine yönelik yayın yapma fırsatı yakalamıştır.

Eric Zemmour ve danışmanı Sarah Knafo. Kaynak: INSOELITE

 

Zemmour, gazetecilik yaptığı yıllarda siyasi doğruluğu savunanların büyük nefretini kazanmış biridir. Geçmişte başarısız bir şekilde Zemmour’u yok etmeye çalışanlar, şimdi cumhurbaşkanlığına aday olduğu için ondan çok daha fazla nefret etmektedir. Şubat 2022’de cumhurbaşkanlığı seçim kampanyaları başladığında, muhtemelen Zemmour’a yönelik saldırılar iyice yoğunlaşacaktır.

Ana akım medya ve siyasi rakipleri ona saldırırken, bazı ciddi politikacılar yanında yer almaya başlamış durumdadır. Guillaume Peltier sadece bir ilktir. Avrupa Parlamentosu’ndaki National Rally lideri Jérôme Rivière 19 Ocak 2022’de ve National Rally liderlerinden Gilbert Collard da 22 Ocak 2022’de Zemmour’un saflarına katılmıştır. Belki de Zemmour lehine bir trend giderek şekillenmektedir.

Bu yazı; Paris Üniversitesi’nden Dr. Guy Millière tarafından 23 Ocak 2022 tarihinde kaleme alınan ve GATESTONE INSTITUTE web sitesinde paylaşılan yazıdan derlenmiştir. Makalenin orijinal metnine aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz.

https://www.gatestoneinstitute.org/18163/eric-zemmour-france

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.