Açık

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi & Yargı Reformu

ANALİZ - 20 Ekim 2021 06:31 A A

Erdoğan Türkiyesi

 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi & Yargı Reformu

 

Kâğıt üzerinde bu değişiklik yürütme ve yasama arasında açık ve net bir ayırım gibi görünmektedir. Uygulamada ise, özellikle cumhurbaşkanının partisinin TBMM’de çoğunlukta olduğu senaryoda, HSYK’nin 13 üyesinin tamamının aslında aynı kişi tarafından atanması anlamına gelmektedir.

 

Yazar: Md. Muddassir Quamar, Manohar Parrikar Institute for Defence Studies and Analyzes, 2020

Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 20 Ekim 2021

 

AKP hükümeti yıllar boyunca önemli yargı reformları gerçekleştirmiştir. AKP’nin yargı reformlarını uygulamaya sokmasının ardındaki temel hedef muhalefet ve elitlerin siyasi yükselişini rayından çıkarma girişimlerini etkisiz hale getirmek olmuştur. AKP’nin iddialarına göre muhalefet ve aydınlar; ordu ve muhalefetle gizli bir anlaşma yaparak, hükümet aleyhine karar veren Anayasa Mahkemesi’nde bütün önemli hükümet kararlarına karşı çıkmaktadır.[i]

Örneğin; AKP adayı Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesini engellemek için Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve ordu arasında yargı eylemciliği ve işbirliği konusunda bazı sorunlar bulunmaktadır.[ii] Her ne kadar Abdullah Gül sonunda cumhurbaşkanı seçilmiş olsa da bu türden olaylar AKP nezdinde yargı reformuna olan ihtiyacın kanıtlanması anlamına gelmektedir ve AKP ilk büyük yargı değişikliğini 2010 yılında getirmiştir.  Hem Anayasa Mahkemesi hem de Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yapısını değiştiren ve birey haklarını güçlendirmek için bir ombudsman (baş denetçi) ve adli konularda ordunun yetkilerini azaltan hükümler içeren 26 maddelik bir anayasa değişiklik paketi uygulamaya sokulmuştur.[iii]

Ayrıca, 16 Nisan halkoylaması ile onaylanan 2017 anayasa değişikliği de yargıda yeni değişiklikler getirmiştir. 18 maddelik paket, önceki Anayasa’nın 76’ncı maddesinin yerini almıştır. Başka endişeler olsa da değişiklik cumhurbaşkanına hâkimlerin atanmasında olağanüstü yetkiler vererek yüksek yargının bağımsızlığını tehlikeye sokmuştur.

Türkiye’nin en önemli iki yargı organı; anayasanın yorumlanmasından sorumlu ve en yüksek tahkim ve kovuşturma organı olan Anayasa Mahkemesi ve yargıdaki atamaları denetleyen HSYK’dır. Yeni düzenlemeye göre, HSYK üye sayısı 22’den 13’e düşürülmüş ve bunlardan altısının cumhurbaşkanı, geri kalan yedisinin de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından atanması uygulaması getirilmiştir.

Önceki Makale  IŞİD’li Gelinler

Kâğıt üzerinde bu değişiklik yürütme ve yasama arasında açık ve net bir ayırım gibi görünmektedir. Uygulamada ise, özellikle cumhurbaşkanının partisinin TBMM’de çoğunlukta olduğu senaryoda HSYK’nin 13 üyesinin tamamının aslında aynı kişi tarafından atanması anlamına gelmektedir. Örneği; 2018 seçimlerinin ardından hem cumhurbaşkanı hem de TBMM’de çoğunluğa sahip AKP’nin genel başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, HSYK’nin 13 üyesinin de atanmasında belirleyici bir role sahip olmuştur.[iv]

Getirilen yargı reformları ile ordu tarafından atanan iki hâkimin görev süreleri tamamlandıktan sonra kademeli olarak ayrılmasıyla, Anayasa Mahkemesi üye sayısı da 17’den 15’e düşürülmüştür. Anayasa Mahkemesi üyelerinin atanmasını düzenleyen önceki hükümler ise aynen korunmuştur. Mevcut ve değiştirilmesine gerek görülmeyen hükme göre üç hâkim TBMM, 12 hâkim ise cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır. Değiştirilmesine gerek görülmeyen hüküm Anayasa mahkemesi üyelerinin atanmasında cumhurbaşkanının ezici bir üstünlüğe sahip olması anlamına gelmektedir.

Çevirenin Notları: Sayın Md. Muddassir Quamar tarafından kaleme alınan ‘‘Erdogan’s Turkey: Populism and Democratisation Dilemmas – Erdoğan’ın Türkiyesi: Popülizm ve Demokratikleşme İkilemleri’’ başlıklı yazının ‘‘Yargıda değişiklikler’’ adlı bölümü aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. Yazının tamamına https://idsa.in/monograph/rdogans-turkey-monograph-68 linki üzerinden erişebilirsiniz.

Hukuk Devleti; devletin üç temel organı olan yasama, yürütme ve yargı ile kamu otoritesini kullanan bütün idari makamların, her zaman hukukun sınırları içinde kalmakla yükümlü olması anlamına gelmektedir. Kesinlikle hükümet yetkisi anlamına gelmeyen ‘‘Devlet Otoritesi’’ hukukun üstünlüğü ile sınırlıdır. Hiçbir hükümet anayasada belirtilen hükümler dışına çıkamaz ve keyfi hareket edemez. Yürütmenin bu sınırlar içine çekilmesi ancak ve ancak yasama ve yürütme organlarının bütün karar ve uygulamalarının hukuka uygunluk yönünden yargı denetimine tabi olmasıdır.

Yargı bu görevini ancak ve ancak ‘‘TAM BAĞIMSIZ’’ olması durumunda gerektiği gibi yerine getirebilir. Hukuk Devletinin en belirleyici özelliklerinden bir tanesi yargının tam bağımsız olması ve tarafsızlığıdır. Yargının bağımsızlığının anlamı; yürütme ve yasama organlarının müdahalelerine karşı tam bağımsız olması demektir. Yargının bağımsızlığı; yargı mensuplarının kişisel bağımsızlıklarına ilave olarak siyasal organlar karşısında da bağımsızlıklarının garanti altına alınması demektir.

HSYK ve Anayasa Mahkemesi üyelerinin atanmasına yönelik getirilen sözde reformlar, yargının bağımsızlığını sağlamak yerine siyasi iktidarın yargı üzerindeki etkisini artırmakla sonuçlanmıştır.

 

Önceki Makale  Üçüncü Dünya Savaşının Etrafında Dolanıyoruz

Referanslar

[i] Ceren Belge, “Friends of the Court: The Republican Alliance and Selective Activism of the Constitutional Court of Turkey”, Law and Society Review, 2006, 40(3): 653–92.

[ii] Aslı Bâli, “Courts and Constitutional Transition: Lessons from the Turkish Case”, International Journal of Constitutional Law, 2013, 11(3): 666–701.

 

[iii] Yegen, “Constitutional Changes under the AKP Government of Turkey”.

[iv] Alan Makovsky, “Erdogan’s Proposal for an Empowered Presidency”, Center for American Congress, 22 March 2017

Yazar Profili

Ercan Caner
Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir.
Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını
sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri
(2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO
deneyimlerine sahiptir.
ANALİZ - 06:31 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
%d blogcu bunu beğendi: