savunmahavacılıkteknolojipolitikaanalizmevduatkriptosağlıkkoronavirüsenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,7832
EURO
17,4971
ALTIN
976,05
BIST
2.443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
27°C
Ankara
27°C
Açık
Pazartesi Açık
27°C
Salı Açık
29°C
Çarşamba Açık
30°C
Perşembe Az Bulutlu
29°C

ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK

ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK

İki Saniyede Bir Kız Çocuğu

ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK

Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın. Dünyada her şey kadının eseridir. Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mareşal Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk.

Ercan Caner, Sun Savunma Net, 11 Mart 2022

Fotoğraf: INDIA TODAY

Çocuk, erken veya zorla evlendirme, çocuk insani haklarının ihlalidir. Uluslararası yasalara göre yasak olmasına rağmen, dünyanın her yerinde 18 yaş altındaki kız çocukları rızaları dışında zorla evlendirilmektedir. Erken evlilik, kız çocukların kendi cinsel sağlık ve mutlulukları hakkında hayati kararlar alma hakkını ortadan kaldıran zararlı bir uygulamadır.

Fiziksel, cinsel ve psikolojik olmak üzere her türlü çocuk istismarını içinde barındıran, eğitimi kesintiye uğratan, henüz hazır olmadıkları yetişkin rolünü çocuklara yükleyen çocuk evlilikleri ile mücadele sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde yürütülmelidir.

Türkiye, 202 ülkenin yer aldığı 18 yaşından önce evlenen çocuk oranları listesinde 87’nci sırada, Avrupa’da çocuk evliliklerinde ise birinci sırada yer almaktadır.

Kız çocuk evlilikleri dünyanın her yerinde problem olmayı sürdürmektedir. UNICEF verilerine göre;  Güney Asya’da kızların %30’u, Latin Amerika ve Karayipler’de %25’i, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da %17’si, Doğu Avrupa ve Orta Asya’da ise %11’i erken evlenmek zorunda bırakılmaktadır.

UNICEF Türkiye

Türkiye’de yasal evlenme yaşı 18’dir. Bununla birlikte, çocuklar 17 yaşına bastıklarında ailelerinin veya yasal vasilerinin izniyle evlenebilmektedirler. 16 yaşındaki çocuklar ise ‘istisnai durumlarda ve hayati önem arz eden bir gerekçenin olması şartıyla’ mahkemeden alınan özel izinle evlenebilmektedirler.

Günümüzde evlilik yaşı giderek yükselse de Türkiye’de çocuk yaşta evlilikler hâlen bir sorundur. Bu durum; kız çocuklarına yönelik cinsiyet kalıp yargılarını pekiştiren ve onların eğitimlerine engel olan, sağlıklarını tehlikeye atan ve onları şiddet ve yoksulluk riskine maruz bırakan toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir yansımasıdır.

Arap Dünyası ve Çocuk Evlilikleri

Günümüzde dünyanın birçok ülkesinde çocuk evlilikleri yasaklanmıştır. Bununla birlikte 30 ülke hâlâ 15 yaş altındaki çocuk evliliklerine izin vermektedir ve bu ülkelerin çoğu Arap dünyasındadır.

Özellikle Arap dünyasında çocuk evliliklerinin arkasındaki ana neden konusunda tartışmalar yıllardır sürmektedir. Ancak sorun sadece Arap dünyası ile sınırlı değildir. Dünyadaki kızların üçte biri 18 yaşından önce evlendirilmektedir, kız çocuklarının evlendirilmesi Arap dünyasına özgü bir sorun kesinlikle değildir.

Dünyada her yıl ortalama olarak 14,2 milyon kız çocuğu zorla evlendirilmektedir. Evlendirilen kızlar henüz çocuk olduklarından, verilerde kız çocuğunun rızası vb. gibi gerekçeler göz önüne alınmamaktadır. Çocuk yaştaki kızların rızaları dışında zorla evlendirilmesinin arkasında birçok neden vardır ve bu şeytani uygulama ile mücadele edebilmek için bu nedenlerin çok iyi bilinmesi ve anlaşılması gerekmektedir.

Birçok insan İslam dininin kutsal kitabı olan Kur’an’ın belirli bir yaşta evliliklere izin verdiği gibi yanlış bir inanışa sahiptir. Ancak, Kur’an’da evlilik için belirli bir yaş kesinlikle belirtilmemektedir. İslam dünyasında olgunluğa erişen kızların evlenebileceklerine yönelik yaklaşımlar olsa da bir kız çocuğun olgunluk yaşı konusunda tartışmalar halen sürmektedir. Birçok dinsel insan, kızların olgunluğa erişme yaşının 18 olduğunu iddia ederken, bazıları kız çocukların çok daha erken yaşlarda olgunluğa eriştiklerini ileri sürmektedir. Önemli olan dinsel insanların çeviri ve farklı yorumları sonucu söyledikleri değil, kutsal kitap Kur’an’ın ne dediğidir ve İslam dininin kutsal kitabında, bu konuyla ilgili bir ayet bulunmamaktadır.

Fotoğraf: NATION AGAINST EARLY MARRIAGE

İslam dininde peygamberin yaptıkları ve yaşamı gibi bir hayat sürmek sünnet olarak kabul görmektedir. Bu sünnet işi, Kur’an ayetlerinin ardından ikinci İslami kaynak olarak kabul görmektedir. Ve ne yazık ki ayetlerin çeviri ve yorumlanmasında bir sorun yaşandığında sünnete başvurulmaktadır. İslam dünyasında Kur’an ve sünnet olmadan İslam dininin yaşanamayacağı yönünde iddialar mevcuttur. Bir de sünnetin parçası olarak kabul gören hadisler vardır. Sünnet ve hadisler, insanlara İslam dininin çocuk evliliklerine izin verdiği yanlış düşüncesini verebilirler.

Aisha tarafından yazıldığı ileri sürülen bir hadise göre İslam dininin peygamberi onunla evlendiğinde altı yaşındadır ve evlilikleri Aisha dokuz yaşına geldiğinde gerçekleşmiştir. Başka bir hadise göre ise peygamber Aisha ile evlendiğinde henüz yedi yaşındadır ve evlilik işlemi dokuz yaşındayken gerçekleşmiştir ve Aisha peygamber ile ölüm tarihine kadar, dokuz yıl birlikte kalmıştır. Başka bir hadise göre ise peygamber henüz yedi yaşındayken onunla evlenmiş ve bir gelin olarak, yanında oyuncaklarıyla peygamberin evine götürülmesi dokuz yaşındayken gerçekleşmiştir ve peygamber öldüğünde Aisha 18 yaşındadır.

Çocuk evliliklerine karşı olan Müslümanlar, peygamberin Aisha ile sadece dokuz yaşındayken evlenmesinin Mekke’de, İslami evlilik kurallarını açıklayan Kur’an ayetlerinin Medine’de nazil olmasında çok önce gerçekleştiğine dikkat çekmektedirler. Çocuk yaşta evliliğe karşı olan Müslümanlar, peygamber Aisha ile evlendiğinde onun dokuz yaşından çok daha büyük olduğunu söylemektedirler. Birçok Müslüman ise peygamberin Aisha ile çocuk yaşta evlenmesinin nedenini; o zamanlar yürürlükte olan bir Arap geleneğine bağlamaktadır. Erken yaşta kız çocuklarını evlendirme geleneği ne yazık ki günümüzün birçok Müslüman ve Müslüman olmayan dünyasında hâlâ geçerli olan bir uygulamadır.

Afganistan’dan 40 yaşındaki Faiz Mohammed ve 11 yaşındaki Ghulam Haider. Fotoğraf: Stephanie Sinclair/VII/Tooyoungtowed.org

Konuya İslam dini açısından bakıldığında, her ne kadar bazı sünnet ve hadisler çocuk evliliklerinde rol oynuyor olsalar da kutsal kitap Kur’an’da çocuk evliliğine direkt olarak izin veren bir ayet bulunmamaktadır. Çocuk evliliklerine izin veren birkaç hadis var olabilir, ancak bu hadisler zamanın şartlarına göre değerlendirilmeli ve asla çocuk evliliklerine müsaade ettiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Çocuk evliliklerine izin veren İslam öncesi Arap gelenekleri, bu saçma sapan geleneğin İslam dinine girmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Arap dünyasında, dinden ziyade, kültür ve gelenek çocuk evliliklerinde çok büyük bir rol oynamaktadır. Birçok ülkede çocuk evlilikleri, neredeyse yıllardır zaten uygulanmakta olan geleneksel bir uygulamaya dönüşmüştür ve birçok toplumda geleneklere uymamak, toplumdan dışlanmak anlamına gelmektedir.

Kız çocuklarının evlenebileceği asgari yaşı belirlemek sadece Arap dünyasını ilgilendiren bir mesele değildir, dünyanın her yerinde kız çocukları aileleri tarafından zorla evlendirilmektedir. Birçok ülkede kız çocuklarının evlilik yaşlarını düzenleyen kanunlar olmasına rağmen, kültür, gelenek ve toplum baskısı altında kalan aileler, kız çocuklarını yasalara aykırı olarak, rızaları dışında zorla evlendirmeye devam etmektedir.

Yoksulluk

‘‘Paraya çok ihtiyacım vardı ve aile için tek çözüm buydu.’’ Bu sözler; ailesini ‘‘BESLEMEK’’ zorunda olan ve dokuz yaşındaki kızını, 32 yaşındaki bir adamla evlendiren, zavallı ve ümitsiz bir babanın sözleridir. Bu sözler; Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisinde fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak birinci önceliği olan cahil ve gelişmemiş bir beyin formundan çıkan sözlerdir. Ama İslam dünyasında din, kültür, gelenek ve dinsel yasaların çocuk evliliklerinde ana faktör olduğunu düşünenlere de tokat gibi bir yanıttır.

Yoksulluk çocuk evliliklerinde ana faktördür. Beslenmesi gereken bir boğazın kazandan eksilmesi; yoksul ve gelişmekte olan dünyanın birçok ülkesinde kız çocuğu evliliklerinin ana nedenidir. Dünyanın ekonomik açıdan en yoksul yerleri olan Sahra Altı Afrika ve Güney Asya’nın bazı bölgelerinde kız çocuklarını evlendirilmesinin yaygın olmasının nedeni budur. Kız çocuklarını evlendiren aileler, kazandan bir boğazın eksilmesinin yanı sıra alınan başlık parası ile de aile bütçesine bir kazanç/girdi sağlamaktadır.

Arap dünyasında yapılan araştırmalara göre; en fazla kız çocuk evlilikleri, kişi başına yıllık gelirin 1,600 dolardan az olduğu, en yoksul Yemen, Sudan ve Somali gibi ülkelerde görülmektedir. Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi kişi başına düşen milli gelir arttıkça kız çocuk evlilik oranı önemli ölçüde azalmaktadır. Tabloda yer alan bütün ülkelerde İslam dini hâkim din olduğundan, kız çocuk evliliklerinin nedeni kesinlikle din olamaz. Aynı dine inanan Somali (%45) ve Katar (%0) oranları göz önüne alındığında; İslam dini, kültür ve geleneklerin çocuk evliliklerinde ana faktör olduğu kesinlikle öne sürülemez. Ayrıca çocuk evlilikleri, gelişmekte olan dünyanın bütün ülkelerinde neredeyse yaygın bir uygulamadır.

Yoksul ailelerde dünyaya gelen kız çocuklarının, zengin ailelerde dünyaya gelen kız çocuklarına oranla erken evlendirilme oranı üç kat daha fazladır. Yoksulluk ve fırsat eşitliğinin olmaması; birçok aileyi kız çocuklarını erken yaşta evlendirmeye zorlayan etkenlerin başında yer almaktadır.

Başlık parası ise işin başka bir boyutudur ve yoksul aileleri, kızlarını çok değerli bir gelir kaynağı olarak görmeye itmektedir. Kız çocukların evlenecekleri erkekleri seçme hakkı kesinlikle yoktur, yoksul aileye, başlık parası altında en fazla geliri sağlayacak olan damat büyük önceliğe sahiptir. Sudanlı bir çocuk gelin: ‘‘Sevdiğim adamın inekleri yoktu ve amcam onu reddetti. Kocam 120 adet inek verdi’’ sözleri durumun vahametini açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Arap dünyası da tıpkı diğer dünyalar gibidir. Aileler ‘‘beslenme problemi’’ yaşadıklarında ya da aileyi besleyecek yeterli gelire sahip olmadıklarında, kazandan bir boğaz eksilsin ve başlık parası aile bütçesine ilave gelir sağlasın diye küçük yaştaki kız çocuklarını istekleri dışında evlendirmektedirler. Bazı durumlarda küçük kız çocukları, babanın borcuna karşı verilmektedir. Altı yaşındaki Afganlı bir kız çocuk, babasının ödeyemediği 2,500 ABD doları borcuna karşılık satılmıştır. Zavallı küçük kız, alacaklının 19 yaşındaki oğluna tek çözüm olarak sunulmuştur.

İşin en acı tarafı da aileleri onlara bakamadıkları için birçok küçük kız çocuğunun evlenmeyi, hayatta kalmayı sürdürmenin en iyi çözüm olarak görmeleridir.

Ne Yapılabilir?

Çocuk yaştaki kızları zorla evlendirmek ne yazık ki 1926 tarihli Kölelik Anlaşması’nın hiçbir yerinde yer almamaktadır, ancak çocuk evlilikleri, köleliğin kaldırılması gibi bazı Birleşmiş Milletler anlaşmalarında, köleliğe eşdeğer olarak görülmektedir.

Bütün Arap ülkeleri 1926 tarihli Kölelik anlaşmasını imzalamış, ancak bazıları; çocuk evliliğinin kölelik ile eşdeğer olduğu hükmünü getiren, 1956 tarihli ek anlaşmayı imzalamamıştır. En yüksek çocuk evliliklerinin görüldüğü birçok Arap ülkesi, kadınlar ve çocuklara insan kaçakçılığına karşı koruma sağlayan, 2000 tarihli Palermo Protokolü’nü de imzalamamıştır. Bütün Arap ülkeleri 1926 tarihli Kölelik Anlaşması’na imzalarını koyarken, 1956 tarihli ek anlaşmayı; Kuveyt, Ürdün, Libya, Cezayir, Fas, Suriye, Mısır ve Irak halen imzalamamıştır.

Birçok Arap ülkesinde kız çocuklarının asgari evlenme yaşının 18 olduğuna yönelik yasalar çıkarılmasına rağmen uygulamada sayısız boşluklar mevcuttur. Bazı Arap ülkelerinde evlenmenin kız çocuğunun yararına olduğuna karar verdiğinde küçük yaştaki kız çocukları mahkeme kararıyla evlendirilmektedir. Örneğin Yemen’de, kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesini engelleyen bir yasa, çocuk evliliğine izin verilmesi gerektiğine inanan aşırı dinseller tarafından engellenmiştir.

Gerçek kurtuluş ancak cehaletin ortadan kaldırılmasıyla olur. Cehalet kaldırılmadıkça toplum yerinde kalıyor demektir, yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor demektir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Çocuk evliliklerinde yoksulluk temel nedendir ve bu kök nedenle mücadele edilmelidir. Yukarıda ifade edildiği gibi kişi başına düşen milli gelir arttıkça; din, kültür, gelenek ve adetlerden bağımsız olarak küçük yaşta kız çocuk evlilik sayısı azalmaktadır. Kız çocukları erken yaşta evlendirilmek yerine okula gönderilmelidir ve bu maksatla gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler desteklenmelidir.

Başta kız çocuklarını evlendirme oranı %0 olan zengin Arap ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkeler, dünyanın her yerinde kız çocuklarının eğitim projelerini desteklemeli ve evlenmeyi tek seçenek olarak gören küçük kızların yardımına koşmalıdır. Yozlaşmış ve rüşvet batağına bulaşmış Arap ülkeleri hükümetleri, kız çocuklarının eğitimi için kendilerine verilen dış yardımları sadece bu maksatla kullanmalı, bu yönetimlerin yardımları kendi zenginliklerine zenginlik katmaları maksadıyla kullanmaları engellenmelidir. Sağlanan dış yardımlar, kız çocuklarının eğitilmesini destekleyen projeleri yürüten organizasyon ve şirketlere direkt olarak verilmelidir.

Başta zengin Arap ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkeler, özellikle kız çocuk evliliklerinin yaygın olduğu gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerden kız çocuklarına eğitim imkânlarını sonuna kadar açmalı ve onların geçimlerini sağlayacak geliri elde etmelerine katkı sağlamalıdır. En fazla kız çocuk evliliklerinin görüldüğü ülkeler, kız çocuklarının eğitimine gereken önemi verirse, çocuk evliliklerinde büyük bir düşme görülecektir.

Kız çocuklarının eğitilmesi ülke ekonomisine de büyük katkılar sağlayacak ve yoksulluk azalacaktır. Ürdün Kraliçesi Rania’nın söylediği gibi; bir kızı eğitmek, bir ulusu eğitmek demektir.

Fotoğraf: Camfed/Eliza Powell, GLOBAL CITIZEN

Çocuk evlilikleri dünyanın birçok yerinde kölelik olarak kabul edilmektedir ve insanlık dışı bu şeytani uygulamayı ortadan kaldırma yolunda büyük adımlar atılmıştır. Ancak yapılması gereken daha çok şey vardır. Birçok insan hatalı bir şekilde dinsel ve kültürel uygulamaların çocuk evliliklerinin ana nedeni olduğunu düşünmektedir. Fakat bu düşünce kesinlikle doğru değildir. Çocuk evliliklerinin arkasındaki ana neden yoksulluktur. Ve yoksulluk ortadan kaldırılmadan çocuk evliliklerinin önüne geçilmesi imkânsızdır.

Çevirenin Notları: Bu yazı Akram Alsaidi tarafından kaleme alınan ‘‘WHAT DRIVES CHILD MARRIAGE IN THE ARAP WORLD AND HOW THE WORLD IS COMBATTING THE PROBLEM’’ başlıklı makaleden derlenmiştir.

Alıntı yapıldığında yazar tarafından kullanılması arzu edilen referans aşağıdadır.

Alsaidi, Akram, “What Drives Child Marriage in the Arab World and How the World is Combating the Problem” (2015). Law School Student Scholarship. 775. https://scholarship.shu.edu/student_scholarship/775

Her çocuk eşit şansı hak eder. Bağışınız UNICEF’in Türkiye ve dünya çocuklarının ihtiyaçları ile ilgili kişi ve kurumlarla işbirliği yaparak farkındalık ve kaynak yaratmasına destek oluyor. Bağışınızla ilgili bilgi ve değişiklik için UNICEF Türkiye Milli Komitesi: destek@unicefturk.org  | hafta içi 10.00-18.00 arası 0212 252 5382

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.